Atılan Havadan Para Kazanmak!..

05 Nisan 2006 Dergi: Nisan-2006
Bu sonuçlar, bize ve gelecek nesillere daha düşük kaliteli bir çevre oluşturmanın yanısıra, sağlık hizmetleri ve sosyal hizmetlerde ciddi boyutta maliyet artışları ve aynı zamanda doğal kaynaklarda azalma anlamına da gelmektedir. Gelecekte artacak maliyetler tahmin edemeyeceğimiz kadar yüksek tutarlarda olacaktır.

İsveç/Jönköping'deki HLK Eğitim ve İletişim Okulu’ndan Mr. Sverker Johansson’a göre 1997 yılındaki global enerji tüketimi 300 EJ olarak hesaplanmıştır. (83 Trilyon 400 milyar KWh veya 8,34 milyar m3 petrole eşdeğer).

Unutulmamalıdır ki, bugün tüketiciler doğrudan kullandıkları enerji için yüksek maliyetler ödüyorlar. Buna ayrıca, tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin üretim prosesinde kullanılan dolaylı enerji tüketimi maliyetlerini de eklemek gerekiyor.

Üreticiler için ürünlerinin maliyetinin durumu, satış başarılarına ve kazançlarına katkıda bulunacağı gibi, iş hayatından çekilmelerine de sebep olabilmektedir. Maliyet düşürücü bir eylem, vergi öncesi geliri doğrudan etkiler. Aynı miktarda bir gelir elde etmek için çok yüksek satış cirolarına ulaşmak gerekir. Bir başka deyişle, zorunlu işlerde sağlanan maliyet tasarrufları, net kar artışı sağlayan direk getiriler gibi düşünülebilir.

Bazı pazarlarda özellikle Kuzey Avrupa piyasasında, enerji tasarrufu sisteminin odak noktası, 60’ lı yılların başına dayanıyor. Dünya çapında bu konunun gündeme gelmesi, 70’ li yılların sonlarındaki petrol krizine denk gelmektedir. Günümüzde de alternatif enerji, yenilenebilir enerjiler ve enerji tasarruf sistemleri için araştırmalara çok fazla çaba harcanmaktadır.

Toplam enerji tüketiminin büyük bölümünün, havanın ısıtılması veya soğutulması için veya diğer elementlerin hava  ile ısıtılması veya soğutulması için yapıldığı görülecektir.

Günümüzde az veya çok enerji tüketimi gerektiren pek çok hava ısıtma ve soğutma yöntemleri mevcuttur. Çoğu zaman kullanılan enerjinin büyük bir kısmı diğer atık ürünlerle beraber sistemden dışarı atılmaktadır (örneğin havalandırma sistemleri için egzoz havası).

Bu atık enerjiyi havadan havaya ısı eşanjörü (değiştiricisi) ile geri kazanabiliriz. Havadan havaya ısı değiştiricisi, verilen hava akışındaki sıcaklıkla diğer hedeflenen hava akışındaki sıcaklığı değiştirmede kullanılır. Bu yolla da enerji tüketimini, istenen hava yönündeki sıcaklığı değiştirmekle azaltırsınız. Uygulamaya bağlı olarak, doğru bir dizayn ile normal ısıtma ve soğutma sistemleri için kullanılan enerjinin % 40 - % 75  arası bir miktarını geri kazanabilirsiniz. Bazı durumlarda ihtiyaç olan küçük miktarlardaki enerji açığını, büyük yatırımlarla enerji kaynağı yaratmak yerine, kullanılan enerjiden tasarruf ederek  sağlamak mümkün olmaktadır.

Havadan havaya ısı dönüştürücüsü içeren sistemlerin yatırım maliyeti karşılaştırmalı olarak düşüktür. Özellikle azaltılmış enerji, çoğunlukla ısıtma ve soğutma sistemleri için daha küçük gruplara izin vermektedir.

Ayrıca var olan klima sistemine daha sonradan eklenen havadan havaya enerji kazanma üniteleri de çok hızlı geri ödeme zamanı sağlar (çoğunlukla 6 aydan 2 yıla kadar).

Havadan havaya ısı değiştiricisi seçilirken verimi, sisteme getirdiği ilave basınç kaybı ve içinden geçen iki farklı havayı ayıran bölmelerdeki sızdırmazlık göz önüne alınmalıdır.

Hava akımlarının birinin içinde, diğerine karışması istenmeyen zararlı maddeler bulunabilir. Bu yüzden sızdırmazlık çok önemlidir. Bu aynı zamanda istenmeyen kokular, toz ve benzeri kirleticiler için de geçerlidir.

Basınç kaybı, eşanjörün hava dağıtım sistemine hangi ilave direnci getireceğini tanımlar ki; bu direncin fanları seçerken ve güçlerini hesap ederken dikkate alınması gerekir. Düşük basınç düşümü, fanlar için az enerji kullanımı, fakat geri kazanım açısından daha az verim demektir. Çok daha düşük basınç düşümü ise eşanjörün verimliliğinin negatife dönmesi  anlamına da gelebilir.

Verimlilik, eşanjörün istenen hava akışında toplam sıcaklık değişiminde yüzde olarak sağladığı değişimle ilgilidir. Sıcaklık her zaman karşı hava akışı sıcaklığı yönünde değişir.

Örneğin ‘A’ hava akışı -10 ûC sıcaklığa sahip ve ‘B’ +20 ûC sıcaklığa sahip olsun. Eşanjör, A hava akışında % 60, B hava akışında % 50 verim sağlayacak şekilde hesaplandı. Bu durumda A hava akışı eşanjörde -10 ûC’dan +8 ûC’ye çıkar. (Toplamda  18 ûC’lik fark 30 ûC’nin % 60’ıdır.)  B hava akışı +20 ûC’den +5 ûC’ye düşüyor. (15 ûC’lik fark, 30 ûC’nin % 50’sidir).

Havadan havaya Isı Dönüştürücülerinin verimliliği % 45-65 arasında değişebilir. Teorik olarak bu değerin % 90’ları aşması muhtemeldir. Yüksek verimlilik demek çok ısı transferi demektir. Fakat basınç kaybının yükselmesi de enerji kaybı demektir. Ayrıca düşük sıcaklıklarda donma riski daha yüksek (daha erken) olmaktadır.  

Verimi etkileyen termal şartlar, iki hava akımının sıcaklık dereceleri, yoğuşma durumunda olan havanın nem oranı ve havanın eşanjör içerisinden düzgün veya türbülanslı olarak geçmesidir.

Verimi etkileyen diğer durumlar; ısı transfer yüzeyinin büyüklüğü, eşanjördeki hava hızı ve ayrıca çok önemli bir nokta olan, bütün ısı transfer yüzeylerinde eşit hava akışının sağlanmasıdır.

EN 308 standardı, ısı geri kazanımlı klima santrallarının verimlerinin nasıl ölçüleceğinin kurallarını vermektedir. Avrupa’da klima santrallarını sertifikalandıran EUROVENT ve RAL kuruluşları vardır. Amerika Birleşik Devletlerinde benzer sertifikasyonu ARI vermektedir.  Sertifikasyon kuruluşları, test prosedürleri ve performans tespiti için kendi kurallarını belirlemiş ticari işletmelerdir.

Tasarruf edilen enerji miktarı, klima santralından istenen verim, tahmini taze hava sıcaklığı, istenilen iç sıcaklık dereceleri ve klima santralının kullanımda olduğu süre ile hesaplanır.

Yıllık enerji tutarının hesabını yaparken iki önemli konuya dikkat etmek gerekir.

Bunlardan bir tanesi düşük dış sıcaklıkta oluşan buzlanmadır. Böyle durumlarda ısı değiştiricisi devre dışı  bırakılabilir ki o sırada verimlilik sıfıra düşer, veya ısı değiştiricisinden önce soğuk havaya ön ısıtma yapılır. Her iki çözüm de toplam yıllık enerji kazanımını etkileyecektir. Buzlanma riski ve buzlanmanın oluşacağı sıcaklık derecesi, eşanjörün verimliliğine bağlı olarak yükselir.

Üzerinde durulması gereken bir diğer konu, verilen basınç düşümünün etkileridir. Daha yüksek verim demek, daha fazla basınç kaybı anlamına gelir ve bu da  hava dağıtımı için çok fazla enerjiye ihtiyaç gösterir.

Bu nedenle, düşük verim cihazlarının daha yüksek yıllık enerji tasarrufu sağlaması çok mümkündür.

Her bölgenin yerel termal şartlarına göre ısı geri kazanım ünitelerinin optimal bir şekilde seçilmesi gerekir.

Havadan havaya ısı transferi ile enerji tasarrufu, yatırım sermayesi üzerinden büyük kazançlar getirecek çok avantajlı bir yatırımdır. Bu yatırımla, iyi bir kar elde etmek, rekabet şansını arttırmak ve aynı zamanda çevrenin korunmasına yardımcı olmak için uygun bir imkan sağlanmış olunur.
Hazırlayan: Christian LANDER / <I>Heatex Satış ve Pazarlama Yöneticisi

Çeviren: Ayça TEZEL / Havak Ltd.

Etiketler