Slider Altına

ABSORBSİYONLU SİSTEMLE ELEKTRİK ÜRETİMİNİN YANI SIRA ISIDAN YARARLANARAK, TESİSİN KOMPLE SİSTEM VERİMİ %30'LARDAN %60'LARA YÜKSELTİLMEKTEDİR

05 Mart 2000 Dergi: Mart-2000

Termodinamik: Bize kendinizi ve mesleki kariyerinizi tanıtır mısınız?

S.Kavvaji: Mitsubishi Heavy Ind. Ltd., şirketine 1960 yılında üniversite öğrenimimi takiben girdim, santrifüj ve vidalı soğutma grupları tasarımcısı olarak çalışmaya başladım. 15 sene süren bu görevi takiben 1975 yılından itibaren DHC (Bölgesel Isıtma Soğutma) projelerinde şantiye mühendisi olarak görevlendirildim. Sorumlu olduğum projelerden önde gelenlerden biri Suudi Arabistan'daki KKIA-Kral Halid Uluslararası Havaalanı projesidir. Şantiye müdürü olduğum önemli DHC projelerinin başta geleni ise dünyaca ünlü KANSAI Uluslararası Havaalanı projesidir. Denizin doldurulması ve kazanılan yerde inşa edilen bu projenin DHC sisteminde 2000 USRt'lık I adet santrifüj soğutma grubu ile yanında 2000 USRt'luk 8 absor-siyonlu soğutma grubu olarak toplam 18.000 USRt'lık bir kapasiteye erişilmiştir.

 

Bu projelerin yanında Tokyo MARITO Havaalanı, MAKUHARI İş Merkezi Ml-NATO MIRA1 kompleksi projelerini sayabiliriz.

 

Termodinamik: laponya'daki üretim gücünüzü öğrenebilir miyiz?

S.Kavvaji: Mitsubishi Heavy Industries (MHl)'in Japonya'da 14 fabrikası var. Takasago fabrikası bunlardan biri.

 

Takasago fabrikası 1.116.381 m2 alana 3137 kişilik istihdam kapasitesine sahip. Fabrikada gaz türbinleri, buhar türbinleri, su türbinleri, jet fanlar, endüstriyel drenaj pompaları, hava kompresörleri ve HSK A.Ş.'nin Türkiye distribütörü olduğu santrifüj ve ab-sorpsiyonlu su soğutma grupları üretilmektedir. Takasago fabrikamızda üretilen santrifüj su soğutma grupları, tek kademeli, iki kademeli ve çok kademeli santrifüj kompresörlerle 280 kW ile 35.000 kW (ki bu dünyadaki üretilmiş en büyük kapasiteye sahip santrifüj su soğutma grubudur.) kapasite aralığında üretilmektedir. Absorsbsiyonlu su soğutma grupları ise 200 kW ile 17.500 kW kapasite aralığında üretilmektedir.

 

Termodinamik: Enerji tasarrufu açısından bu ürünü değerlendirir misiniz?

S.Kavvaji: Birçok ülkede özellikle yaz aylarında yaşanılan elektrik enerjisi sıkıntısı, elektrik enerjisi kullanan ve günümüzde elektrik şebekesi üzerinde önemli oranlarda yük teşkil eden konfor kliması ve proses soğutma amaçlı kullanılan su soğutma gruplarında alternatif enerji kaynaklarının kullanılması arayışları günümüzde absorbsiyonlu su soğutma gruplarını yeniden ön plana çıkartmıştır. MH1 absorbsiyonlu su soğutma gruplarında ana enerji kaynağı olarak do-ğalgaz, LPG, Fuel Oil gibi sıvı ve gaz yakıtların yanı sıra atık ısı (buhar ve sıcak su) kullanılmaktadır. Ayrıca elektrik enerjisi kullanan ve soğutma gruplarında soğutucu akışkan olarak kullanılan sentetik akışkanların (CFC, HCFC, HFC) ozon tahribat ve sera etkisi gibi olumsuz etkileri vardır. Halbuki absorbsiyonlu gruplarda su, amonyak, LiBr gibi doğaya zararsız doğal soğutucu akışkanlar kullanılmaktadır.

 

Termodinamik: Bu ürünün çalışma prensiplerini anlatır mısınız?

