Alman Pompa Devi Wilo, Sektörün Avrupa'daki İlk Yeşil Bina Yatırımını Türkiye'ye Yaptı

05 Temmuz 2011 Dergi: Temmuz-2011

Dünyanın lider pompa sistemleri üreticilerinden Wilo, geçtiğimiz yıl yaklaşık 11 milyon dolarlık yatırımla Orhanlı-Tuzla?da yapımına başladığı yeni tesisini faaliyete geçirdi. 9 dönümlük arsa üzerine kurulu 8.000 metrekare kapalı alana sahip olan tesis, pompa sektöründe Avrupa?nın ilk LEED (Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik Sertifikası) sertifikalı yeşil binası olma özeliği taşıyor. Bina teknolojileri, endüstri tesisleri ve altyapı projeleri için pompa sistemlerinin üretiminin yanı sıra servis ve eğitim merkezine de sahip bir kompleks olan tesis, gelişmiş teknolojik ve çevreci özellikleri ile hem doğaya hem de çalışanlarına değer katıyor. Türkiye?de son dönemde hayata geçen en çevreci ve teknolojik bina yatırımlarından biri olan tesiste enerjiden % 24, su kullanımından ise % 50 tasarruf sağlanacak.

71 ülkede, 6000?den fazla çalışanı ile faaliyet gösteren, 1 milyarı euro?yu aşan cirosu ile dünyanın önde gelen pompa üreticisi Wilo, son dönemdeki en önemli yatırımlarından birini Türkiye?de hayata geçirdi. Türkiye?de özellikle atıksu arıtma alanındaki potansiyelin yüksek olduğunu gören ve dünyadaki tüm yatırım planlarını ertelerken, Türkiye?deki yatırımı için frene basmayan grup, yaklaşık 11 milyon dolar yatırımla yeni üretim tesisini hizmete açtı. İstanbul Orhanlı-Tuzla?da 9 dönüm arazi üzerine 8.000 metrekare kapalı alana inşa edilen tesis, pompa vana sektöründe, Avrupa?nın ilk LEED sertifikalı yeşil binası olurken, Türkiye?de de sertifikalı binalar içinde ilkler arasında yer alıyor. Aynı zamanda servis ve eğitim merkezine de sahip bir kompleks olma özelliği taşıyan tesiste, hidrofor sistemleri, kontrol panoları ve müşteriye/pazara özgü özel sistem uygulamaları yapılacak.

Yaklaşık 9 ayda tamamlanan tesisin yapımında Amerikan Yeşil Binalar Konseyi tarafından belirlenen LEED kriterleri esas alındı. İnşaat aşamasından itibaren alan verimliliği, su verimliliği, enerji ve atmosfer, malzeme ve kaynaklar, iç mekan hava kalitesi ve tasarımda yenilik olmak üzere 6 kriter üzerinden değerlendirilen tesis, LEED sertifikası almaya hak kazandı.

Türkiye?yi Bölgesel Üs Olarak Değerlendiriyoruz

Tesisin açılışı için düzenlenen basın toplantısında konuyla ilgili bir açıklama yapan Wilo SE CEO?su Oliver Hermes, Türkiye?nin grup içinde önemli merkezlerden biri olduğunu söyleyerek şöyle devam etti: ?19 yıldır faaliyet gösterdiğimiz Türkiye pazarı, gerek hızlı büyümesi, gerekse coğrafi konumu açısından çok önemli bir potansiyel taşıyor. Wilo Türkiye bünyesinde çalışan mühendisler, yakın pazarın ihtiyaçlarını çok iyi biliyor, buna yönelik çözüm geliştirmede bizim için çok önemli adımlar atıyor. Burada genç ve dinamik, hızlı, çözüm odaklı ve yenilikçi bir ekibe sahibiz. Bulunduğu bölge içinde, fark yaratan çok önemli özellikleri var. Bu nedenle dünyadaki tüm yatırımlarımızı ertelerken Türkiye?ye yatırım yapmaya karar verdik. Eş zamanlı olarak Türkiye ofisine, yakın bölgedeki 8 ülkenin daha sorumluluğunu verdik. Gerek bugüne kadar göstermiş olduğu başarı, gerek sahip olduğu potansiyeli, gerekse stratejik önemi açısından, Türkiye?den çok umutluyuz. Türkiye?yi bölgesel bir üs olarak değerlendiriyoruz. İlerleyen dönemde yakın bölgelerin iş potansiyeline bağlı olarak farklı yatırımlar da düşünebiliriz.?

Üretimi Genişletmeyi Planlıyoruz

Konuşmasında grubun Türkiye pazarına yönelik hedefleri hakkında da bilgi veren Hermes, bazı ürün gruplarının üretiminin Türkiye?ye kaydırılmasının gündemde olduğunu söyleyerek şöyle devam etti: ?Türkiye ofisimiz bugüne kadar gösterdiği üstün performans ve başarı ile Wilo?yu önemli bir noktaya taşıdı. Türkiye ekibi, deneyimi ve bilgi birikimi ile yıllardır gerek Türkiye?de, gerekse Türk müttehitlerin yurtdışı projelerinde katma değer yaratacak sistemleri hayata geçirdi. Türkiye?nin de içinde bulunduğu Yakın Doğu bölgesinde gerek bina teknolojilerinde, gerekse altyapı projelerinde önemli bir potansiyel görüyoruz. Özellikle Yakın Doğu bölgesi yeniden yapılanma sürecinde olduğu için önemli bir pazar. Atıksu arıtma alanında önemli fırsatlar var. Bu bölgenin yönetiminde ise Türkiye?ye güveniyoruz ve aynı Türkiye?de olduğu gibi bölge ülkelerinde çift haneli büyüme hedefliyoruz. İlerleyen dönemde bu tesiste Wilo grubu için bazı ürün gruplarının üretimini gerçekleştirmeyi planlıyoruz.?     

Türkiye?de Sektörün En Gelişmiş Tesisini Yaptık

Toplantıda yeni tesis ile ilgili bilgi veren Wilo Türkiye Genel Müdürü ve Wilo SE Yakın Doğu Bölge Müdürü Ercüment Yalçın, Avrupa?da sektörün ilk LEED sertifikalı yeşil binasını Türkiye?ye kazandırmaktan duydukları gururu dile getirerek şunları söyledi: ?Bu tesis Wilo grubunun Türkiye verdiği önemin bir göstergesi olması dolayısıyla bizler için ayrı bir gurur. Avrupa?da kendi sektöründe ilk olmasının yanı sıra Türkiye?de de LEED sertifikalı binalar içerisinde ilkler arasında yer alıyoruz. Bu tesiste dünyanın en gelişmiş teknolojilerini kullandık. Temel atarak, sıfırdan başlanan bir proje olduğu için çevre açısından önemli farklarımız var. Öncelikle hafriyatın kaldırılmasında su, çevre ve hava kirliliğinin önüne geçmek için bir dizi önlem aldık. İç mekanda kullandığımız halılardan boyaya, ısıtma-soğutma sistemlerinde kullanılan gazlardan yapıştırıcılara kadar kullanılan malzemelerinin tamamının doğa dostu olmasına özen gösterildi. İnşaat maliyetlerinin % 30?u geri dönüştürülmüş malzemelerden oluşuyor. Yerel ekonomiyi desteklemek ve yakıt tüketimi kaynaklı çevre kirliliğini engellemek için kullanılan malzemelerin % 59?u yerli kaynaklardan temin edildi. Isıtma-soğutma ve havalandırmada otomasyon sistemi kullanıyoruz. Binanın % 85?i gün ışığı alacak şekilde planlandı. Aydınlatmalar ise sensörler aracılığıyla harekete ve günışığına duyarlı olarak devreye giriyor. Binanın sıcak su ihtiyacı güneş panelleri ile karşılanırken, yağmur suyu biriktirilerek sulamada kullanılıyor. Karbon salınımını düşürmek amacıyla paylaşımlı araç kullanımını ve yakın bölgede oturan çalışanlarımız için bisiklet kullanımını teşvik ediyoruz. Hayata geçirilen çevreci uygulamalar ile enerjiden % 24, su kullanımından ise % 50 tasarruf sağlayacağız.?

