Başbakan Süleyman Demirel'le Sektör Sorunlarını Görüştük...

05 Aralık 1992 Dergi: Aralık-1992

Genel Yayın Yönetmenimiz Dr.Sedat Özkol, 7.11.1992 tarihinde, Ankara'da Başbakanlık Makamı'nda Başbakan Demirel'le bir görüşme yaparak dergimizi tanıttı ve sektörümüzün sorunlarını ve beklentilerini sundu.

Bu görüşmede Dr. Özkol'un, sektörümüz adına Sn. Başbakan'a sunduğu sorular ve aldığı yanıtlar aşağıda bütünüyle verilmektedir.

Dr. Özkol : Sayın Demirel; bize, sizinle görüşme olanağı sağladığınız için teşekkür ederiz. Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığım Termodinamik Dergisi "Isıtma/Soğutma/Havalandırma/Klima/Doğalgaz" alanında yurt içindeki ve yurt dışındaki bilimsel-teknolojik gelişmeleri izleyen, değerlendiren; yurt   içindeki bilimsel-teknik araştırmaları tanıtmayı amaçlayan; ilgili kamusal kuruluşlarla özel kuruluşların etkinliklerini, üretim türlerini ve karşı karşıya bulundukları sorunları kamuya ve ilgililere duyuran, açıklayan; yayın ve danışına kurulu ülkemizin en değerli sektör temsilcileri ile bilim adamlarımızdan oluşan bilimsel-teknik bir dergidir. Dergimizin yayın amacı, sektörümüzün gelişmesine, yeni teknolojik gelişmelerin benimsenmesine, sektör kuruluşlarının ihracat potansiyellerini arttırmalarına katkıda bulunmak biçiminde de özetlenebilir. Bu kısa açıklamadan sonra, izin verirseniz, size sektörümüz ve Dergim adına şu soruyu arzetmek istiyorum : Sn. Demirel; sektörümüzü de doğrudan ilgilendirdiği için, Hükümetin "Sanayileşme Politikası ve Hedefleri" konusunda bizi lütfen aydınlatır mısınız?

Başbakan Demirel: Türkiye ekonomisinin, son on yıl zarfında uygulanan politikalar sonucunda dengeleri bozulmuştur. Onun için bir ekonomik dengeleme programına ihtiyaç olduğunu tespit ettik ve bu programı uygulamaya koyduk. Ekonomi 1980'lerde üretimden, yatırımdan uzaklaşmıştır. Sözde ihracat seferberliklerinin hedefe ulaşmamasının, bir yerde tıkanıp kalmalarının nedeni budur. Varolan kapasitelerin kullanımıyla yerinilmiş, yeni kapasiteler aratılamamıştır.

Biz bu sorunu tespit ederek, bu sorunun çözümünü söyleyerek iktidara geldik. Bir yandan kronikleşen zahiri sorunları çözmeye, bir yandan da bu sorunu çözecek bir program uygulamaya çalışıyoruz. Amacımız yeni bir sanayileşme hamlesi başlatmak olmuştur. Şimdiye kadar alınan sonuçlar memnun edicidir. Son rakamlar büyümenin yüzde altılar civarında olduğunu göstermektedir. İmalat sanayiinde de benzeri bir artış sözko-nusudur. Dünya üçüncü sanayi devriminde otomasyona, bilgisayar kontrollü üretime yönelmişken bizim eski teknoloji ile üretime devam etmemiz, dünyayla rekabet etmemiz, dünyayla bütünleşmemiz mümkün değildir. Kısmi teknoloji yenilemeleri de çözüm olamaz. Hadisenin genel eyde, tüm ülkeyi kavrayacak şekilde düşünülüp uygulanması gerekir. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Ve memleketin her köşesini mümkün olduğunca eşit seviyede kalkındırmayı amaçlıyoruz. Sanayileşme programı çerçevesinde Türkiye çapında yeni üretim ve ulaştırma aksları oluşturulacaktır. Böylelikle, üretimin aşama aşama mümkün olduğunca çok yerleşim birimine yayılması sağlanacaktır. Hedefimiz, bölgeler arası toplumsal ve ekonomik bütünleşmeyi bir an önce gerçekleştirmektir.

Uygulanacak   stratejinin ana   özelliği   kaynakların yeni projelere, yani yatırımlara tahsis edilmesidir.

