Slider Altına

Abdurrahman Kılıç 'Tarihi Bina Yangınları ve Yüksek Yapıların Yangın Riski' Konulu Bir Basın Toplantısı Düzenledi

05 Kasım 2013 Dergi: Kasım-2013
Türkiye Yangından Korunma Vakfı (TÜYAK), Yangından Korunma Derneği ve Sektörel Fuarcılık tarafından bu yıl 14-15 Kasım 2013 tarihleri arasında üçüncüsü düzenlenecek TÜYAK 2013 – Yangın ve Güvenlik Sempozyumu ve Sergisi öncesinde, Türkiye Yangından Korunma Vakfı ile Yangından Korunma Derneği Onursal Başkanı ve Sempozyum Başkanı Abdurrahman Kılıç “Tarihi Bina Yangınları ve Yüksek Yapıların Yangın Riski” konulu bir basın toplantısı düzenledi. 4 Kasım 2013 tarihinde The Marmara Taksim Hotel’de düzenlenen toplantıda, Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç özellikle İstanbul Boğazı’nın Anadolu Yakası’ndaki tarihi ahşap yalı ve binalarda ve 2007 yılından sonra yapılan yüksek katlı binalarda yangın riski bulunduğunu açıkladı. Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç ahşap olan tarihi yapıların büyük çoğunluğunun ciddi yangın riski taşıdığını, her geçen gün zayıflayan ve yanıcılığı artan tarihi binaların yanarak yok olduğunu belirterek: “Konut olarak yapılan sarayların, yalıların, amacına uygun önlemler alınmadan, Galatasaray Üniversitesi örneğinde olduğu gibi veya milli eğitim müdürlüğü binası gibi ofis olarak veya okul olarak kullanılmaktadır. Bu tür binaların okul veya ofis olarak kullanılmalarının engellenmesi, elbette bunların otel yapılmaması ama topluma açık olan müze, sanat merkezi, sergi salonu, konferans salonları gibi halka açık olan yangın riski düşük olan kullanım alanlarına dönüştürülmesi gerekir. Ahşap binaların, boğaza sıfır odaların öğretim görevlilerinin çalışma odaları olması, yurt olarak kullanılması, müdür odaları ve lojman yapılması cinayettir” dedi. Tarihi bina yangınlarının nedenlerine de değinen Kılıç, bunları; restorasyon çalışmaları, mutfaklar, sobalar veya kalorifer daireleri, elektrikli ısıtıcılar, bacalar ve sigara olarak sıraladı.
Kamu binaları büyük yangın riski altında

Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç tarihi yapıların öncelikle kullanım amacı değiştirilerek çağdaş yangın önleyici ve söndürücü tedbirler alınması gerektiğine dikkat çekerek “Aksi takdirde her bina yanışında elektrikten yandı diyerek ve katil olarak elektrik suçlu gösterilir veya sabotaj denilerek sorumluluktan kurtulmaya çalışılır. Binaları yakan, cinayeti işleyen elektrik değil, yeterli önlemi almayan ve binayı özelliklerine uygun kullandırmayan yetkililerdir. Yanan tarihi binaların tamamına yakını resmi binalardır. Bunun sebebi, bilgisizlik nedeniyle veya ayrılan bütçe nedeniyle kaliteli sistemler yaptırılmaması, bakım ve onarımlara yeterince önem verilmemesi, uzman personelin bulunmamasıdır. Kamu binalarının dışında, önemli yangın riski taşıyan binalar boğazda bulunan yalılardır. Tespitlerimize göre boğazda 240 ahşap yalı yangın açısından büyük risk taşımaktadır” dedi.

Etiketler


Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum