Header

Başarının anahtarı bireysel çıkarlar mı, kolektif çıkarlar mı?

05 Eylül 2011 Dergi: Eylül-2011

Yanıt, oyun teorisinin klasik örneği ?Mahkumlar Çıkmazı?nda? Oyun teorisi, insan davranışlarının oyunlar yoluyla açıklanabileceği düşüncesi üzerine kurulu ve geçmişi, 1928?e, ünlü matematikçi Neumann?ın yazdığı bir makaleye dayanıyor. Oyun kuramı, bireyin, diğer bireylerin seçimlerini de göz önüne alarak stratejik kararlar vermesini irdeliyor. Oyunlar toplamı sıfır olan ve olmayan oyunlar olarak iki grupta değerlendiriliyor. Toplamı sıfır olan oyun, oyunculardan birinin kaybının diğerinin kazancına eşit olacağı oyun anlamına geliyor. Tıpkı futbol gibi? Bir takımın 1-0 önde oluşu, diğer takımın 1-0 mağlup oluşu demek?

İşte ?Mahkumlar Çıkmazı? veya ?Mahkumun Çıkmazı?, West Coast Rand Şirketinden Merrill Flood?un 1950 yılında yarattığı, toplamı sıfır olan  hayali bir oyundur.

Buna göre, oyuncuların işbirliği yapmaları halinde kendileri için de, karşısındaki oyuncu için de en iyi sonucu alabilmektedir. Aksi takdirde ?Mahkum Çıkmazı?, bir dilemma ortaya çıkar.

Bu teoriyi açımlayan hayali oyunda; bir suçtan ötürü gözaltında tutulan iki mahkum vardır. Savcılık makamı bu iki şüphelinin suçlu olduğuna emindir ama yeterli delile sahip değildir. İki şüpheliye de üç seçenek sunulur: Bir; arkadaşını ispiyonla, o senin için ifade vermemişse tüm suç onun üzerine kalacak, üç yıl hapis cezası alacak ve sen salıverileceksin, iki; sen arkadaşını, arkadaşın da seni ispiyonlarsa ikiniz de ceza alacaksınız ve ikişer yıla mahkum olacaksınız, üç; ikiniz de birbirinizi ispiyonlamaz ve ifade vermezseniz, delil yetersizliği yüzünden sadece 1 yıl hapis tutulabileceksiniz.

Ne yaman çelişki değil mi? Diğerinin ne yapacağını biliyor olsa, kişinin karar vermesi ne kolay olurdu. Ama ya kendisi arkadaşı aleyhinde ifade vermemişken arkadaşı onu suçlamışsa? Bu durumda alabileceği en fazla cezayı almış olacak. Kafasında arkadaşının aleyhinde ifade verdiği olasılığı olduğu sürece, ispiyonlamamayı riskli görecek ve arkadaşı da benzer biçimde düşüneceği için büyük ihtimalle ikisi de ikişer yıl hapis yatacak. Oysa birbirlerinin kararını biliyor olsalar veya bunu görüşebilme, işbirliği yapabilme olanakları olsa en çok bir yılla kurtulacaklar. Neticede bu oyun, kolektif çıkarları gözetmenin ve kolektif hareket etmenin tarafların hepsi için optimum avantaj sağlayacağını gösteriyor. Yani herkesin en karlı çıktığı durum, herkesin, kendisininki kadar grubun çıkarlarını da gözettiği durumdur.

Bu oyun kuramında, değişik davranış stratejileri geliştirilmiştir. En çok taraftar bulanı şudur: (Bu oyun defalarca, ard arda tekrarlanmaktadır) İlk elde, işbirliği yap, karşındaki için pozitif düşün. Karşı taraf da işbirliğine uygun hareket etmişse ikinci elde kararını tekrar et ve işbirliğini sürdür. Aksi takdirde, ikinci elde sen de onun kararı istikametinde karar ver! Tabii ki stratejiden caymanın da hatırı sayılır maliyetleri var.

Yani, güvenin ve buna bağlı olarak stratejik işbirliklerinin geliştirilmesidir; hem kısa hem de uzun vadede muzaffer eyleyen şey? Tabii ki ?aman ha, gözümüzü açalım, kazıklanmayalım? Güvenmek iyidir ama güvenmemek daha iyi? diyenleri anlıyoruz, hak vermemizi gerektiren pek çok örneğe de şahit oluyoruz. Diyeceğimiz; böyle düşünmenin ?geçersiz işlem yürüteceği? bir topluma dönüşmenin, ne çok şey kazandıracağıdır.

Kolektif düşüncenin ve paylaşımcılığın egemen olacağı bir toplum beklentisi ile?

 

Oya Bakır

oyabakir@dogayayin.com


Etiketler