 

Wilo Yeşil Bina Özellikleri

Yüksek Enerji Tasarrufu

Wilo?nun yeşil bina projesi, enerji performansı ile de dikkat çekiyor. Proje henüz tasarım aşamasındayken belirlenen tasarruf uygulamaları inşaatın başladığı andan itibaren devreye alındı. Enerji modellemesi yapılarak binanın enerji performansı ASHRAE standartları ile karşılaştırılmış ve enerji maliyeti açısından % 24 daha tasarruflu bir proje ortaya konmuştur. Projede, enerji etkin bir bina yaratabilmek için birçok sistem uygulanıyor. Örneğin, binanın ısıtması, soğutması ve havalandırılması için otomasyon sistemi ile ısı geri kazanımlı ve yüksek verimli değişken gaz debili (VRV) ısıtma ve soğutma sistemleri kullanılıyor. Isıtma ve soğutmadaki kayıpları önlemek için ise yüksek performanslı dış cephe izolasyonu ve yüksek performanslı camlar tercih edildi. Dim edilebilir aydınlatma sistemleri ile ışık seviyesi ihtiyaca göre ayarlanabiliyor. Bunun yanında hareket ve varlık sensörleri ile gereksiz aydınlatmanın önüne geçiliyor. Yüksek verimli pompalar ve fanlar ile de enerji tasarrufu sağlanıyor. Binanın sıcak su ihtiyacı ise güneş panellerinden karşılanıyor.

Projede kullanılan sistemlerin çevre dostu olması da dikkat çeken bir başka özellik. Isıtma ve soğutma sistemlerinde, ozon tabakasına zarar verecek gazların (CFC gazı Kloroflorokarbon)  yerine  küresel ısınmaya en az etki edecek gazlar kullanılıyor. (R407C ve R410A gibi)

Sürdürülebilir Alanlar

Proje kapsamında inşaat çalışmalarına başlamadan önce hava ve su kirliliğini önlemek, toprak kaybının önüne geçmek için ESC planı (Erozyon ve Sedimentasyon Kontrol Planı) devreye alınmış. Bu kapsamda; şantiye araç giriş-çıkışında araç yıkma alanı oluşturulmuş, verimli üst toprağın kaybını önlemek ve daha sonra değerlendirmek için toprak bir bölgede biriktirilmiş. Yağan yağmurla birlikte toprağın şantiye dışına çıkmasını engellemek için ise geotekstil malzeme ile şantiye etrafı çevrelenmiş. Çökelti havuzu oluşturularak rogar kapaklarında özel önlemler alınmış ve suyun yağmur kanallarına filitre edilerek geçişi sağlanmış.

Projede bitki örtüsünün köreltilmiş olduğu ve siyah yüzeylerde ortaya çıkan ısı alan etkisini en aza indirmek için de birçok tedbir yer alıyor. Öncelikle saha içi araç yollarında asfalt yerine beton uygulması tercih edilmiş. Otoparklarda ise delikli taşlar kullanılarak yeşil alanların artması sağlanmış. Tüm bu uygulamalar sonucunda, peyzaj alanlarında ısı adası etkisinde % 87 oranında düşüş yakalanmış. Çatı alanlarında ise, yansıtıcı etkisi yüksek olan beyaz renkli TPO malzeme kullanılmış ve ısı adası etkisi % 76 oranında düşürülmüş.

Daha Az Su Tüketimi

Proje, suyun verimli kullanımı içinde birçok uygulama içeriyor. Binalardaki şebeke suyu tüketiminde peyzaj alanlarının etkisi düşünülerek mümkün oldukça az su tüketen çalı, yer örtücü bitkiler ve su ihtiyacı az olan karışık çim çeşitleri tercih edilmiş. Damlama sulama sisteminin kullanıldığı peyzaj alanlarında, nem ölçer cihazı da sisteme dahil edilerek daha verimli bir sulama sistemi hayata geçirilmiş. Bu stratejilerle yalnızca peyzaj alanlarında sağlanan su tasarrufu % 50?ye ulaşıyor. 

Bina içi su tüketiminde ise ıslak hacimlerde düşük debili klozetler, susuz pisuarlar ve yüksek verimli, sensorlu bataryalar kullanılarak şebeke suyu kullanımından % 50 tasarruf sağlanıyor.

