Avrupa’da Yönetmelikler ve Standartlar

05 Aralık 2006 Dergi: Aralık-2006

Genelde uluslararası, bölgesel (mesela Avrupa) ve ulusal olmak üzere 3 standart tipi vardır. Avrupa’daki çeşitli yönetmelikleri desteklemek amacıyla pek çok standart geliştirilmiştir. Bu yönetmelikler Avrupa Komisyonu’ndan çıkmaktadır ve üreticiler üzerinde büyük etkiye sahiptir. Bu yönetmeliklerin havalandırma endüstrisini nasıl etkilediğine bir bakalım.

Değişen Şartlar

Avrupa’yı etkileyen ilk yönetmelik olan Düşük Voltaj Yönetmeliği (LVD), 30 yıldan daha uzun bir süre önce açıklandı. 1970’lerin başında Roma Anlaşması ile yayınlanan yönetmeliğin amacı, Avrupa pazarını açmak ve bir ülke için geçerli kuralların bütün ülkeler için uygun ve geçerli olmasını sağlamaktı. LVD, 1000 volta kadar olan bütün elektrikli ürünlerin kullanım güvenliğini sağlamayı amaçlıyordu.

Daha sonra, hepsi olmamakla beraber çoğu, insanları ve çevreyi korumak için tasarlanmış bir çok yeni yönetmelik çıktı. Üreticiler, ürünleri ve üretim süreçlerinin bütün bu yönetmeliklerle uyumlu olmasını sağlamak, değişen şartlara ve düzenlemelere uymak zorundaydı. LVD’e ek olarak, verilebilecek diğer örnekler şunlardır:

Makina Yönetmeliği

Elektromanyetik Uyum Yönetmeliği

ATEX (Patlayıcı Atmosfer) Yönetmeliği

Paketleme Yönetmeliği

Endüstrimizi etkileyecek daha bir çok yönetmelik yaklaşmaktadır. Bunlar da şöyle sıralanabilir:

Atık Elektrik Elektronik Yönetmeliği

Zararlı Maddelerin Kısıtlanması Yönetmeliği

Bina Enerji Performans Yönetmeliği

Bina Enerji Performans Yönetmeliği (EPBD) Avrupa havalandırma endüstrisi için yeni bir dönemin açılmasını sağlayacak. Bu yönetmelik desteğiyle oluşturulan bir çok yeni standart bulunmaktadır. Değişik ulusal bina düzenlemeleri, bu yönetmelikten kaynaklanan yeni şartları referans almaktadır. Gerçekten de en son revize edilmiş haliyle İngiltere ve Galler Bina Düzenlemeleri, belirli performans şartlarını sağlamak için fanları zorunlu kılmaktadır. Bu şartlar, yeni Avrupa Standartlarına göre, sadece hava hareketini değil, güç tüketimini de içermektedir.

Avrupa Standartları-CEN Teknik Komitesi TC156- Binalarda Havalandırma, sayısız yeni standart oluşturmuştur. Bu yönetmelik altında en büyük etkiye sahip olması olası olanlar şunlardır:

prEN 13779, Havalandırma ve oda şartlandırma sistemleri için performans şartları

prEN 15239, Binaların enerji performansı-Havalandırma sistemleri kontrol kılavuzu

prEN 15240, Binaların enerji performansı-Klima sistemleri kontrol kılavuzu

prEN 15241, Ticari binalarda havalandırma ve sızmadan dolayı oluşan enerji kayıplarını hesaplama yöntemleri

prEN15242, İnfiltrasyonlu binalarda debi hesaplama yöntemleri

prEN 15243, oda klima sistemleri içeren binalarda, oda sıcaklığı, yük ve enerji hesapları

prEN 15251, İç hava kalitesi, termal çevre, ışık ve akustik temelinde bina enerji performans değerlendirmesi için bina içi parametreler

Bu standartların hepsi çok hızlı bir bicimde geliştirildi ve yıl sonundan önce oylamaya tabi tutulacağı muhtemeldir. Bu aşamada bütün Avrupa ülkelerinin, bu standartları kabul edip etmeyecekleri konusunda oy kullanma fırsatları olacak. Eğer kabul edilirse, bütün Avrupa ülkelerinin bu standartlarla çelişen standartları kaldırması gerekecek.

EPBD, değişik üye ülkelerde belirli şartları yerleştirmektedir. Bu ülkelerin her birisinin binaların düzenli kontrolünü ve sertifikalanmasını sağlaması gerekmektedir. Kamu binalarında bu sertifikaların gözle görünür bir yerde bulundurulması gerekecek. Kontrol, binada çalışan birçok sistemin verimini içerecek. Ticari binaların yanında, rezidans binalar da bu sisteme dahildir.

Üretim Sürecine Etkiler

Bir çok üretici, yönetmelikler ve standartların onları ciddi biçimde etkileyecek olmasından ötürü dökümanların içeriğine ve gelişimine etki edebilecek bir konumda olmaları gerektiğine inanmaktadırlar. Bunu yapmanın en iyi yolu bir ticaret birliğinden geçer. Bu birliklerin, ilgili yönetmeliklerin geliştirilmesine yardım eden devlet içindeki grupları etkileme güçleri daha yüksektir. Üreticiler bu sürecin içerisinde doğrudan bulunabilirler ama bu kolayca oluşan bir durum değildir. Kendi takvimleriyle Avrupa’nın birçok ülkesinden gelen temsilciler, konumlarını güçlendirmek için mücadele ediyorlar. Üretici delegeleri, kendi öncelikleri ve şartlarını gündeme sokup kabul ettirebilecek teknik bilgileri kuvvetli ve politik olarak kurnaz kişiler olmalıdır. Elbette bu protokoller sadece Avrupa’ya özgü değildir; uluslararası standartların üretimi sırasında da benzer süreçler yaşanmaktadır. Bölgesel farklılıklar, uluslararası bir görüş birliğine ulaşmanın önünde büyük engel teşkil edebilir. Avrupa’daki standartlar ve yönetmeliklerle gerçekleşen bütün aktivitelerden dolayı ticaret birliklerinin aktivitelerinde de patlama gerçekleşti. 2006 Nisanında Almanya’nın Karlsruhe şehrinde gerçekleşen AMCA Avrupa Bölümü toplantısı, son bir kaç yılda hiç olmadığı kadar çok katılımcıyı çekti. Bunun yanında AMCA Avrupa Bölümü’nün üye sayısı artmaktadır. Gün geçtikçe daha çok üretici hem endüstriye hem de topluma geniş ölçekte fayda sağlamak için gelişen standartları takip etmeleri gerektiğinin farkına varıyor.

Yazan:Ian ANDREWS (1)

Çeviren:Mak. Müh. Mustafa KESEN


Etiketler