Uygulanacak stratejinin ana özelliği, kaynakların yeni projelere, yani yatırımlara tahsis edilmesidir. Bunun için projeye bağlı bağış türü veya kredi sistemine esneklik getiren kontrollu krediler ön plana çıkarılmıştır. Sağlanan imkanlardan orta veya küçük ölçekli işletmeler de yararlandırılmaktadır. Kalkınma hamlesinin tabanda yayılması, özellikle küçük ölçekli işletmeler olmadan mümkün değildir. Bu çerçevede, Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Siteleri yaygınlaştırılarak, küçük ve orta ölçekli sanayi bütün yurt sathına yayılacaktır. Yatırımları dünya pazarlarında rekabet edebilir, yani ucuz ve kaliteli mal üretimine yönelmeye teşvik ediyoruz. İhracat için mümkün olan her türlü teşviği bu çerçevede sağladık. Daha neler yapabileceğimizi de araştırıyoruz, gerektikçe yeni tedbirler alacağız.

Dr.Özkol: Sn.Demirel, Dergimizin ilk sayısında görüşme olanağını elde ettiğimiz Sn.Üzeyir Garih, sektörle ilgili olarak şu değerlendirme ve istemde bulunuyor: "Sektörümüz ve özellikle taahhüt sektörümüz çok gelişmiştir. Uluslararası alanda rekabet gücü, teknik kalite ve fiyat bakımından üstündür. Yurtdışı taahhütlere yönelme zaruretimiz vardır. Rakibimiz yabancı şirketler sattıkları mal ve hizmetler için devlet destekli krediler teklif ederek önümüze geçmektedirler. Benim görüşüme göre rekabet ancak eşit girdi şartlarında mümkün olabilir. Bu bakımdan Avrupalı ve Asyalı rakiplerimizin elde ettikleri ihracat kredisi benzeri dolaylı teşviklerin ülkemiz tarafından da uygulanması yararlı olacaktır. Ancak Eximbank'ımızın Fransız Coface, İtalyan Hermes, Belçika Ducroire, İngiltere ECGD, ABD FCIA paralelinde olan teşkilatlarla boy ölçüşememektedir. Oysa kanımca Eximbank'a sağlanacak bir fon sanayimizi geliştirebileceği gibi rekabet gücümüzü artıracak ve bu krediler kısa zamanda geri gelebilecektir." Sn.Başbakanım, sektörümüzün değerli ve yetkin temsilcilerinden Sayın Garih'in değerlendirmesi ile ilgili yaklaşım ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Başbakan Demirel: Türkiye'de özellikle taahhüt sektörümüz 1970'li yıllardan bu yana yurtdışına açılarak uluslararası büyük bir deneyim ve teknoloji birikimine sahip olmuştur. Özellikle Libya'da başlayan taahhüt sektörünün yurt dışı faaliyetleri, daha sonra Ortadoğu, Avrupa ve bilhassa günümüzde Rusya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yayılmıştır. Özellikle Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesinden sonra Doğu Almanya'dan ayrılan Sovyet askerleri için Rusya Federasyonu ve Ukranya'da yaptırılan konutlarla ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde yapılacak yatırımlarla genişleme imkanı bulmuştur. Ancak bu sektörün halledilmemiş büyük sorunları vardır. Hükümetimiz yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin sorunlarının çözümü ve gelişmesini hızlandırmak için Başbakanlık bünyesinde üst düzeyde bir koordinasyon birimi oluşturmuştur. Özellikle bu sektörün gelişmesine büyük katkısı olacak Fransız Coface, Alman Hermes, Belçika Ducrois gibi sigorta sistemlerini 1993 yılından itibaren yürürlüğe koyacağız. Bu sistem devreye girdiği zaman uluslararası finans kaynaklarından sendikasyon kredilerinin sağlanması kolaylaşacaktır. Ayrıca, yurt dışında bu sektörün teşviki amacıyla, özellikle Rusya'ya 350 milyon dolarlık, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'ne 600 milyon dolarlık Eximbank kanalıyla yeni yatırım kredileri açmış bulunuyoruz. Böylece Türk müteahhitleri yurtdışında daha geniş ölçüde desteklenmiş olacaktır. Bundan başka bu sektör için problem olan çifte vergilendirme ve sosyal güvenlik anlaşmaları yeni şartlara göre yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca, 1993 yılından itibaren Türkiye'de uygulamaya koyacağımız mega projelerle bu sektöre yurt içinde de önemli iş alanları açılmış olacaktır.

Dr.Özkol: Sn.Demirel, Isıtma Soğutma Klima İmalatçıları Derneği ise sektörün temel sorunlarından birisini şöyle özetliyor: "Sektörümüzdeki ithal ürünler '0' (sıfır) gümrükle Türkiye'ye giriş yapıyorlar. Oysa biz yerli sanayiciler cihazlarımızda kullandığımız malzeme ve yarı mamullerin ithalinde belli bir gümrük oranı ödüyoruz. Bu da piyasada fiyat bazında rekabet etmemizi engelliyor ve haksız bir rekabet ortamı yaratıyor. Bu rekabetin ortadan kaldırılması için gümrük oranlarının yeniden düzenlenmesinde yarar vardır." Sayın Başbakanım, sektörümüzün bu sorunu ile ilgili değerlendirmenizi öğrenebilir miyiz?

