Baca Üreticileri Aynı Çatı Altında...

05 Aralık 2006 Dergi: Aralık-2006
Dernek olarak Almanya’daki Bacacılar Federasyonu VSE ile Avrupa Bacatemizleyicileri Federasyonu ESCHFOE’yü model olarak aldıklarını söyleyen Ergün Gök, baca sistemlerini standartlara uygun şekilde üreten veya ithal eden firmalar ile uygulama firmalarını bir araya getirerek, sektör içi işbirliği sağlamak istediklerini söyledi.

Ergün Gök konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sistemlerin insan ve çevre sağlığına uygun olarak tasarlanması için çalışmalar yapmak, kurulan sistemlerde en iyi baca çekişi ile enerji tasarrufu sağlanmasına ve maksimum verim alınmasına yönelik çalışmalar yapmak derneğimizin misyonudur. Sektörümüzün gündeme gelmeyen, her gün karşımıza çıkan bir çok sorunu var. Baca sistemleri konusunda ülkemizde yeterli bilginin ve bilincin oluşmaması, kullanıcının yanlış ürün ve uygulamaları kontrolsüz olarak kabul etmesine neden oluyor. Böylesine bilgi boşluğu olan bir sektörün ve sektör muhataplarının bilgilenmesi bizim için büyük önem taşıyor. Türkiye artık global dünyanın bir parçası ve yeni oluşumların içinde yer almak isteyen dinamik bir ülke... Avrupa Birliği sürecinde olduğumuz, dünya pazarlarına açıldığımız bir dönemde bu alandaki eksikliklerin mutlaka giderilmesi gerekiyor.

Çünkü baca sektörünün Avrupa’da kurumsallaşmış, oturmuş bir federasyonu var.

ESCHFOE adlı bu federasyon standartların oluşumundan uygulanmasına kadar çok ciddi görevler üstleniyor. Türkiye’de bu anlamda bir yapılanmanın eksik olduğunu biliyorduk. Aslında daha önce bu süreci başlatmamız gerekiyordu. Ancak geç kalmamıza rağmen çok kısa bir sürede etkin bir dernek olacağımıza inanıyorum. Biz BACADER için bir logo oluşturduk. Logomuzu dört ayrı renkte kullanıyoruz. Bu dört renk; güvenlik, enerji koruma, çevre koruma, danışma anlamlarını taşıyor."

BACADER’in hedefi, işin doğrusunun nasıl olması gerektiğini sunmak, ne yapılmalı, ne yapılmamalı gibi konuları tartışmak ve ortak bir dil oluşturmak...

İstanbul, Ankara’dan sonra diğer illere de doğalgazın yayılması ile birlikte ülkemizde doğalgaza bağlı sektörlerin her geçen gün büyüdüğünün ve aktif bir doğalgaz pazarı oluştuğunun altını çizen Ergün Gök, pazar daha fazla büyümeden, uygulamalar artmadan derneği kurmak istediklerini sözlerine ekledi.

Ergün Gök: "İstanbul, Ankara gibi büyük şehirler dışında gazın yeni geldiği veya gelmek üzere olan illerde yapılan uygulamaların standartlara uygun olmasını istiyoruz. Bu standartlara uygun çalışmaların yapılması veya uygun olup olmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle bilinçlendirme çalışmalarına başlayacağız. Meslektaşlarımızı, tesisat sektöründeki karar vericileri, uygulamacıları, taşeron firmalara yönelik eğitim toplantıları düzenleyeceğiz. Bu noktadaki amacımız, işin doğrusunun nasıl olması gerektiğini sunmak, ne yapılmalı, ne yapılmamalı gibi konuları tartışmak ve ortak bir dil oluşturmaktır. Sektörle birlikte oluşturacağımız ve tüm üyelerimizin kabul edeceği ortak şartnamemizi göre kontrol edilmemizi isteyeceğiz. Dolayısıyla BACADER üyesi kuruluş diğer kuruluşlardan farklı duruma geçmiş olacak. Bu da BACADER kuruluşlarına bir avantaj teşkil edecek.

Üye firma olarak kendi kontrol mekanizmamızı kurmamıza neden olacak bu yapılanma, ürettiğimiz ürünlerin de arkasında durmamızı sağlayacak."

BACADER olarak ’garanti belgesi’ oluşturmak istiyoruz

BACADER üyesi firmalara güvenebilirsiniz imajı yaratmak, derneğin profesyonel bir yapılanma olarak algılanmasını sağlamak istediklerini söyleyen Dernek Başkanı Ergün Gök; "Bu nedenle üyelerimiz konusunda seçici olmaya çalışacağız ve üye aldığımız firmaların imalatını standartlara uygun yapmasını isteyeceğiz. Üretimden uygulamaya kadar geçen tüm süreçlerdeki hataları minimuma indirmek istiyoruz. Şuanda birçok sorunumuz, ele almamız gereken bir çok konu var. Hepimizin bildiği gibi gaz kuruluşlarının amaçları, ilk önce ellerindeki belli m3’deki gazın bir an önce dağıtılmasını, satılmasını ve planlanan yol haritasına uyulmasını sağlamak. Öncelikle baca firmaları olarak amacımız gaz dağıtım şirketlerinin hızına yetişmek. Bu hıza yetişirken ürün kalitesinden asla ödün vermemeliyiz. Bunu da üç beş firma yapamayacağımızı ve bu az sayıdaki firmanın tüm piyasaya yetmeyeceğini bildiğimizden diğer firmaların da kalitesini yukarı çekmek için yardım etmek istiyoruz. Ciddi üretim yaptığını düşündüğümüz firmalarla ve ithalatçı firmalarla görüştük. İthalatçı firmaların aramızda olmasını istememizin en önemli nedeni, onların bir duruşunun, olgun yapısının olması var. Kalite konusunda herhangi bir sorunlarının olmaması, uygulama ve satış profesyonelliklerini Türkiye’ye taşıdıkları için onlarla birlikte başlamayı uygun gördük. Tüm firmalar bu durumdan memnun kaldılar. Çünkü amacımız ortak. Kalite eşit seviyelere çekildiği zaman fiyat odaklı rekabetin de önüne geçilmiş olacak. Baca sistemleri kapalı duvarlar arkasında durduğu için, kimse de dikkat etmiyor, önemsemiyor. Bu sistemlerin önemsenmesini istiyoruz. Baca üretimi, sadece sacı kıvırma ve sacı yuvarlak hale getirmek değil. Baca sistemleri, ısıtma tesisatındaki en önemli elemanlardan biridir yani verimi etkileyen en büyük faktör baca sistemleridir. Sistemi kurarken, formüllerle baca kaybını hesaplarız ve sistemin verimini ortaya koyarız. Enerji tüketiminde verimlilik bizim gibi enerjide dışa bağımlı bir ülke için oldukça büyük önem taşıyor. Şunu da belirtmek isterim ki; baca imalatçıları yalnızca doğalgaz bacası üretmiyor veya satmıyor. Doğalgazın yaygınlaşmasına ilişkin derneğimizin çalışmalarından bahsettik ancak baca üreticileri, şömine, mutfak, sanayi, fırın bacası üretimi de yapıyor. Değişik cihazlara yönelik özel bacalar da üretebiliyorlar. Sonuçta atık gazın olduğu her yerde baca uygulaması yapıyoruz. Yalnızca baca üretimi yapmak da firmaların amacı olmamalı... Baca bittikten ve teslim edildikten sonra da servis hizmetlerinin verilmesi gerekiyor. Sektörümüzdeki en büyük eksikliğin bu olduğunu düşünüyorum. Baca kontrolü, bakımı, temizliği gibi konular yeteri kadar önemsenmiyor.Dernek olarak her konutun, yapının bacasının sertifikalı olması ve o sertifikanın düzenli takibi yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Almanya bu konuda yeminli büro gibi çalışan bir ülke... Şehirlerdeki baca uzmanları bağımsız olarak, bir usta bir çırak olarak çalışıyor. Bir usta, bir çırak bir tane mahalleye bakıyor ve bu mahalledeki bütün şömine bacasından, doğalgaz bacasına, kömür bacasına kadar yani atık gazın geçtiği bütün sistemlerden sorumlu oluyor. Bu kişiler tüm yapıların dosyasını tutarak, ne zaman temizliklerinin, bakımlarının yapıldığını, bir sonraki bakım zamanını takip edebiliyorlar.

Herhangi bir sorunla karşılaştığı zaman ilgilileri uyarıyor, gerekeni yapılmasını istiyor. Bildirdikleri olumsuzlukların zamanında giderilmemesi durumunda ceza kesme yetkisine sahip oldukları için yaptırımları bulunuyor" dedi.

Ergün Gök; derneğin yapacağı çalışmaları şu şekilde özetledi:

-"Baca sistemleri konusunda standartlar ve uygulama kurallarının tanımlanması ve geliştirilmesini sağlayıcı çalışmalar yapacağız.

-Sektörümüzün sorunlarını tespit edeceğiz ve bu sorunların çözümlenmesi için gerekeni yapacağız.

- Yurtiçi ve yurtdışındaki ilgili kurum ve STK’larla işbirliği yapacağız.

- Yürürlükte olan standartlar yönetmelikler, kurallar ve şartnameler konularında sektörü ve kamuoyunu bildirici çalışmalar yapacağız.

- Kamu ve özel sektöre ait işlerde ortaya çıkabilecek teknik konularda hakemlik yapacağız ve değerlendirme-danışmanlık hizmeti sunacağız.

- Sektörün gelişmesini sağlayacak kanun, kararname, şartname, yönetmelik, tebliğ gibi düzenlemeler tasarı aşamasındayken görüşlerimizi bildirerek, sektörün lehine karar alınmasını sağlamak istiyoruz.

- Baca sistemleri konusunda gerektiğinde proje, uygulama, bakım ve işletim gibi konularda kurslar ve sertifika programları düzenlemeyi planlıyoruz.

- Bacadan kaynaklanan kazalar ve yanlış yapılan uygulamalar nedeniyle ortaya çıkabilecek maddi, manevi zararlara karşın kamuoyunu bilgilendirici çalışmalar yapacağız.

Geçen yıla kadar TSE belgesine sahip 50’nin üzerinde yerli baca üreticisi firma vardı. İlk hedefimiz TSE’li üreticileri derneğimize üye yapmak. Şimdi Avrupa’da da CE belgesi de çok önemli. TSE AB sürecinde normlarını yenilemesine rağmen ülkemizde CE belgesini verecek akreditasyonu sağlayacak bir kurum henüz yok. Ancak bu sorunun kısa süre sonra çözüleceğini düşünüyoruz.

Dernek olarak üye sayımızın artmasıyla sektörde birlikte hareket ederek standartların oluşmasına, uygulanmasını sağlayacağımıza, sektörümüzü dünya seviyelerinde üretici firmalardan oluşan bir yapıya getireceğimize inanıyorum."

Hazırlayan: Özden ÖZKAN

Etiketler