Header

Akıllı enerjiler kadar, akılcı kullanımlar da önemli

11 Mayıs 2019 Dergi: Mayıs-2019

Günümüzün koşar adım gelişen teknolojisi, her gün yepyeni bir tasarımı ya da buluşu bizlerle tanıştırıyor. Enerji; yapılan tüm tasarımların ya da yeni ürünlerin en önemli kilit noktası olduğundan enerji ile ilgili de çok sayıda çılgın fikir üretiliyor. Bazı örneklerine birlikte bakalım: 
Geleceğin enerjisini üretmek için vücut sıvılarının kullanılması, en dikkat çekici yenilikler arasında. Vücut sıvılarından elde edilen glikoz ve oksijen ile biyoyakıt hücrelerine enerji sağlanabiliyor. Benzer şekilde, idrardaki tuzun kullanımı ile enerji üretmek de mümkün. California Üniversitesi araştırmacıları tarafından geliştirilen geçici dövmeler, terden elde ettikleri enerji ile elektronik aletleri çalıştırabiliyorlar. Dövmenin içine yerleştirilen ve “bio-battery” (Biyopil) adı verilen küçük alıcılar, terdeki laktik asitlerden yaklaşık 4 watt’lık elektrik akımı üretebiliyorlar. 
Hayvan yağı gibi gıda atıkları da yakıta dönüştürülebiliyor. Bunun ilgi çekici örneklerinden birisi birkaç sene önce Warwick Üniversitesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirildi: Çikolata ile çalışan Formula 3 yarış arabası. Bir diğer örnek ise Cadbury markasına ait. Markanın tedarik ettiği karamel ve nuga atıklarından enerji elde edildi. Birmingham Üniversitesi araştırmacıları bu teknolojinin endüstriyel elektrik üretimi ve atık yönetimi süreçleri için kullanılması üzerine çalışıyorlar. 
Gıda şirketi Hormel’e göre, yarım kilo domuz pastırması ile 4.5 litre yakıt üretmek mümkün. Minnesota merkezli şirket, bir biyodizel üreticisi ile yaptığı işbirliği sonucunda, domuz pastırması yağından elde edilen ilk motosiklet yakıtını üretti. Yakıtın adı ise Driven by Bacon (Pastırmayla çalışan motor). 
The Gravity- Light tarafından geliştirilen pilsiz lambalar, yer çekimi ve kum torbası gibi bir ağırlık yoluyla aydınlanma sağlıyor. Ağırlık, bir kordonla ışığın altına asılıyor; ağırlık aşağı doğru düşerken, aletin içindeki mekanizma, bu ağırlığı enerjiye dönüştürüyor. 9 kilo ağırlığında bir kum çantası, 25 dakika ışık sağlıyor. Ağırlık yere indiğinde, yeniden yukarı koymak yeterli oluyor. Ürünün, aynı zamanda felaket durumlarında, ilk yardım operasyonlarında da kullanılabileceği belirtiliyor. 
Jeotermal enerji yıllardır bilinen ve kullanılan önemli sürdürülebilir bir enerji kaynağı. Son dönemde jeotermal enerjiye benzeyen bir başka enerji kaynağı gündemde: Magma enerjisi… Uzmanlara göre magma enerjisi, jeotermal enerjiden 10 kat daha verimli bir enerji kaynağı olacak. Magma enerjisi, İzlanda’da derin kuyu kazılarında tesadüfen keşfedilerek, araştırmaya alınmış durumda…
Polonya merkezli printer üreticisi Omni3D, 3D baskı teknolojisi ile katlanabilen rüzgar türbini üretti. Bu türbin 300 watt enerji üretebiliyor. Bu miktar cep telefonlarını şarj etmek ve küçük elektronik aletleri çalıştırmak için yeterli. Modüler bir tasarıma sahip olan rüzgar türbinini herhangi bir gerece ihtiyaç duymadan her yerde kurmak mümkün. 
Oldukça ilgi çekici bir başka yöntem de “uzay tabanlı güneş enerjisi”, yani güneş enerjisini uzaydan toplama yöntemi. Dünyaya gelen güneş ışınlarının yüzde 55-60’ı atmosferden geçemez. Uzay tabanlı güneş enerji sistemleri atmosferin dışında kalan güneş ışığını mikrodalgalara dönüştürerek bu kaybı önler. Uzay tabanlı güneş enerjisi, sürdürülebilir yenilenebilir enerjinin bir formu olarak kabul görmeye başladı bile…
Bunların dışında, gittikçe yaygınlaşan deniz dalgasından, alg üretimi ile yosundan enerji elde etmek de mümkün. Özellikle yosundan enerji üretiminin çok güzel bir örneğini, ReYard Evi projesi kapsamında üniversiteli gençlerimiz yaptılar (konuyla ilgili ayrıntılı bilgiyi sayfa 72’de bulabilirsiniz). 
Bütün bunları neden anlattım? 
Üç tarafı denizlerle çevrili, güneşlenme süresi bakımından dünyanın en şanslı ülkeleri arasında sayılabilecek Türkiye’nin en büyük ithalat kalemlerinden birini “enerji” oluşturuyor da ondan… Dünya, enerjiyi en az nasıl tükeceğinin, az da olsa hangi alternatif kaynaklardan üretebileceğinin hesabını yaparken, sahip olduğumuz kaynakları daha verimli ve etkin kullanmamızın vaktidir... 

Gökçen Parlar Ünal
gokcenparlar@dogayayin.com