Slider Altına

Adana ve Mersin HiltonSA Otelleri, Güneş Enerjisine Vaillant ile Geçti

05 Temmuz 2013 Dergi: Temmuz-2013
Vaillant, Mersin HiltonSA’ya dünyanın 4. en büyük drainback güneş enerji sistemini kurdu. Montajı tamamlanan sistemde 50 adet auroTHERM VFK 125 güneş kolektörü kullanıldı. Ayrıca sistemin otomatik kontrolü de Vaillant tarafından yapılıyor. Vaillant ayrıca, Adana’daki HiltonSA Oteli’nin kullanım suyu ihtiyacının karşılanması için daha önce kurduğu sisteme takviye amacıyla ‘drainback sisteminin’ kurulumunu da gerçekleştirdi. Bu ek kurulum sayesinde, güneş enerjisinin yeterli olduğu dönemlerde mevcut sistem daha az devrede kalarak enerji tasarrufu sağlayacak. Böylece enerji tüketimi minimuma düşerken ısıtma sisteminin emisyon değerleri azalmış olacak.  Adana HiltonSA’ya ilk etapta, 2011 yılında 20 adet Vaillant VFK 125 güneş kolektörlerinin kurulumu yapılmıştı. İkinci etapta da yine 20 adet Vaillant VFK 125 güneş kolektörü daha sisteme ilave edilmiştir. Bu iki sistem birleştirilerek  “drainback sistem” uygulaması yapıldı. Solar sistemle ilgili otomatik kontrol de yine Vaillant tarafından gerçekleştiriliyor. Drainback sistemi; güneş enerjisi sistemlerinin en büyük problemi olan kaynama ve donma tehlikesine karşı, sistem yapısı ile çözüm bulan bir mühendislik tasarımıdır. Sistem devre dışı kaldığında ya da ısıtma için talep olmadığında kolektörler ile depolar arasında bulunan solar devre sıvısı aşağıda bulunan özel tanklara toplanır. Bu sayede sıvının aşırı ısınması veya kolektörler içerisinde düşük sıcaklıklara maruz kalarak donması önlenir. Sistemin bakım maliyetleri azalırken ömrü de uzamış olur. Vaillant auroTherm VFK 125 güneş kolektörleri üzerindeki özel cam sayesinde yüksek verimlilik değerine ulaşıyor. Vaillant’ın Mersin HiltonSA’da gerçekleştirdiği bu sistem, Türkiye’deki en büyük kapasiteli (50 kolektörlü) drainback sistem olup, dünya üzerindeki en büyük dördüncü “drainback sistemi” olma özelliğini taşıyor.
Vaillant, Burdur Gölü’ndeki Kurumaya Dikkat Çekmek için Çeşitli Etkinlikler Düzenliyor   

Vaillant, Burdur Gölü’ndeki kurumaya dikkat çekmek ve Doğa Derneği’nin bu bölgede yürüttüğü çalışmalara destek vermek amacıyla bölgede özel “kuş gözlemi” etkinliği düzenledi. Doğa Derneği uzmanlarının rehberliğinde yürütülen bu etkinlikte, gölü ve civarındaki sazlıkları yaşam alanı olarak seçen nadir kuş türleri ve sürüngenler hakkında bilgi alındı, farklı kuş türleri yakından gözlemlendi. Türkiye’nin üçüncü en büyük tuzlu gölü olan Burdur Gölü, yanlış tarım ve sulama politikaları yüzünden kuruma tehdidi altında. Burdur Gölü, son 35 yılda sahip olduğu suyun yaklaşık üçte birini kaybetti. Göldeki alçalma 12 metreden daha fazla, göl alanındaki daralma ise 7 bin futbol sahasına eşdeğer. Göl, tarım ve hayvancılık faaliyetlerini ve dolayısıyla ekonomik canlılığı mümkün kılarken pek çok canlıya da ev sahipliği yapıyor. Türkiye’nin önemli doğa alanlarından biri olan Burdur Gölü, Ramsar Uluslararası Sulak Alanlar sözleşmesi kapsamında Türkiye’de korunan 14 alandan biri. Göl çevresinde 194 farklı kuş türü ve 10 sürüngen türü yaşamını sürdürüyor. Ayrıca bir balık türü olan Burdur dişli sazancığı dünyada sadece bu gölde yaşıyor. Göl, nesli küresel ölçekte tehdit altında olan dünyaca ünlü kuş türü dikkuyrukların da kışlama noktası. Uzmanlar, göl suyundaki çekilmenin bu hızla devam etmesi durumunda, bölgede tarımın devam edemeyeceğini, yine en büyük geçim kaynağı olan hayvancılığın da bundan etkileneceğini belirtiyor. Vaillant, 2012 yılından bu yana Doğa Derneği’nin Burdur Gölü’nü Kurtarma Projesi kapsamında yürüttüğü faaliyetlere destek veriyor. Konuyla ilgili olarak Vaillant Türkiye Genel Müdürü Levent Taşkın şunları ifade etti: “Türkiye’de 20. yılını geride bırakan Vaillant için bu proje, doğayı korumaya yönelik sürdürülebilirlik yaklaşımının bir parçasıdır. Markaların liderliğini belirleyen unsurlar sadece sunduğu ürün ve hizmetlerle yarattığı ekonomik değer değil, toplumsal konulardaki katma değeri de içerir. Biz de geçen yıldan bu yana Doğa Derneği tarafından yürütülen Burdur Gölü’nü kurtarma projesini destekliyoruz. Bu türden özel ve özgün aktivitelerle de bu alanda yapılan çalışmalara kamuoyunun dikkatini çekmek ve ayrıca göl alanının tüm canlılar için hayati öneme sahip olduğunu bir kez daha vurgulamak amacıyla burada bulunuyoruz.”

Etiketler


Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum