Header

BARAJ, GÖL VE DERE SULARININ TERBİYESİ BÖLÜM: KLASİK SU ARITMA SİSTEMİ

05 Mart 2000 Dergi: Mart-2000

Yazıda geçen Önemli Sözcükler: Yüzey Suyu, Floklaştırma, Cryptosporidium,

Cyst, Dezenfeksiyon, Ozon gazı. SU literatüründe "Yüzey Suyu" olarak adlandırılan baraj, göl ve dere suları kuyu sularından çok daha fazla kirlenmeye müsaittir. Yağmurların tabiatta erittiği veya sürüklediği nesnelerin hepsi Yüzey Suları içinde toplanırlar. Ayrıca, yaşayan varlıklar için bolca gıda içeren Yüzey Suları içinde her tür canlı ve bakteri ürer, güneş ışınlarının tesiri ile birçok yosun türleri de yüzey sularında hayat bulur ve çoğalırlar.

İçme suyu veya sanayide proses suyu olarak kullanılmak niyeti olmaksızın, yalnızca soğutma suyu olarak kullanılmak istense dahi, yüzey sularının bir su terbiye sisteminden geçmesi gerekir, aksi halde suların taşıdığı katılar ve canlılar işletmenin su sistemine zarar verirler.

Ülkemizde bir çok şehir ve kasabanın şehir şebeke suyu Yüzey Sularından elde edilmektedir. Ayrıca, bir çok büyük sanayi tesisi de (Ereğli Demir Çelik, izmir - Petkim, Yalova - Aksa gibi) yüzey sularından yararlanarak tesisin proses suyunu veya soğutma suyunu hazırlamaktadır. Yurt dışında da yüzlerce şehir ve sanayi tesisi Yüzey Sularından ayni maksatlar için yararlanmaktadırlar. Yüzey Sularının terbiyesi için bugün kullanılan alışılagelmiş teknik, şekil l'deki şemada gösterilmiştir. Bu sistemde su kademeli olarak önce kaba katılardan arındırılır; daha sonra su çökeltme tanklarına alınır, burada değişik kimyasallar ile topaklaşma ve çökeltme işlemlerinden geçerek askıdaki katıların bir çoğundan arındırılır; sonra su kum filtrelerinden geçirilir ve daha ince katılar süzülür.    En sonunda klor veya ozon ile dezenfekte edilerek su kullanıma yönlendirilir.

 

 

Şekil 1 'de gösterilen bu su terbiye sistemini işletenler şu şikayetlerde bulunuyorlar:

1.         Bu klasik sistem çok hantal ve çok yer işgal ediyor. Su debisi biraz büyütülmek istendiğinde yer ve inşai zorluklar çıkıyor.

2.         Suyun terbiyesi için kullanılan kimyasalların satın alınması, hazırlanması, çok emek istiyor. İşçilik ücretleri arttıkça da su maliyetleri artıyor.

3.         Su terbiyesinde kullanılan kireç sudaki kirecin de bir kısmını çökeltiyor, sonuç olarak sistemde çok miktarda çamur atığı çıkıyor ve bu atığın yok edilmesi başlı başına bir iş oluyor.  Özellikle sanayi kuruluşlarında arıtma sisteminden çıkan çamurların yok edilmesi bu devirde ekonomik olmuyor.  Özel sektör sanayi kuruluşları katı atıkları azaltmak için yeni yöntemler ve yeni su arıtma sistemleri arayışı içindeler. 4. Yüzey Suları ile tabiattan insana zararlı bakteriler ve literatürde "cycte" tabir edilen bazı zararlılar geliyor   Bu canlıların bir kısmı klasik arıtma sisteminde tutulamıyorlar ve klasik klor dezenfeksiyonu ile de ölmüyorlar (ozon gazı kullanan tesislerde bu canlılar zararsız hale geliyorlar). Bu nedenle bazı şehirlerde, özellikle yaz aylarında bağırsak hastalıklarına rastlanıyor ve muhakkak  bir çok insan zarar görüyor. Yüzey Suları batı ülkelerinde de şekil l'deki gibi terbiye edilip kullanılıyor. Ancak Avrupa ülkelerinin çoğunda de-zenfeksiyon Ozon gazı ile yapıldığından hem bakteri   riski olmuyor hem de yüzey suyundaki bazı kimyasallar (zirai ilaçlar gibi) ozonun güçlü oksi-dasyon tesiri ile   zararsız hale dönüşüyorlar.   Ozon gazı ile dezenfeksiyon yapılan su terbiye sistemlerinde  üretilen suyun berraklık açısından da çok kaliteli olduğu biliniyor.  Çünkü ozon gazı sudaki katı partikülleri floklaştır-ma özelliğine sahiptir.   Ozon terbiyesinden sonra ikinci kez filtrelenen sular çok berrak olur.

