ALARKO Şirketler Topluluğu Başkanı Dr. Üzeyîr Garih ile Genel Yayın Yönetmenimiz Dr. Sedat Özkol Görüştü

05 Eylül 1992 Dergi: Eylül-1992

Dr. ÖZKOL : Sayın Garih; bize sizinle görüşebilme olanağını tanıdığınız için size teşekkür ederiz. Sektörümüzde yeralan her kurum ve kişinin de çok iyi bildiği gibi "ALARKO" sektörümüzde yeralan pek çok etkin ve saygın firmanın kurucularını eğitmiş ve yetiştirmiştir. Dolayısıyla Alarko bir okul görevini yerine getirirken sektörümüze etkin ve çok önemli katkılarda bulunmuştur. Yine de okuyucularımızı aydınlatabilmek için bize ALARKO'nun tarihçesi hakkında lütfen bilgi verir misiniz?


Dr. GARİH : Alarko, 1954'te İstanbul'da iki ortak tarafından hemen hemen sermayesiz şekilde Karaköy'de bir küçük odada kurulmuş bir kollektif şirket olarak işe başlamıştır. Konusu otofinanse olabilen ısıtma-klima-soğutma taahhütleri yapmaktı. Her iki ortağın da bu konuda 2-3 yıllık deneyimlerinin yanısıra, çalışma ve başarma azmi ile iyi lisan bilgileri vardı. Küçük ev ve apartmanlarda kalorifer taahhüdü olarak başlayan iş hayatı, 1950'lerde sanayileşme atılımında, özellikle tekstil fabrikalarının başarılı sınai klima tesislerini gerçekleştirmek sureti ile devam etmiştir. Bu arada 1950'lerin sonunda başgösteren döviz sıkıntısı, taahhütler için gerekli araç ve gereçlerin imali için çok basit aletlerle donatılmış bir küçük atelyenin kurulmasına neden olmuştur. 1960'larda sanayii tekrar gelişen ülkemizde küçük atelye, klima-ısıtma-soğutma cihazları üreten evvela küçük sonra büyüyen fabrika ve fabrikalara dönüşmüş, ısıtma-klima-soğutma taahhütleri ise, anahtar teslimi fabrika yapma şeklini almıştır. Bilahare müteahhit sıfatı ile gerçekleştirdiği tesislerin bir kısmına ortak olmak sureti ile Alarko Grubu çalışma alanını genişletmiş ve diversifiye etmiştir. Organizasyon ve bünye içi eğitime çok önem veren Alarko, yönetimini yüklendiği her kuruluşa benzer, ticari, sınai ve finansal felsefeye sahip belkemiği niteliğinde kadroları yerleştirmeyi ilke edinmiş ve "hedeflere göre yönetim" sistemini uygulayarak "kârlılık merkezleri"ne ayrılmış, her merkezi peryodik ve sistematik bir denetime tabi tutmuştur. Başka bir deyimle; motivasyonu artırıcı bir otonom yönetimin yanısıra sıkı bir merkezi denetim yöntemini uygulamaya çalışmış ve çalışmaktadır. Bugün için iki ortak, yani ortağım Sayın İshak Alaton ve kendim, işin başında %50 %50 ortaklığımızı Eş Başkanla sürdürürken tedricen yöneticiliği, ilgili yetişmiş arkadaşlarımıza devrederken yönlendirici rolünü yüklenmeye çalışmaktayız. Bugün için Alarko Şirketler Topluluğu birbirinden farklı fakat birbiri ile bir mantıksal ilintisi bulunan muhtelif dallarda faaliyetini sürdürmektedir
 

Dr. ÖZKOL : Sayın Garih; çok başarılı bir gelişme çizgisi izleyen ALARKO'nun bugün varmış bulunduğu aşama ve ALARKO Şirketler Topluluğu içinde yer alan kuruluşların nitelikleri konusunda bizi aydınlatır mısınız?
 

Dr. GARİH  :  Bugün için Alarko Şirketler Topluluğu birbirinden farklı fakat biribiri ile bir mantıksal ilintisi bulunan muhtelif dallarda faaliyetini sürdürmektedir. Bunlar sırası ile:

  • Yurtiçi inşaat ve elektrik mekanik tesisat taahhüdü,
  • Yurtdışı inşaat ve elektrik mekanik tesisat taahhüdü,
  • Arazi geliştirme ve geniş çapta yaşam türü satışı,
  • Ağır sanayi ekipmanları üretimi,
  • Isıtma,klima,soğutma gaz cihazları üretimi,
  • Dalgıç ve sirkülasyon pompalan ile akaryakıt ve gaz brülörleri üretimi,
  • Yurt çapında yatırım malları satışı ve satış sonrası servisi,
  • Elektrik üretimi ve enerji satışı,
  • Bankacılık,
  • İthalat-ihracat,
  • Uluslararası ticaret ve finansman

konularıdır.

Dr. ÖZKOL : Sayın Garih; ALARKO 'nun yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirdiği ve gerçekleştirmekte olduğu en önemli girişimlerle ilgili olarak bilgi alabilir miyiz?

Dr. GARlH : Alarko Şirketler Topluluğu'nun çalıştığı alanlarda önemli girişimleri vardır. Yurt içinde, irili ufaklı, kimya, petrokimya,kağıt tesislerinin yanısıra, havaalanı terminalleri, büyük ofis kompleksleri, oteller ve tatil köyleri, Nato askeri tesisleri, şehirlerde doğalgaz şebekeleri, atık su tasfiyeleri ve yeni yaşam tarzları sunan uydu şehirler ve mahallelerin inşasını gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmektedir. Yurt dışında Irak, İran ve Bağımsız Devletler Topluluğu'nda, küresel tank çiftlikleri, magnezit fabrikaları, ofis binaları, anahtar teslimi sınai tesisler ve bunların yanısıra Moskova'da Türkiye Cumhuriyeti Elçilik Kançılarya kompleksi gibi tesisleri yapmış ve yapmaktadır. 

Dr. ÖZKOL : Sayın Garih; 'ALARKO Şirketler Grubu' yıllardan beri sektörün her alanında etkinlikler gösteriyor. Mühendislik-müşavirlik hizmetleri, üretim-imalat-pazarlama hizmetleri, yüklenicilik hizmetleri gibi. Bu bağlamda sizce hem sektörün hem de kuruluşunuzun (alt birimleri itibariylede) karşı karşıya bulunduğu en temel sorunlar hangileridir ve bu sorunların çözümleri neler olabilir?

Dr. GARİH : Bu konularda temel sorun, gelişmeye paralel organizasyonu ve bu organizasyonu yürütecek uygun personeli uygun adım yürüyecek şekilde Alarko ruhu ve felsefesine göre yetiştirebilmektir. Yaptığımız işler organizasyon ve özellikle iyi yetişmiş insan gücünü gerektirmekte- dir, iş alma, yapma, sonuçlandırma ve başarma buna bağlıdır. Bunun dışında yurt içinde cenkleştiğimiz ve enerjimizi büyük oranda yutan iki ana öge; bürokratik engeller ve enflasyondur. Bu sorunların bizimle ilgili olanlarını topluluk içi yoğun eğitimle çözmeye çalışıyoruz.Dışımızda olanlara da var gücümüzle uymaya çalışıyoruz.
 

Dr. ÖZKOL : Sayın Garih; sektörümüzün yurtiçi ve yurtdışı gelişme potansiyeli ve bu potansiyelin gerçekleşmesi ile ilgili olarak, gerekliyse devletin almasında yarar olan teşvik tedbirleri ve destekler nelerdir?
 

Dr. GARtH : Sektörümüz ve özellikle taahhüt sektörümüz çok gelişmiştir. Uluslararası alanlarda rekabet gücü, teknik kalite ve fiyat bakımından üstündür. Yurtiçi taahhüt işleri bilindiği üzere bütçe açıkları nedeni ile oldukça sınırlıdır. Yurtdışı taahhütlere yönelme zarureti vardır. Rakibimiz yabancı şirketler sattıkları mal ve hizmetler için devlet destekli krediler teklif ederek önümüze geçmektedirler. Benim görüşüme göre rekabet ancak eşit girdi şartlarında mümkün olabilir. Bu bakımdan Avrupalı ve Asyalı rakiplerimizin elde ettikleri ihracat kredisi benzeri dolaylı teşviklerin ülkemiz tarafından da uygulanması şarttır. Ancak Eximbank'ımız Fransız Coface, İtalyan Hermes, Belçika Ducroirc, İngiltere ECGD, ABD, FCIA gibi paralelinde olan teşkilatlarla boy ölçüşememektedir. Oysa ki kanımca Eximbank'a verilecek bir fon, sanayimizi geliştireceği gibi rekabet gücümüzü artıracak ve bu krediler kat kat iadeten kısa zamanda geri gelebilecektir. Her nedense bugüne kadar bu ilginç uluslararası sistem ülkemizde uygulanamamıştır. Bunun anlaşılması da zordur. Belki bir açık oturumda konu dile getirilirse, kamuoyu oluşturulabilir ve ilgililer daha hızlı olarak harekete geçerler

Dr. ÖZKOL : Sayın Garih; ALARKO, İstanbul Doğalgaz Projesi'inin gerçekleştirilmesinde de etkin bir rol oynuyor. Bu çalışmalarla ilgili olarak bizi aydınlatır mısınız?
 

