Amaca dikkat!

05 Mayıs 2008 Dergi: Mayıs-2008

?Bilgi en büyük güçtür? denir. Herkes de gücün peşinde. Bunun için herkes de pekala ?bilmek? ister. İyi de; bilgiye sahip olmadan önce o bilgiyle ne yapacağını, o bilgiyi ne için istediğini de bilmek gerek. ?Büyümek, gelişmek için? desek, yerinde bir yanıt olmaz. Pek sevdiğim bir sözdür; ?sadece büyümüş olmak için büyümeyi istemek, ancak bir kanser hücresinin ideolojisi olabilir?. Amaca dikkat! Doğru amaçlar olmadan doğru sonuçlara ulaşmak, hiçbir şey yapmaksızın bir gün gönlümüzdeki aslanın kapımızı çalması olasılığına eşittir. Bakın yüz binlerce yerlinin katline sebep olan ve kendini de yapayalnız ölmeye mahkum eden şaşkın kaşif Kolomb?a.. Adam yün dokuma tezgahında çalışan gariban bir işçinin iki oğlundan biri. Haritacının yanında çalışş, köşeyi dönmenin en iyi yolunun da zamanının ticaret zirvesi ipek ve baharat yolunu kısaltmak, doğunun tüccarların gözünü kamaştıran servetini bir cinlikle çabucak transfer edebilmek olduğuna inanmış. Oturmuş saçma sapan haritalar çizmiş; fındık kadar bir dünya, koskocaman bir Asya kıtası..Doğuya doğru git babam git bitmiyor. Tabi adam, sömür sömür bitmez, uçsuz bucaksız bir doğu hayal ediyor. Amerika ile Japonya arası mesafe gerçeğin sadece beşte biri..O zamanlar da bu zamanlara benzediği için, haramisi, korsanı bol. Doğudan batıya gelen kervanlar, gemiler gasp ediliyor. Tüccar berdaim zararda. Biz de arkadan dolanırız diyor Kolomb. Zira en büyük meziyeti, pek çokları halâ dünyanın tepsi gibi dümdüz olduğuna inanırken Kolomb?un ?yok canım, kavisli galiba? diye düşünmesi. Haklısın Kolomb, dünya toparlak, ama ne kadar? Haritaları tamamlayan Kolomb, başlamış sponsor aramaya. Adam Osmanlılara bile başvurmuş; akla bak. Osmanlı toprakları ipek yolunun en önemli ticaret merkezlerini barındırıyor. Osmanlı kendi topraklarındaki ticaret merkezlerini canlı tutmak yerine ?macera dolu Amerikaaa? şarkısını söyleyerek  sana çil çil altınları sayacak, Sarayburnu?ndan seni yolcu ederken ?Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete? sözünü, çok daha erken bir tarihte keşfedecek. Düşünün hadise 1400?lü yılların sonlarına doğru cereyan ediyor. Biz daha İstanbul?u yeni aldık sayılır. Üstelik İspanya?dan çok daha yakınız Hindistan?a; İlahi Kolomb! Neyse ki İspanya Hindistan?a çok uzak; vermiş parayı, Kolomb üç gemi 120 civarında mürettebatla 1492?de batıya doğru yelken açmış. Gitmeden de anlaşş İspanyollarla; oradan getirilecek emtianın onda biri üzerinden.. Kolomb?un batıyı kısacık gösteren haritası üzerinde Hindistan için hesapladığı mesafe tamamlandığında, şans bu ya, kara görünmüş: Bahama adaları?Adamın şansına iyi ki de kara görünmüş, yoksa mürettebat geleneksel olarak isyana teşne bir durumda. Adam bir şekilde Amerika?ya ulaşş neticede. Ne fark eder? Kolomb?un yepyeni bir kıtaya çıkmış olduğundan haberi yok ki.. Çıktığı karanın yerli halkı da yanık tenli; tamam işte ?Hintliler? demiş Kolomb, zira tek derdi Hindistan ve servetin yüzde onu.. Mürettebatın üçte birini buralarda bir yerlerde bırakmış, bir koşu İspanya?ya dönmüş. Adama onur nişanları, rütbeler vermişler, daha güçlü bir ekiple geri göndermişler; koloni kurmak üzere. Artık yolu belledi ya, eliyle koymuş gibi varmış ?Dominik? taraflarında bir yerlere..Onun çapulcu tayfasını çoktan kovalamış yerliler. Kolomb ve şürekası, bölgenin 250.000 civarındaki nüfusunu on beş yıl içinde 60.000?e düşürmeyi başarmış! İlk iki seferinde ana karaya bile çıkamamış. Üçüncü seferinde ana karaya ayak basmış ?gayrı ihtiyari?. Bu Hindistan?ı bir türlü bulamayan, ne bulduğunun önemine bir türlü varamayan adamı, dördüncü kez de göndermişler ?eh, artık bulur herhalde? iyi niyeti içinde. Adam Orta Amerika sahillerini ha babam turlamış ama Panama?dan Pasifik Okyanusunu bile keşfedememiş.  Bilindiği üzere Amerika kıtasını 15.yüzyılın sonunda Amerigo Vespucci adında bir İtalyan keşfetti. Amerika adını bu adamdan alırken, zavallı Kızılderililere hala ?Hintli? (Indian) denmesinin sebebi şaşkın Kolomb?tur. Ama Kristof Kolomb Amerika'nın kaşifi olarak değerlendirilir, hatta ABD?de ?Kolomb Günü? diye bir gün kutlanır. Eminim sadece; keşfetme ve insanlığın gelişimine katkı sağlama gibi bir amaç yerine dönemin ivme kazanan koloniciliğine gösterdiği sadakat yüzündendir. Ama Kolomb tüm bu başarısız seyrüseferlerin ardından sponsorları tarafından da dostları tarafından da terkedilmişti ve yapayalnız öldü.

 

En büyük güç, her şeyden önce yalnız olmamak, yalnız bırakılacak kadar değersiz olmamakta..

 

Tüm okurlarımıza esenlik dileklerimizle...

 

Oya BAKIR

oyabakir@dogayayin.com


Etiketler