Başbakan Demirel: Günümüzde liberal ekonominin gereği olan serbest rekabet esasları uygulandırmaktadır. Yerli mamullerimizin kaliteli ve rekabet edebilir fiyatlara sahip olması lazımdır. İthalatta haksız rekabet tespit edildiği takdirde anti-damping yasaları gereğince gerekli soruşturmalar yapılmaktadır. İthalattaki yerli üretim girdi fiyatlarına yansıyan malzeme ve yarı mamullerdeki gümrük oranları, eğer hakikaten anormal bir durum söz konusuysa, tabii ki gözden geçirilebilir.

Dr.Özkol: Sayın Demirel, 1950'li yıllarda ülkemizdeki mühendislerin toplam sayısı bir kaç bini geçmiyordu. Bugün Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği Türkiye'de 200.000'e yakın mühendisin bulunduğunu tespit etmiş bulunuyor. Bununla beraber, bir mühendis olarak sizin de çok iyi bildiğiniz gibi, ekonomik durum ve talep eksikliği nedeniyle, bu mühendislerin büyük bir bölümü mesleklerini yerine getirmeyi istemelerine rağmen, meslek dışı işlerde çalışmak zorundalar. Gerek "mühendis" olarak çalışan mühendislerden ülkemizin daha iyi yararlanabilmesi, gerekse mühendislik dışı faaliyetlerde bulunanların mesleklerine dönebilmeleri için yeni iş sahalarının yaratılması ve mevcut sahaların büyütülmesi konusunda Hükümetin yaklaşımını öğrenebilir miyiz?

Başbakan Demirel:Kalkınma için gerekli nitelikli iş gücünü sağlamak, Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olmaya devam etmektedir. Bu ihtiyaç ortadayken mühendislerimizin alanları dışında çalışmak zorunda kalmaları elbette kabul edilebilir bir durum değildir. Ben bu durumda olanların çok olmadığını, bu durumdaki mühendislerimizin önemli bir kısmının da kişisel tercihleri ile farklı iş alanlarına yöneldiklerini düşünmek eğilimindeyim. Sonuç olarak, o kadar büyütmemek gerekir. Bizim mesleğimiz, hala Türkiye'nin aranan mesleğidir. Çok az olduğunu düşündüğüm zorunluluktan kaynaklanan nedenlerle başka işlerde çalışma durumu da başlattığımız sanayi hamlesiyle tabii ki bertaraf edilecektir. Bir yandan sanayileşmeye yeni bir hamle kazandırırken, diğer yandan Türkiye'yi 2000'li yıllara taşıyacak mega projeler hazırlıyoruz. Bunları bizim işçimiz, bizim mühendisimiz yapacaktır. Bu gayelerimiz aynı zamanda Türkiye'nin önemli bir sorunu olmaya devam eden işsizliğin çözümlenmesine de büyük katkıda bulunacaktır. Bundan başka şirketlerimizin yurt dışında gittikçe artan faaliyetleri ile de hem işçilerimiz, hem de mühendislerimiz için önemli istihdam imkanları sağlandığını da belirtmek isterim. Netice itibarıyla, kaygılanmanıza neden olacak bir durum yoktur.

Dr.Özkol: Sayın Demirel, sektörümüze, sektörümüzde yer alan kurum ve kuruluşlara, mühendislere ve teknik elemanlara iletmek istediğiniz bir mesaj varsa, bu mesajı lütfen alabilir miyiz?

Başbakan Demirel: Tüm sektörün ekonomik olarak globalleşen dünyada yeni teknolojilere zaman geçirmeden adapte olmak ve bu teknolojileri ülkemize kazandırmak yönünde çaba göstermesi gerekmektedir. Biz bu çabada her türlü desteği vermeye hazırız.

Dr.Özkol: Sayın Demirel, Dergimize ve Dergimiz kanalıyla sektörümüze, sorunlarımızı size sunma ve yanıtlarını alma olanağını verdiğiniz için teşikkür eder, saygılarımızı sunarız.

Başbakan Demirel: Sayın Özkol, ben de size ve derginize çalışmalarınızda başarılar dilerim. Derginizin ülke ekonomisinin ve sektörün gelişmesine ilişkin her türlü girişimini desteklemeye hazırım.

 

Termodinamik'in notu: Sayın Başbakan'la yapmış olduğumuz görüşmenin İngilizce metni, dergimizin yurt dışında ve yurt içinde yabancı firma merkezlerine ve elçiliklere gönderilen nüshalarının baskısında yer almaktadır.