1993 yılı Nisan ayında A.B.D.'de, Chicago'nun kuzeyinde bulunan Milvva-ukee şehrinde meydana gelen şehir suyu faciası AB D. de şehir suyu hazırlanmasında görev alan her ilgili ve şehir suyu içen her kişi için bir "alarm" niteliğinde idi. Facia şöyle oldu:    Dağlarda yaşayan memeli hayvanların dışkılarında bulunan ve tıb-da "Cryptosporidium" adı ile tanınan mikroplar akarsular ile göl sularına taşındılar ve burada ürediler. Bu gölden şehir şebeke suyu hazırlayan Mil-waukee şehrinde dezenfeksiyon maksadı ile o zaman klor kullanılıyordu. O tarihde suda çok miktarda bulunan "Cryptosporidium " mikrobu klor ile ölmediği için o şehirde yaşayanlardan dört yüz bine yakın insan bu mikroptan dolayı bağırsak hastalığına yakalandı, 4000 kadar kişi hastahanede tedavi gördü ve en az elli kişi bu salgın sonucu öldü

 

Medeniyet tarihi için çok önemli olan bu hadiseden başta A.B.D. olmak üzere bütün medeni ülkeler çok etkilendiler ve bu faciadan ders alarak şehir suyu tasfiye sistemlerini gözden geçirdiler. Bazı kentler klasik yöntemleri iyileştirici teknikler buldular, klor ile dezenfeksiyon yapan bazı kentler su terbiye sistemlerine ozon gazı dezenfeksiyonu da eklediler. Örneğin İsviçre'de bulunan ve şehre terbiye edilmiş göl suyu veren Cenevre kenti ozon gazı ile suyu dezenfekte eden ve iki kademede suyu süzen klasik fakat yepyeni bir su arıtma tesisi kurdu ve bu tesis 1997 de devreye alındı. (Ben şahsen Cenevre kentindeki şehir suyu hazırlama tesisini 1997 içinde ziyaret ettim.) Avrupa'da nehir ve göllerden yararlanarak şehir suyu üreten kentlerin bir çoğunda Cenevre'dekine benzer ozon sistemleri kurulduğunu ve filtrasyon sistemlerinin iyileştiril-diğini duyuyoruz.,

 

Milwaukee faciasından bu yana A.B.D.'de, su hazırlama ile ilgili mühendisler, şehir suyu hazırlayan ve işleten kuruluşlar, belediye yetkilileri, üniversiteler, EPA (Environmental Protection Agency) bürosu, kanun yapıcılar peşpeşe kongreler, sempozyumlar, araştırmalar, toplantılar yaparak bu olayın A.B.D.'de bir daha yaşanmaması için yöntemler ve çareler arıyorlar ve yeni yöntemler üretiyorlar.   

 

Bu    çalışmalar   sonucu    EPA 1996'da şehir suları yönetmeliğinde bazı değişiklikler yaptı; bu değişiklikler gerek bakteri riskini gerekse dezenfeksiyon sonucu suda oluşan insana zararlı kimyasalların riskini en aza indirmektedir.

 

Geçtiğimiz yıllarda ABD'de Nevada, Oregon, Georgia eyaletlerindeki şehirlerde ve İngiltere'nin birkaç kentinde "Cryptosporidium" mikrobu şehir suyu kullanan insanlarda tıbbi sorunlar meydana getirdi. Batı ülkelerinde önemle üzerinde durulan bu olay ile ülkemizdeki basın hiç ilgilenmedi, bu konuda ülkemizde şehir suyundan sorumlu müesseselerin neler yaptıkları hakkında bir bilgi de yayınlanmadı.

"Milwaukee Olayı" ve EPA'nin yeni yönetmeliği A.B.D., Kanada ve ingiltere'de birçok yeni filtrasyon ve dezenfeksiyon sisteminin araştırılmasına ve geliştirilmesine sebep oldu. Bu araştırmaların sonunda öncelikle ozon gazının daha etkili kullanılması yöntemleri geliştirildi; çünkü, klordan hiç etkilenmeyen bu mikrop ozon gazının tesiri ile ölüyor. Diğer taraftan, klasik kum filtrelerinin içindeki katmanların türü geliştirildi ve bu filtreler ile 10 mikron seviyesine kadar süzme imkanı yaratıldı.

Suyu çok hassas bir şekilde süzerek her tür canlıdan ve mikropdan arındırmak da bir yöntemdir. Bu düşünce ile yola çıkan bir Kanadalı su arıtma kuruluşu çok yeni bir hassas filtrasyon yöntemi keşfederek suyu hem katı partiküllerden hem de bakterilerden kolayca arındırmayı başardı. A.B.D. ve Kanada'daki bir çok kent bu yeni "Mikrofiltrasyon" yöntemini derhal imalatçıya sipariş etti ve bu yöntem çok hızla bu ülkelerde kullanılmaya başlandı. Gelecek yazımızda bu yeni teknolojiyi anlatacağız.

"' ABD- EPA yayını 815-F-98-009-Dec. 1998. (EPA=Environmental Protection Agency ABD'nin insan ve çevre için çalışan resmi organı olup araştırmalar yapar,  yönetmelikler hazırlar ve yürütür.

 

ENİS BURKUT

Burkut Su Tekniği Ltd. Şti


Etiketler