AQUATECH 2002 Su Teknolojileri Fuarı

05 Kasım 2002 Dergi: Kasım-2002
-4 Ekim 2002 tarihlerinde Amsterdam’da gerçekleştirilen 19. Aquatech Fuarı’nda 42 ülkeden 650 katılımcı yer aldı. Yaklaşık 25.000 metrekare alan üzerine yerleşmiş olan bu dev fuara, SU konusunda hizmet veren şirketler katıldılar. Suyu iyileştiren cihazların imalatçıları, atık su sistemleri kuran müteahhitler, atık su tasfiye cihazları imalatçıları, danışman firmalar, kontrol ve otomasyon cihazı imalatçıları, su kimyasalı imalatçıları, boru-vana bağlantı parçaları gibi suyu taşıyan malzemelerin imalatçıları, bu konularda sektörel yayın yapan yayın kuruluşları ve kalite sertifikası veren müesseseler Amsterdam’da buluştular.

Türkiye’den 9 imalatçı firmanın bu fuara katılması hepimiz için gurur kaynağı oldu.

- Akdöküm-İzmir (metal dökümcü)
- Baygan-İzmir (atık su tasfiyesi ve reçineli su hazırlama sistemleri kuran taahhütçü)
- Doğuş Vana-İzmir (vana imalatçısı)
- Duyar Vana-İstanbul (vana imalatçısı)
- Mas Pompa-İstanbul (pompa imalatçısı)
- Santek-İstanbul (sentetik basınçlı kap imalatçısı)
- Teknik Arıtma Ğ İstanbul (paket tip atık su tasfiye cihazı imalatçısı)
- Timex-Ankara (su filtresi imalatçısı)
- Water Clinic-Mim-İstanbul (ultraviyole su dezenfeksiyon cihazı imalatçısı.)

Son kullanıcıdan ziyade SU konusunda çalışan profesyonellerin ziyaret ettiği Armsterdam Ğ Aquatech Fuarı’nı kendi ihtisasım olan ‘Su kalitesini iyileştirme’ açısından izledim ve yenilikleri tetkik ettim. Bir önceki Aquatech fuarına kıyasla bu fuarda ‘Yenilik’ olarak gözlemlediğim 3 konu oldu:

1. Ultraviyole (U.V) ile dezenfeksiyon tekniğinde, alışılmış sürekli U.V. ışını yerine, çok yüksek güçte FLAŞLAR şeklinde U.V. ışınları ile suyu dezenfekte etme tekniğini kullanan bir cihaz fuarda ilk kez sunuldu. Bugün için sadece 150-300 m3/saat gibi yüksek su debileri için imalat yaptıklarını söyleyen firma yetkilileri cihazın gelecek yıl daha küçük modellerini de imal etmeyi düşünüyorlar.

2. Suyun saflaştırılmasında kullanılan EDI Ğ Elektrodeionizasyon tekniğinde kullanılan birimler bugüne kadar 1 m3/saat gibi debiler için imal edilirken , bu fuarda bir imalatçının ilk kez 5-10 litre/saat gibi çok küçük EDI cihazları imal ettiğini gördük. Bu güzel bir gelişmeydi, çünkü artık laboratuvarlarda dahi EDI cihazı ile çok saf sular üretilebilecek.

3. Kimya laboratuvarları sayesinde su içinde bulunan maddeler çok hassas bir şekilde ölçülebiliyorsa da boru içinden su geçerken suda bulunan Nitrat ve Amonyağı ölçme imkanı bugüne kadar yoktu. Yeni gelişen ölçme tekniği ile artık Nitrat ve Amonyak da sürekli olarak ölçülebilecek. Şehir sularının arıtmasında ve gıda sanayindeki proseslerde bu maddelerin sürekli ölçülebilir olması ve denetlenebilmesi biz arıtmacılar için çok iyi bir gelişme.

Su dezenfeksiyonunda kullanılan, ancak benim çok emniyetli bulmadığım Ultraviyole lambalı cihaz imalatçıları ile fuarda çok karşılaştım. Buna karşın, yine bana göre dezenfeksiyonda çok emniyetli olan Ozon tekniğinin bu yıl çok iyi sergilenmediği kanısındayım. Fuarda Ters Osmos tekniği ile ilgili çok sayıda stand vardı; mambran imalatçıları, mambran kabı imalatçıları, komple paket ters osmos cihazı imalatçıları, evsel cihazların imalatçıları ve satıcıları gibi... Fakat Ters Osmos tekniğinde yeni bir teknoloji veya uygulama gözüme çarpmadı.