Dr. GARİH : Doğalgaz bir çevre sağlığı konusudur. Kullanılmasının zorlanması ülke ve ulus yararınadır. Yanınca su buharı ve C02 intişar eder. Sağlığa zararlı değildir. Külü, tozu, dumanı yoktur. Peşin stoklama derdi, yeri ve ödemesi faizi yoktur. İstenen zamanda yakıp söndürülerbilir. Kül, kömür, akaryakıt gibi taşınma problemi yoktur. Bütün bu avantajların parasal değerlendirilmesinin bilimsel olarak yapı1masıyla, doğalgazın reel değerleri açısından kcal başına en ucuz yakıt olacağı ortaya çıkacaktır. Doğalgazın dağıtım şebekesinin taahhüdümüz içinde bulunan kısmı bitirilmiştir. Gazın kullanılması her ürün gibi profesyonel şekilde yapılacak yoğun tanıtım kampanyaları ile yönetimin mecburi kullanım yasalarına bağlıdır.

Dr. ÖZKOL : Sayın Garih; bir sanayici olarak sanayi kesiminde yer alan kamu ve özel kuruluşları, meslek odaları ve birlikleri arasındaki diyalogu yeterli görüyor musunuz?
 

Dr. GARİH : Hayır yeterli görmüyorum. Mühendis Odaları uzun süre politize olmuşlardı. Sanayicide bu izlenim realitelere rağmen tamamen kaybolmamıştır. Mühendislerin genelinin bu nedenle odalara olan ilgileri azdır. Mühendisler henüz odaları bilimsel ve mesleki faaliyet gösteren kurumlar olarak görememektedirler. Bu bakımdan odaların bilimsel ve profesyonel tanımla kendilerini, faaliyetlerini ve programlarını mühendislerimize yoğun şekilde anlatmalı ve diyalog bu şekilde teknik ve bilimsel toplantı, sempozyum gibi olaylarla geliştirilmelidir

Dr. ÖZKOL : Sayın Garih; sanayici olmanın yanında ayrıca makina mühendisisiniz. Sizce günümüzün koşullarında makina mühendisinin niteliği nedir ya da ne olmalıdır?

Dr. GARİH : Mühendislik hangi dalda olursa olsun bir felsefe, mantık ve düşünce sistematiğidir. Matematik mantıkla olayların cereyanınını, senaryosunu tasarlayabilme hasletidir. Etrafınıza ve dünyaya baktığınız zaman her meslekte zirveye ulaşmış insanların büyük çoğunluğunun kariyerlerinin başlangıcı mühendislik olmuştur. Bence mühendisliği yalnız bir bilimsel veya teknik uzmanlık dalı olarak görmek veya görmeye çalışmak çok yanlıştır. Makina mühendisini münhasıran makina projesi veya mekanik proje ve uygulama yapan bir kişi olarak düşünmek kanımca kısır bir görüştür. Elbette makina mühendisi karyerinde büyük oranda mekanik işlerle uğraşacaktır. Ancak bununla sınırlanırsa doğru olmaz. Makina mühendislerinin bir kısmı mutlaka mekanik dallarda uzmanlaşacak ve bilimsel medarı iftiharımız olacaklardır. Ancak bir kısmı, yöneticilik, bankacılık, ticaret, sanayi ve benzeri dallarda da başarılı olacaklardır. Mühendisliği bir ana formasyon olarak görmeli ve bu sağlam temeller üzerinde her türlü uygulamaya dönük mesleğin inşa edilebileceği unutulmamalıdır.

Dr. ÖZKOL Sayın Garih; dergimize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. 


Dr.Üzeyir Garih kimdir: 

 1929'da İstanbul'da doğdu. 1951 yılında İTÜ'den Makina Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. 1954 yılına kadar Carrier Corp. Türkiye şubesinde Tesisat Mühendisliği görevini sürdürerek bu konuda ihtisas sahibi oldu. 1954 yılında İshak Alaton'un teklifi ile iki kişilik Alarko Kollektif Şirketi'nin ortağı olarak faaliyete başladı. O tarihten beri gün geçtikçe gelişen ve bir Holding hüviyetini kazanan Alarko Şirketler Topluluğunda İshak Alaton'la birlikte başkanlık görevini aralıksız olarak  sürdürmektedir.  
Alarko'daki görevlerinin dışında Üzeyir Garih, Mess, Loyd Vakfı, Sisav, Retry Club, Lions, Propeller Club, ASI Isı Bilimi ve Tekniği Derneği, İstanbul Sanayi Odası Meclisi, Turizm Yatırımcıları Derneği, İESC, AİESEC ve benzeri yerli yabancı birçok vakıf ve derneklerin yönetim ve danışman kurullarında faal bir rol oynadı ve oynamaktadır. Özellikle yönetim ve organizasyon ile ilgili yazıları Ekonomik Bülten ve Barometre gazetelerinde haftalık ve ayrıca Bilgisayar ve Babıali dergilerinde aylık periyotlarla yayınlanmakta olan Üzeyir Garih'in önde gelen hobisi, gençlerin eğitimi ile uğraşmaktır. 1984 yılında İTÜ'den Fahri Doktor unvanı ile taltif edilmiş ve 1990 yılında Filipinler Cumhuriyeti İstanbul Fahri Başkonsolosu görevini yüklenmiştir. Evli ve iki çocuk babası olan Üzeyir Garih İngilizce, Fransızca ve İspanyolca bilmektedir.