Daha Fazla Geri Dönüşüm   

Projede kaynakların ve çevrenin korunması amacıyla atık yönetimi uygulamaları inşaat çalışmaları sürecinde başlatılmış. Şantiyeden çıkan atıklar, sahada bir alanda toplanarak, atık değerlendirme firmalarına iletilmiş. Kontrollü ve düzenli bir çalışma planı izlenmesi sonucu, inşaat sırasında çıkan atığın % 93?ünün atık tesislerinde yeniden değerlendirilmesi sağlanmış. Proje kapsamında günlük evsel atıkların oluşumunu düşürmek için ise atıkların farklı kaplarda ve bina içinde kolay ulaşılabilir alanlarda toplanması sağlanıyor.

Projede yer alan inşaat maliyetlerinin % 30?unu geri dönüştürülmüş malzemeler oluşturuyor. Böylece doğal kaynakların korunmasına da katkı sağlanıyor. Yerel ekonomiyi desteklemek ve yakıt tüketimi kaynaklı çevre kirliliğini önlemek için ise  inşaat maliyetinin % 59?unda yerel malzemeler tercih edilmiş.

Daha Az Karbon Salınımı

Wilo?nun yeni tesisinin bulunduğu arsa, sanayi bölgesinde yer alıyor. Bu durum yeşil bina kriterleri için uygun bir saha yaratıyor. Proje, toplu taşıma ulaşımına yakın değil ancak bireysel otomobil kullanımından kaynaklanan karbon salımını azaltmak ve personelin ulaşımını sağlamak amacıyla personel servisleri bulunuyor. Projede yakın çevreden gelen bina kullanıcıları için bisiklet kullanımı da teşvik ediliyor. Binada bisiklet park alanları ve duş alanları da bulunuyor. Biryesel araç kullanımının çevreye verdiği zararı en azına indirebilmek amacıyla düşük emisyonlu-yüksek yakıt verimli araçların kullanımı ile paylaşımlı araç kullanımı da özendiriliyor.

Önce İnsan

Wilo?nun yeşil binası, çalışanların motivasyonunu olumlu yönde etkileyecek özellikler de barındırıyor. Örneğin proje manzara ve gün ışığından maksimum fayda sağlayacak şekilde tasarlanmış. Gün ışığı aydınlık seviyesini artırmak için çatıya ilave ışıklıklar yerleştirilmiş. Projede, gün ışığı alan yaşam alanlarının aydınlık oranı % 85?i, manzara gören yaşam alanlarının oranı ise % 92?yi buluyor. 

İnşaat sırasında, malzemeleri ve inşaat çalışanlarının sağlığını korumak için de birçok tedbir uygulamaya alınmış. Örneğin, klima kanalları montajı sırasında çalışanların ağızlarının maskelerle kapatılması sağlanmış. İnşaatı devam eden alanlar bitmiş alanlardan izole edilerek toz taşınımının önüne geçilmiş. İnşaat sahasında çalışanlar için havalandırma sağlanmış ve ince işler belirli bir sıraya konularak verimli ve efektif bir çalışma sağlanmış; zaman yönetimi de etkin bir şekilde uygulanmış.

İç mekanlarda kullanılan yapıştırıcı, boya ve kaplama malzemelerinin içeriğinde VOC (zararlı uçucu maddeler) değeri yüksek maddeler içermeyen ürünler kullanılmış. Böylece kısa ve uzun vadede insan sağlığına zarar verecek maddelerin solunmasının önüne geçilmiş. Ofislerin zemin kaplamasında ise CRI (Carpet & Rug Institute) tarafından test edilmiş ve GLP (Green Label Plus) sertifikalı halılar tercih edilmiş.

                                                                                                                      Fotokopi odaları bağımsız bir egzoz sistemi ile donatılarak binanın diğer alanlarından ayrı olarak havalandırılan bir alanda yer alıyor. Binanın ana girişinde yer alan özel paspaslar sayesinde tozun içeri girmesi önlenerek içerideki havanın kalitesi korunuyor. Tüm klima santrallerinde ise yüksek verimli filtreler kullanılıyor. 

Binada ASHRAE standartlarına göre % 30 daha fazla taze hava sağlanıyor. Kullanım yoğunluğu yüksek olan toplantı odaları, yemekhane gibi alanlarda ise karbondioksit sensörleri kullanılarak hava kalitesi kontrol altında tutuluyor. Böylece çalışanlar için sağlıklı bir çalışma ortamı sağlanıyor.


Etiketler