http://www.aldag.com.tr/ 

 

Hidrojen Gazı Elde Etme Yöntemleri - 2

05 Aug 2007

Bu ikinci bölümde ise, hidrojen gazının özellikleri ve hidrojen içeriği zengin yakıt kaynakları anlatıldı. Hidrojen içeriği zengin yakıt kaynaklardan hidrojen elde etme yöntemleri araştırıldı ve yakıt hücrelerine kesintisiz hidrojen sağlayacak proses yöntemleri açıklandı.


Anahtar Kelimeler: yakıt pili, hidrojen üretimi, ısıl yöntemler, elektroliz

3. Hidrojenin Özellikleri

3.1. Fiziksel Özellikler

Renksiz, kokusuz ve doğadaki en basit atom yapısına sahipdir.

-252,77 ¡C'da sıvı hale getirilebilir.

Havadan 14,4 kez daha hafifdir.

Yoğunluğu havanın 1/14?ü, doğal gazın ise 1/9?u, sıvı halde benzinin 1/10?dur.

Sıvı hidrojenin hacmi gaz halindeki hacminin sadece 1/700'ü kadardır.

Hidrojen bilinen tüm yakıtlar içerisinde birim kütle başınaen yüksek enerji içeriğine sahiptir.

Üst ısıl değeri 140,9 MJ/kg, alt ısıl değeri 120,7 MJ/kg?dır.

1 kg hidrojen 2,1 kg doğal gaz veya 2,8 kg petrolün sahip olduğu enerjiye sahiptir.

Hidrojen petrol yakıtlarına göre ortalama 1,33 kat daha verimli bir yakıttır.

Evrende % 90?dan fazla hidrojen bulunmaktadır.

3.2. Kimyasal Özellikler

Hidrojen doğada serbest halde bulunmaz, bileşikler halinde bulunur.

Yakıt olarak kullanıldığında atmosfere atılan ürün sadece su ve/veya su buharı olmaktadır.

Hidrojenin çekirdeğinde bir proton ve çevresinde yalnız bir elektron bulunur.

5000 hidrojen atomunun birinin çekirdeğinde birde nötron bulunur (döteryum).

Döteryum ile oksijenin birleştirilmesi sonucu ağır su oluşur.

3.3. Kullanım Üstünlükleri

Kolayca ve güvenli olarak her yere taşınabilmesi

Taşınırken enerji kaybı hiç veya çok az olması

Her yerde (örneğin sanayide, evlerde, taşıtlarda vb.) kullanılabilmesi

Depolanabilmesi

Tükenmez olması

Temiz olması

Birim kütle başına yüksek kalori değerine sahip olması

Değişik şekillerde (örneğin doğrudan yakarak veya kimyasal yolla) kullanılabilmesi

Güvenli olması

Isı, elektrik veya mekanik enerjiye kolaylıkla dönüşebilmesi

Çevreye hiç zarar vermemesi

Çok hafif olması

Çok yüksek verimle enerji üretebilmesi

Karbon içermemesidir.

3.4. Kullanım Kusurları

Çelik tüplerde taşınması halinde ağırlık sorunu olması

Sıvı olarak taşınabilmesinde düşük sıcaklıklar ve yüksek basınç gerektirmesi

Sıvı halden gaz haline geçirilerek yapılan kullanımlarda kayıpların olması

Yüksek maliyetdir.

Bu özelliklerin yanında Hidrojenin, yaygın olan diğer yakıt kaynakları ile karşılaştırılması Tablo 2' de verilmiştir [Engin T.İ., 1999; Vizyon 2023, 2004; Mathis D., 1976] .

4. Hidrojen İçeriği Yüksek Yakıt Kaynakları

4.1. Doğalgaz

Doğalgaz basit hidrokarbon bileşenlerinden oluşan fosil kaynaklı bir gazdır. Ağırlıklı %80-95 metan gazı olmakla beraber bir miktar etan, propan, bütan ve pentan gibi diğer gazlar da içerir. Metan gazı bir karbon ve dört hidrojen gazından oluşur.

Doğalgaz evsel, ticari ve endüstri alanlarda yoğun olarak kullanılmaktadır. Doğalgaz en temiz yanan fosil yakıttır. Yanma sonucunda karbondioksit, su buharı ve bir miktar azotoksit meydana gelir [http://www.wps.com/LPG/WVU-review.html]. Tablo 3?de ise doğalgazın teknik özellikleri bulunmaktadır.

4.2. Kömür

Kömür fosil kaynaklı bir yakıttır. Ana bileşenleri karbon, hidrojen ve oksijendir. Yeraltında sıkışan bitkisel kaynaklar milyonlarca yıl ısı ve basınç altında kömür filizine dönüşür. Linyit ve taşkömürünün gazlaştırılmasından elde edilen yakıtlar, gelecek yıllarda petrol ve doğal gazın yerini alacak en güçlü adaylar olarak gözükmektedir.

Geçen yüzyılın ortalarında, öncelikle taşkömürünün koklaşmasında yan ürün olarak elde edilen benzen ve asfalt, boya ve ilaç sanayinde hammadde olarak kullanılnıştır. Zamanla kömür gazlaştırma konusu geliştirilmiştir. 20. yüzyılın başında kömürden yağ, gaz ve kimyasal madde üretimi alanında büyük ilerlemeler kaydedilmiştir.

Kömürü su buharı, hava, oksijen ve hidrojen ile tepkimeye sokarak gaz ürünler elde etmektir. Kömürlerin gazlaştırılmasıyla üretilen gazların bileşimi ve miktarı, kömürün cinsine ve aktivitesine, kullanılan gazların türüne ve uygulanan gazlaştırma işlemine (basınç, sıcaklık, v.b.) bağlıdır [D.B. Gunsburg, 1972; Kural O, 1988].

4.3. Biyokütle

Biyokütle, yeşil bitkilerin güneş enerjisini fotosentez yolu ile kimyasal enerjiye dönüştürerek depolaması sonucu meydana gelen biyolojik kütle ve buna bağlı organik madde kaynakları olarak tanımlanmaktadır. Karbon içeren organik maddeler oksijenle reaksiyona girdiklerinde ısı açığa çıkartırlar. Şekil 5?de doğal biyokütle çevrimi görülmektedir. Biosferdeki kuru maddenin biyokütlesel çevrimi yaklaşık 250x109 ton/yıl olup bunun karbon miktarı 100x109 ton/yıl'dır. Enerji içeriği ise 2x1021 J/yıl (0,7 x 1014 W)' dır. Üretilen toplam biyokütlenin ağırlıkça %0,5'i insan yiyeceğinden sağlanmaktadır.

Organik madde ihtiva eden artıkların mikrobiyolojik yönden değerlendirilmesi hem çevre kirliliğine yol açmaması, hem de temiz enerji üretimi sağlaması bakımından önem taşımaktadır.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerde kullanımı en yaygın olan kaynak biyokütledir. Dünya enerji tüketiminin yaklaşık %15?i, gelişmekte olan ülkelerde ise enerji tüketiminin yaklaşık %43?ü biyokütleden sağlanmaktadır. Biyokütle; her yerde yetiştirebilmesi, çevre korunmasına katkısı, elektrik üretimi, kimyasal madde ve özellikle taşıtlar için yakıt olabilmesi nedeni ile stratejik bir enerji kaynağı olarak sayılmaktadır.

Biyokütle kaynakları arasında yer alan odun, hayvan ve bitki artıkları ülkemizde uzun yıllardan beri (özellikle kırsal kesimdeki konutlarda) mahal ısıtma ve yemek pişirme amaçlı olarak kullanılmaktadır. Bu geleneksel enerji kaynağı konutlardaki enerji tüketiminin %40 kadarını oluşturmaktadır [www.kimyamuhendisi.com]. Şekil 10?da doğal biyokütle çevrimi gösterilmiştir.

5.Hidrojen Üretim Yöntemleri

5.1 Isıl Yöntemler

5.1.1. Kısmi Oksidasyon [KO]

Bu süreçte kapalı bir yanma odasında başlangıç hidrokarbonun su buharı eşliğinde, sınırlı miktarda O2 ile katalitik olmayan kısmi yanması sağlanır. Alev sıcaklığı 1300-15000C arasındadır. Reaksiyon sonunda hidrojen ve karbonmonoksit ile bunların yanında az miktarda CO2, CH4 ve benzeri içeren ham sentez gazı üretilir. Ayrıca kısmi oksidasyon basamağından önce kükürt giderme işlemine gerek yoktur. Bu yüzden bu sürecin büyük bir esnekliği vardır. Buna karşılık bu süreçte %95Ğ99 saflıkta O2 kullanıldığından bunu temin etmenin zorluğu vardır. Metanın kısmi oksidasyonu aşağıdaki reaksiyon üzerinden gerçekleşmektedir. Reaksiyon katalitik değildir, toplam reaksiyon ısı üretendir ve süreç yaklaşık 1100-1500 ¡C?da gerçekleşir.

Reaksiyon aşamaları;

CH4 + 2O2 ı CO2 +2H2O

CH4 + CO2 ı 2CO + 2H2

CH4 + H2O ı CO + 3H2O

+___________________________

Toplam reaksiyon

CH4 + 1/4 O2 ı CO + 2H2


İkinci ve üçüncü reaksiyonlar ısı tüketir ve bu reaksiyonlar için gerekli olan ısıyı ilk reaksiyon ısı üreterek yeterince sağlar. Toplam reaksiyon, ısı üreten (ekzotermik) bir reaksiyondur. Isı geri kazanımı sağlanabilir. Ürün gazın bileşimi başlangıç maddesindeki C/H oranına ve katılan su buharı miktarına bağlıdır. Basıncın bileşim üzerinde önemli bir etkisi yoktur. Süreç 20 - 40 atm arasında yürütülür [Sanıgök Ü., 1987].

5.1.2. Sıcaklık Özdenetimli Dönüşüm [SÖD]

Su ve oksijenin karışımı ile hidrokarbonların parçalanma sürecidir. Ürün olarak CO, CO2, ve H2 çıkmaktadır. Reaksiyon aşağıdaki modelleri ile ifade edilir.

CnH2n+2 + n/2 O2 + NH2O ı 2n CO + (3n+2) H2

CnH2n+2 + n/2 O2 + NH2O ı n CO2 + (2n+1) H2

Son zamanlarda hidrojen üretimi için kısmı oksidasyon ve buharla dönüşüm yöntemleri birleştirilmektedir. Hidrokarbon ve su buharlaştırılarak bir karışım odasına alınır. Ayrıca ısıtılan hava ikinci bir karıştırıcıda (hidrokarbonĞsu buharı) ile karıştırılır. Bu üçlü karışım SÖD?e giriş yapar. Bu dönüşümde hedeflenen aynı zamanda CO?i CO2?e çevirerek saf H2?i üretebilmektir. Hidrojence zenginleştirilmiş gaz yakıt pili giriş koşullarına uygun olması için soğutulur ve kurutulur. SÖD çıkışı ürünleri SÖD içindeki koşullara çok etkin olarak bağlıdır. Dönüşüm reaksiyonları 700Ğ900oC sıcaklık aralıklarında olmaktadır [Boyacı S., 2001].

5.1.3. Isıl Ayrışma [IA]

Bu yöntemin temeldeki hedefi element halinde C türevlerini üretmek içindir. Bu reaksiyonda Hidrojen yan ürün olarak oluşmaktadır. Oluşan hidrojen oldukça saftır. Katı fazda C üretimi yüksek verimde gerçekleştirilirken yan ürün olarak çıkan H2 aynı yüksek verimlilikte üretilir.

CnH2n+2 ı nC + [(2 n+2) / 2] H2

Karbon siyahı yöntemi ile, doğal gaz refrakter tuğlalarla kaplı önceden ısıtılmış bir fırından geçirilerek 1100 Ğ 1650 ¡C?de karbon siyahına ve hidrojene parçalanır.

CH4 ı C + 2 H2

Kanal siyahı yönteminde ise doğal gaz yanma odasına gönderilerek yeterli olmayan miktarda hava ile kontrollü olarak yakılır. Parlak alevler çelik kanalların alt kısımlarına temas ederek C tanecikleri bırakır bu arada yanma ürünlerinin 1000 ¡C sıcaklığı 500 ¡C?ye düşer, burada yan ürün olarak saflığı yüksek hidrojen elde edilir [Sanıgök Ü., 1987]. Metan için kanal siyahı yöntemindeki reaksiyon basamakları aşağıdaki gibidir.

CH4 + 2 O2 ı CO2 + 2 H2O

CH4 ı C + 2 H2

Isıl Ayrışma yöntemi ile ilgili deneysel çalışmalar sürmekte ve reaksiyon sıcaklığını düşürebilmek hedeflenmektedir.

5.1.4. Termokimyasal Su Şoklaması [TKS]

Bu proses gelişim aşamasında olan bir prosestir. 500Ğ2000oC ısıda seri kimyasal reaksiyonlar sonucu hidrojen üretilir. Yüksek sıcaklık nükleer enerji ( 1000 ¡C?e kadar ) veya güneş enerjisi kollektörlerinden (2000 ¡C?e kadar) elde edilebilir. Termokimyasal su şoklaması ile hidrojen üretimi yüksek ölçekli projelerde kullanılır. Örnek olarak çinko oksit çevrimini gösterilebilir. Çinko oksit tozları 1900 ¡C çinko ve oksijen gazına ayrıştırılır. Çinkonun soğutularak ayrılması sağlanır. Çinko su ile reaksiyona girerek hidrojen gazı ve katı çinko oksit elde edilir. Hidrojen ayrıştırılarak saflaştırılabilir. Reaksiyon aşağıdaki gibi gösterilebilir [Baykara S.Z., Bilgen E., 1989].

2 ZnO + ısı ı 2 Zn + O2

2 Zn + 2 H2O ı 2 ZnO + 2 H2


5.1.5. Gazlaştırma

Organik maddelerin gazlaştırılmasında yaklaşık 500 ¡C sıcaklığa kadar olan süreç piroliz safhası olup burada; karbon, gazlar (kalorifik değeri 20 MJ/m3?e kadar çıkabilir) ve katran elde edilir. Isıtma 1000 ¡C?a kadar çıkıldığında karbon da su buharıyla tepkimeye girerek CO ve H2 üretilir.

Ham maddedeki değişken oksijen oranına bağlı olarak gasifikasyon işlemi için ilave oksijen girdisi gerekmeyebilir. Gasifikasyonda önemli olan biyokütlenin nem oranının %30?u geçmemesidir.. Nem oranı arttıkça gazın kalorifik değeri düşmektedir. Ayrıca hacımsal olarak yanabilir gaz olan CO miktarı düşerken CO2 miktarı da artmaktadır.

Kömür ısı vererek basınç altında buhar ve kontrollü oksijen ilavesi ile hidrojen, karbonmonoksit, karbondioksit ve diğer komponentlere ayrışması sağlanır. Karbonmonoksit su ile reaksiyona girerek daha fazla hidrojen ve karbondioksit üretir.

CH4 + O2 + H2O ı CO + CO2 + H2 + diğer ürünler

Bu sistem ile karbondioksit sentetik gazlara oranla daha kolay ayrılıştırılabilir. Basitleştirilmiş biyokütle reaksiyonu ise aşağıdaki gibidir. Sistem kömür ile aynıdır [Kural O., 1988]. Tablo 4?de kömürden gazlaştırma ve oluşan gaz karışımları gösterilmiştir.

C6H12O6 + O2 + H2O ı CO + CO2 + H2 + diğer ürünler

5.1.6. Piroliz

Organik maddeler oksijensiz ortamda ısıtılırsa ortaya çıkan termal parçalanma sürecine piroliz adı verilir. Kurutulmuş her türlü organik atıkları (odun parçaları, hayvansal atıklar, kurutulmuş kanalizasyon çamuru, zirai atıklar, hastahane ve şehir atıkları gibi) temiz ve yanabilir gazlara dönüştürme yöntemidir.

Oksijensiz ortamda 500-600 ¡C?a kadar yapılan ısıtmada; gaz bileşenleri, uçucu yoğuşabilir maddeler, mangal kömürü ve kül açığa çıkar. Yüksek sıcaklığa çıkıldığında ise gaz bileşenleri ve odun gazı açığa çıkar.

Piroliz süreci şu şekilde gerçekleşmektedir; oksijensiz ortamda karmaşık organik moleküller 400-600 ¡C sıcaklık bölgesinde parçalanarak yanabilir, yanamaz gazlar, katran ve zift açığa çıkar. Odunun pirolizi 4 karakteristik bölgeye ayrılmaktadır.

Birinci bölge 200 ¡C?a kadar olan sıcaklık bölgesi olup burada su, CO2, formik asit ve asetik asit açığa çıkar.

İkinci bölge 200-280 ¡C sıcaklık bölgesi olup; su buharı, formik asit, asetik asit, bir miktar CO ve glioksal açığa çıkar, reaksiyon hala endotermik olup gazların büyük bir kısmı yanamaz niteliktedir.

Üçüncü bölge 280-500 ¡C arasında olup yoğun bir eksotermik reaksiyon başlar. 280-400 ¡C arasında yaklaşık 880 kJ/kg ısı açığa çıkar. Yanabilir gazlar her şeyden önce CO ve CH4 olup formaldehid, formik ve asetik asit, metanol ve sonraki aşamada bir miktar H2 açığa çıkar. Küçük katran damlacıkları gaz akımıyla nakledilir.

Dördüncü bölge 500 ¡C?in üstü olup burada reaksiyonlar yoğun bir şekilde devam eder. Yüksek düzeyde yanabilir maddeler, CO, H2, metanol ve aseton oluşur. Karbonla su buharının temasından CO ve H2 elde edilir [Status Report, 1986].

Örnek olarak; fındık kabuğunun gazlaştırılması sonucu açığa çıkan gazlar Tablo 5?de verilmiştir. Bu gazlardan karbon monoksit, hidrojen ve metan yanıcı nitelikli gazlardır. Gaz bileşiminin toplam kalorifik değeri ise 5,40 MJ/Nm3 olarak bulunmuştur [Doğru, M.,1998 ].

6. Elektrokimyasal Yöntem

Elektroliz, elektrik enerjisi ile suyu hidrojen ve oksijene ayırma yöntemidir. Bu reaksiyona elektroliz adı verilir. Elektroliz boyutsal olarak küçük olduğundan küçük ölçekli hidrojen üretimlerinde kullanılabilir.

Elektroliz için normal basınç ve sıcaklıkta 1,23 volt yeterlidir

Verimi %70 lerden %90?lara çıkarılmıştır

Sulu çözelti içindekiler sülfirik asit veya çamaşır sodasıdır (Na2CO3)

Suyun elektrolizinde katotta ( - ) hidrojen, anotta ( + ) ise oksijen gazı toplanır. üretilen hidrojen gazı hacim olarak oksijen gazının iki katı olur.

Elektroliz devresinden yaklaşık olarak 1 coulomb'luk yükün geçmesi halinde 0,12 cm3 hidrojen, 0,06 cm3 oksijen gazının açığa çıktığı ölçülmüştür.

Elektrolizin verimi verilen bir akım değeri için ayrışma voltajını düşürmek ile arttırılabilir. Bunu sağlamak için elektrot yüzeylerini işlemi hızlandıracak şekilde yapılmalıdır. Pratikte nikel kaplı çelik elektrotlar kullanılmaktadır. Elektrot yerleştirme yüzeyleri ve yapıları üzerinde çalışılmaktadır.

Anot ve katotdaki reaksiyonlar aşağıda gösterildiği gibidir.

Anot reaksiyonu

4 OH(-) ı O2 (g) + 2 H2O + 4 e(-)

Katot reaksiyonu

4 H2O + 4e(-) ı 4 OH(-) + 2 H2 (g)

Toplam reaksiyon

2 H2O ı O2 (g) + 2 H2 (g)


Bu yöntem çok verimli olmamakla birlikte, her hangi bir oynar parça veya makina kullanımı gerektirmediğinden, diğer yöntemlere göre daha ucuzdur. Işık soğurucu yarı-iletkenin anot veya katodu, ya da her ikisi birden elektro kimyasal hücrenin içinde yer alabilirler. [ Berkem A.R.,1993]. Tablo 6?da hidrojen üretim yöntemleri genel proses bilgilerine bağlı olarak karşılaştırılmıştır.

Sonuç

İncelediğimiz güncel yakıt pilleri üzerinde, verim arttırma, maliyetleri azaltma ve malzeme bileşenlerini geliştirme çalışmaları bilimsel olarak sürmektedir. Yakıt pili tasarımında en büyük etken yakıt cinsidir. Yakıt pili, hidrojen içeriği zengin olan bölgesel yakıt kaynaklarına göre tasarlanmalıdır. Kesintisiz hidrojen sağlayacak kaynakların sürdürülebilirliği kesinlikle belirlenmeli, araştırma ve yatırımlar buna göre yapılmalıdır.

Doğal kaynaklardan ısıl yöntemlerle hidrojen elde etmek yüksek sıcaklık ve basınç gerektirdiğinden oldukça yüksek maliyetlidir. Aynı durum elektroliz yönteminde de söz konusudur, elektrik akımı kullanarak suyun elektrolizi ile elde edilen hidrojenin vereceği enerji, konvansiyonel kaynakların vereceği enerjiye göre yüksek maliyetlidir.

Ancak, güneş enerjisinden yüksek güçte buhar elde ederek doğal kaynaklardan (doğalgaz, kömür, biyokütle vb.) ısıl yöntemlerle düşük maliyetli hidrojen üretilmesi mümkün olabilir. Diğer yandan rüzgar enerjisinden üretilen elektrik enerjisini suyun elektrolizinde kullanarak oldukça düşük maliyetli hidrojen üretilebilir.

Dünyada, hidrojen ve yakıt pilleri üzerine yoğun çalışmalar hızla sürmektedir. Türkiye de henüz bireysel veya dar kapsamda çalışmalar vardır. Yakıt pili ve hidrojen üretimi ile ilgili bu güne kadar yapılan çalışmalar sonucunda henüz yukarıda ifade edilen hidrojen elde etme zorlukları aşılmış değildir.

Yapılan bilimsel çalışmalar ile düşük maliyetle hidrojen üretim süreçlerinin gerçekleştirilmesi ve hidrojence zengin kaynakların sürdürülebilir biçimde sağlanması, hidrojen yakıt pillerinin geleceğini belirleyecektir. z

Kaynaklar

1. Baykara S.Z., Bilgen E., ?Solar Hidrogen Production From Water and Coal: an Engineering and Economic Assessment?, 14. Dünya Enerji Konferansı (14th WEC), Montreal, Kanada, 17-22 Eylül, 1989.

2. Berkem A.R., Elektokimya, S.614, İstanbul Üniv. Yay.,1993.

3. Boyacı S.F.G., Özdemir S.I.S., Örs N., Kalafatoğlu E., Bahar T., ?Hidrojen Yakıt Pilleri: Otomotiv Endüstrisindeki Uygulamalar ve Geleceği?, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu, Marmara Araştırma Merkezi, Malzeme ve Kimya Tteknolojileri Araştırma Enstitüsü, Rapor No: KM 367, Ekim, 2001.

4. Enerji Çevre Teknolojileri Stratejisi ,Vizyon 2023 Projesi Bildiri Kitabı, Ankara, 2004.

5. Gunsburg D.B.,?Düşük Değerli Yakıtların Gazlaştırılması?, (Çeviren: Recepoğlu A.O.), İTÜ Matbaası, İstanbul, 1972.

6. Kural O., ?Taşkömürü ve Kullanım Alanları?, Güney Grafik Kitabevi, Mart, 1988.

7. Doğru, M., Howarth, C.R., Malik, A.A., Olgun, H., ?Performance of Small Scale Updraft Biomass Gasifier?, Second Trabzon International Energy and Environment Synposium, TIEES-98, 26-29 July 1998, 305-308, 1998. Mathis D., Hydrogen Technology for Energy, USA, 1976.

8. Muradov N., ?Thermocatalytic C02-Free Production of Hydrogen From Hydrocarbon Fuels?, Doktora Tezi, Florida Solar Energy Center University of Centra Florida., September, 2000.1

9.Sanıgök Ü., ?Anorganik Endüstriyel Kimya?, İ.Ü. Müh.Fak. Kimya Müh. Böl. İ.Ü. Yayınları, İstanbul,1987.

10. Status Report, ?Energy From Biomass?, Friedr. Vieweng and Sohn, Braunschweig /Wiesbaden, 1986.

11. Türe İ. E., ?Güneş Enerjisi ile Hidrojen Üretiminde Yeni Gelişmeler?, Mimar Sinan Üniversitesi, Güneş Enerjisi Sempozyumu, Kayseri, 1999.

Internet Kaynakları

www.kimyamuhendisi.com  

www.seas.columbia.edu/earth/kleinthesis.pdf

http://www.wps.com/LPG/WVUreview.html

Kimya Y. Müh. Haluk AĞUSTOS,

Araş.Gör. Uğur AKBULUT,

Prof. Dr. Olcay KINCAY

Yıldız Teknik Üniversitesi, Makine Mühendisliği Bölümü, Termodinamik ve Isı Tekniği Anabilim Dalı


Etiketler