Bazı imalatçılar ise yeni bir ürün geliştirmemekle beraber mevcut ürünlerinde imalat kalitelerini yükseltmişler. Örneğin bir filtre imalatçısı olan HARMSCO (A.B.D), artık tüm filtre kaplarını 316-L kalite paslanmaz çelikten imal ediyor.

Aquatech Fuarlarında danışmanlık şirketleri de stand açıyorlar. Avrupalı danışmanlık kuruluşları şehir suyu hazırlama, şehir suyu dağıtımı, şehir atık su tasfiyesi, sanayide su yönetimi gibi hizmetler veriyorlar. Bu standları ziyaret ettikten sonra ülkemizde mühendisliğin ne kadar değersiz olduğunu tekrar gördüm. Ülkemizde çoğu zaman su iyileştirme işleri için önceden proje yaptırılmıyor, iş doğrudan taahhüt şirketlerine veriliyor veya böyle bir su iyileştirme sistemi projesi yaptırılıyorsa da bu projeyi, bu fuarları hiç gezmeyen, sanayide cihazları işleten kişilerin eğitim seviyelerini bilmeyen kişiler yapıyorlar. Tabii sonuç maalesef iyi olmuyor ve ülkemiz para ve zaman kaybediyor.

Aquatech ve benzeri fuarlarda eğitim seminerleri de düzenleniyor. Ücretli olan Su Tekniği eğitimlerini IOA-International Ozone Association (Uluslararası Ozon Derneği), WQA-Water Quality Association (Su Kalitesi Derneği) gibi kuruluşlar veriyorlar.

Büyük imalatçıların uluslararası bayilerinin ve temsilcilerinin ziyaret ettiği bu fuar, imalatçılar ile satıcıları buluşturan sosyal bir fırsat özelliğini de taşıyor. Bu fuar süresi içinde ben de üç imalatçının sosyal organizasyonuna katıldım. Osmonics (A.B.D) kuruluşunun Başkan Yardımcısı ile beraber olduğumuz bir akşam yemeğinde çok ilgisini çektiği için kendisine Türkiye’nin bugünkü jeo-politik durumu ve Irak savaşının Türkiye’yi nasıl etkileyeceği konularında bilgiler verdim. İlgiyle dinledi ve memnun oldu.

Dünyanın en modern otomatik su yumuşatma cihazlarını üreten Kinetico (A.B.D)’nun düzenlediği akşam yemeğine ise Kinetico’nun Türkiye distribütörü NES’in kurucusu Nevres Ülgen Bey ile beraber katıldık.

Radyo frekansı ile su tesisatında kireçlenmeyi önleyen Hydroflow cihazını imal eden Hydropath Ğ İngiltere şirketi fuarın son gecesi 10.YIL kutlamasını gerçekleştirdi. Uluslararası tüm Hydroflow bayilerinin katıldığı bu etkinlikte Türkiye distribütörü olarak bulundum.

Ekim ayı başında bu orta Avrupa kenti hiç soğuk değildi ve şansımıza dört gün hava güneşliydi. Aquatech Fuarı’na ev sahipliği yapan Amsterdam şehrinin fuar ziyaretçilerinin işini nasıl kolaylaştırdığına da kısaca değinmek isterim.

Amsterdam’da oturan ve görev yapan her kişi sanki tek tek turizm için eğitilmiş. Amsterdam’da dolaşmak için o ülkenin dilini bilmek şart değil. Biraz İngilizce veya Almanca bilen bir kişi her işini halledebilir. Çünkü bu kentte karşılaşılan her Amsterdamlı sorduğumuz her soruya güleryüzle ve zaman ayırarak cevap veriyor, yardımcı olmaya çalışıyor. Şehir ile ilgili broşür, harita, dergi veya ulaşım haritalarını her otelde bulmak mümkün. Şehir içi ulaşım harika. Tramvay, otobüs, taksi hatta kiralık bisiklet ile her yere kolayca ulaşmak mümkün.

Türkiye’de turizm hizmeti veren kişiler ile turistik kentlerimizi yöneten belediye başkanları ile ilgili kamu personelinin Amsterdam’ı profesyonelce incelemelerini ve bu kentteki birikmiş tecrübeyi ülkemize kazandırmalarını dilerim. y

Enis Burkut
infoburkut@burkut.com.tr

Etiketler