'Avrupa ülkeleri soğutucu gazlar konusunda farklı yaklaşımlar gösteriyor'

05 Aralık 1996 Dergi: Aralık-1996

TERMODİNAMİK: Sn.Ertaş, söyleşimize sizi ve firmanızı tanıyarak başlayabilir miyiz?

EROL ERTAŞ: 1960 İTÜ Maki-na Fakültesi mezunuyum daha sonra 4 yıl Berlin Teknik Üniversitesinde doktora ön çalışması yaptım. Hocamın vefatı üzerine Türkiye'ye döndüm. Et ve Balık Kurumu'nda çalıştım. Askerlikten sonra İzmir merkez olmak üzere sürekli soğuk depolar üzerinde çalıştım. Hemen hemen İzmir'deki bütün   büyük   tesislerde   emeğim

vardır. EÜ, DEÜ. Denizli D.M.M.A'da 15 yıl kadar öğretim üyeliği yaptım. Termodinamik'ten, ısı transferine, termik türbomaki-nalar gibi branşımızın her alanını kapsayan dersler verdim. Daha sonra PNÖSÖ Pnömatik ve Soğutma Sanayi firmasını kurdum. 1986'dan itibaren imalat yapmaya başladık. Küçük bir atelyede on sene sonra da AOSB'de 1000 nr'lik alanda üretimimize devam ediyoruz. Üretim konularımız basınçlı hava ve soğutmanın bir arada olduğu ürünler. Basınçlı hava kurutucular, proses su soğutucuları, basınçlı hava filtreleri, alçak basınçlı hava ekipmanları üretimimiz de var ve ciromuzun % 50'sini sağlıyor. Bir Fransız firmasıyla birlikte çalışıyoruz. Ro-ots tipi Blowerları ithal ediyoruz ve diğer aksesuarlarını burada kendimiz üretip bloklayarak bilhassa arıtma, pnömatik transport, un sanayi, gıda sanayi gibi alçak basınçlı havayı kullanan sanayiye satıyoruz. Bu arada ihracat da yapıyoruz. İhracatımız ithalatımızın % 80'nini karşılıyor. Firmamı 20 kadar eleman çalışıyor. Bir ue kardeş kuruluşumuz var. Atıksu aksesuarları yüzme havuzu aksesuarları üzerine çalışıyor.

 

TERMODİNAMİK: ESSİAD'ın amaç ve çalışmalarını anlatır mısınız?

EROL ERTAŞ: ESSİAD başlangıçta öncelikle sektörü bir araya getirme amacıyla kurulmuştu. Bugüne kadar 6 yıl geçti. Son yıllarda olduğu yerde kaldı. Bu sürede rijitleşti dernek. Son genel kurulda açık bir ispatını gördük. Üyelerin   hepsi   geldi,   katıldılar, birlik oluşturdular. İstekli, sürtüşmesi olmayan arkadaşlardan oluşan bir yönetim kurulumuz var. Benim de tecrübem var, projelerimiz var. İçe dönük çalışmayı yeğliyoruz. Dışa dönük çalışmalarda uzman değiliz. İçe dönük çalışma derken nedir onlar? Sektörün ihtiyaçlarına cevap vermek, onun diğer meslek gruplarıyla irtibatını sağlamak, eğitim ve yayın çalışması yapmak istiyoruz. Fuarlara katılmak ve etkin olmak istiyoruz. Biraz daha üye potansiyelimiz var ama biz aktif üye arıyo-Aktif olmayan üyelerle uğraşmak istemiyoruz. Başka dernekler vardır, üye adedi önemlidir. 1000 üyesi vardır da 3 üyesi aktiftir. Biz öyle istemiyoruz. Komisyonlarla dernek işlerinin yürümediğinin farkına vardık, üyelere tek tek görevler vereceğiz, sen yap bu işi dediğimizde halledileceğini biliyoruz.

 

TERMODİNAMİK:   Son   Avrupa ziyaretinizin izlenimleri nedir?

EROL ERTAŞ: Avrupa Soğutma Kompresörleri İmalatçıları Birliği bir sempozyum düzenledi "Avrupa soğutma sistemlerinde Hidro-bonlar" bu konunun etiği tartı-ı. Malum hidrokarbonlar yanı-cı-patlayıcı gazlar. Bu gazları soğutma sistemlerinde kullandığımız zaman ne gibi risklerle karşılaşırız. Bu gün akla gelmeyen sorunlar yaratır mı (ozon delinmesi gibi) bu işin derin bir felsefesi yapıldı o toplantıda. Bu arada öğrendik ki Avrupa'da 5 milyon tane hidrokarbonla çalışan soğutma cihazı var. Bu konuda çalışan Avrupa'nın dev firmaları önlem aldıklarını söylüyorlar. Almanya CFC R-12 R-22 kullanımının bitiş süresini Montreal protokolünün belirttiği takvimden daha hızlı bir şekilde silinmesini istiyor. Karar almış.   R-22'yi   öne   çektiler.   Firmalar panik içinde, yeni gazlar kesinleşmedi, firmalar bunun üzerine neden olmasın diye hidrokarbonla çalışmaya başlamışlar. Şimdiye kadar problem yok. Bir R-22 sistemine doğrudan doğruya propan gaz basıp çalıştırabiliriz bir iki küçük değişiklikle. Tek problem servislerde. Yanlış bir müdahale patlamaya neden olabilir. Fransa'da bir laboratuvar patlama simülasyonları yapıyor. Cihazlardan gaz kaçırarak odanın çeşitli yerlerinde kıvılcım oluşturarak patlamanın dinamiğini inceliyor. ABD'de bir laboratuvarda insanlara zarar vermemesi konusunda araştırmaları yapıp standartları koyan bir yarı resmi kurum başkanı konuşmacıydı. "Uçak kazalarından korkulur ama karayolunda daha çok insan ölmektedir" dedi. Amerika'da Hidrokarbonları kullanmak yasak. Avrupa'da da Hollanda istemiyor. Danimarka'da diğer gazları yasaklamış, şu anda bir karışıklık var. Almanya daha liberal. Bırakın yapsınlar diyor. 1998'de Norveç'te büyük bir sempozyum var. Doğal soğutucu gazlar (su, CO2, amonyak) konusunda bir sempozyum bu. Bakalım ne olacak biz de bilmiyoruz. Şu anda Türkiye olarak bekle ve gör politikası izleyeceğiz. Ben aynı zamanda Çevre Bakanlığı bünyesinde Çevre Paneli üyesiyim. Bugüne kadar 3 panel yapıldı. Bu panellerde saneyiden katılım oluyor, oranlar tartışılıyor. En son olarak 96 Mart'ta yapıldı bir program kabul edildi. Bütün soğutkanların müsadesini Çevre Bakanlığı veriyor. R-12 için her yıl % 20 olmak üzere 5 yıl içinde bitecek bu iş. 2002 yılında sıfırlanacak. Çin. Rusya, Hindistan R-12'ye devam ediyorlar. R-12 yasaklandı ama hala ilgili cihazlar giriyor Türkiye'ye. Biz kendi sektörümüzde ESSİAD olarak bu gazı  terk  edip,  en  azından  R-22'ye geçin. Uzun vadede problemlerimiz olacak gazı bulamayacaksınız diyerek uyarımızı yapıyoruz. Arkadaşlarımız da bu yaklaşımı benimsediler, deniyorlar. Bir alternatifte 134-A özellikle klimalı trans-portta kullanılıyor. Ege Soğutma SAFKAR cihazlarında bu gazı kullanıyor. Sempozyumun sonuçlarından biri de; 134-A'ya geçenler devam etsin dendi. Çünkü araçlarda zorluğu var. İzobutan kullanılamıyor. Seri üretimde 134-A oturdu. 134-A'nın problemi ileride başlayacaktır. Hem yağı hem gazı. Servis elemanlarının çok iyi yetişmesi, prensiplerle hareket etmesi gerekir. Soğutmacılık sertifikalı bir meslek değil, büyük kazalar, zararlar olabilir. Türkiye çapında envanter yapmak istiyoruz. Bu çalışmanın bir amacı da Türkiye'de ne kadar soğutmaciha-zı var kimse bilmiyor. Ne Odalar Birliği ne Çevre Bakanlığı. Dağınık bir meslek gurubu olduğumuz görülüyor Gelecek de yapacağımız çalışmalar ile bu dağınıklığın ve bilgi yetersizliğinin aşılmasını amaçlıyoruz.

 

TERMODİNAMİK: Sn. Ertaş verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.


Etiketler