S.Kawaji: Absorbsiyonlu su soğutma gruplarının çalışma prensibini, komp-resörlü su soğutma gruplarıyla karşılaştırarak basitçe verecek olursak şu şekilde açıklayabiliriz. Öncelikle her iki soğutma sistemininde, bir akışkanın sıvı fazdan buhar fazına geçişi esnasında etrafından gizli buharlaşma ısısı çekmesi prensibine dayandığını belirterek başlayalım. Bu faz değişimi evaporatörde gerçekleşmektedir. Her iki sistemde oluşturulan çevrim buharlaştırma prosesinin sürekliliğini sağlamaktadır. Kompresörlü sistemde soğutucu akışkan buharı evapora-törden kompresör vasıtasıyla emilip sıkıştırılarak basıncı artırılıp yoğuştu-rulmak için kondensere basılmakta ve kondenserde su veya hava kullanılarak soğutucu akışkan üzerindeki ısı alınarak soğuması ve dolayısıyla yo-ğuşması temin edilir. Kondenserde sıvı hale getirilmiş akışkan evaporatöre gönderilerek çevrim devam ettirilir. Absorbsiyonlu sistemde ise kompresör kullanılmaz onun yerine bir absorbent madde (LiBr veya su) kullanılır. Evaporatörde buharlaştırılmış olan soğutucu akışkan (su veya amonyak), absorbent madde tarafından absorbe edilir (emilir) ve bir pompa vasıtasıyla bu karışım jeneratöre basılır, leneratörde karışım bir ısı kaynağı tarafından ısıtılarak soğutucu akışkanın buharlaşarak karışımından ayrılması sağlanır. Soğutucu akışkan buharı, kompresörlü sistemde olduğu gibi kondanserde yoğuşturularak evaporatöre gönderilir ve çevrim bu şekilde devam ettirilir.

 

Termodinamik: Bu üründe enerji kaynağı olarak neler kullanıyor?

S.Kawaji: Absorbsiyonlu sistemde enerji kaynağı olarak kullanılan do-ğalgaz, LPG, fuel oil, atık sıcak su veya atık buhar jeneratörde karışımın ısıtılarak soğutucu akışkanın (su veya amonyak) bularlaşarak absorbentten (LiBr veya su) ayrıştırılması için kullanılır,

MH1 absorbsiyonlu su soğutma grupları jeneratör sayısı ve kullanılan enerji kaynağına göre sınıflandırılmıştır. Doğalgaz, LPG ve Fuel Oil kullanan gruplar direk yanmalı çift etkili, sıcak su ve buhar kullanan gruplar da tek etkili buharlı/sıcak sulu absorbsiyonlu su soğutma grupları olarak adlandırılmaktadır.

Direk yanmalı gruplar 280 kW-35.000 kW kapasitelerde, buhar ve sıcak sulu gruplar 200 kW - 17.500 kW kapasitelerde standart olarak üretilmektedir.

 Buharlı modellerde (0.1 MPa-0.8 MPa) basınçlı buhar kullanılmakta sıcak sulu modellerde ise (80°C-140 °C) sıcaklıkta su gerekmektedir.

 

Termodinamik: Bu ürünün avantajları nelerdir?

S.Kavvaji: Absorbsiyonlu su soğutma gruplarının geçmişte ilgi görmemesinin en önemli nedenleri yeterince geliştirilmemiş olan kontrol sistemi ve teknolojisi sebesiyle performans değerlerinin (C.O.P) düşük olması ve kristalizasyon problemidir. Ancak günümüzde MHI tarafından geliştirilen sürekli "purge" (yoğuşmayan gazların tahliyesi) sistemi ve son derece geliştirilmiş mikroprosesörlü elektronik kontrol sistemiyle oluşturulan anti-kristalizasyon sistemi ile kristalleşme önlenmiştir. Ayrıca geliştirilen eşan-jör ısı transfer boruları ve geliştirilen sıvı film teknolojisinin kullanılmasıyla ısı eşanjörlerinde yüksek C.O.P performans değerlerine ulaşılmıştır. Absorbsiyonlu grupların kompresörlü sistem karşısında diğer önemli bir avantajı da ısıtma da yapıyor olması ve hava sıcaklığına bağlı olarak kompresörlü heat pump ünitelerde meydana gelen kapasite düşümünün olmamasıdır. Daha açık bir ifade ile yazın soğutmaya (opsiyonel olarak ısıtma da elde edilebilir) çalıştırılan grup kışın bir ısıtma kazanı gibi çalıştırılabil-mektedir. Böylece tesisin kazan yatırımından tasarruf sağlamaktadır, laponya, enerjinin tasarruflu kullanımına çok önem veren bir ülke. Büyük tesislerde kojenerasyon sistemleri kullanılmaktadır. Bu sistemle elektrik üretiminin yanı sıra atık ısıdan yararlanarak tesisin ihtiyacına göre ısıtma, soğutma, buhar ve sıcak su temin edilerek komple sistem verimi % 30'lar-dan % 60'lara çekilmektedir. Bunun yanı sıra hava alanları, büyük fuar ve sergi merkezleri gibi çok sayıda tesisin bir arada bulunduğu yerlerde "Bölgesel Isıtma Soğutma (DHC)" sistemleri uygulanarak enerjinin optimum kullanımı tesis edilmektedir.


Etiketler


Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum