Slider Altına

“Yapı Ürünleri Konferansı 2008”de Enerji Verimliliği Ön Plandaydı

05 Aralık 2008 Dergi: Aralık-2008
Odak Danışmanlık ve Yapı-Endüstri Merkezi’nin, ÇİMSA ve VitrA ana sponsorluğunda 20 Kasım’da Swissotel The Bosphorus’da düzenlediği “Yapı Ürünleri Konferansı 2008”, ulusal ve uluslararası tanınmış uzman isimleri ağırladı.
Her yıl düzenlenecek konferans serisinin ilki olan etkinlikte bu yıl; yapı sektöründe dünden bugüne değişen trendler, marka ve markalaşma, etkin ve fark yaratan pazarlama yolları ve sektörün geleceği, ekonomik gelişmeler ve sektöre etkileri yerli ve yabancı pek çok uzmanla gündeme taşındı… 
Türkiye’de ve dünyada kendi konularında fikir öncülüğü yapan uzmanları bir araya getiren “Yapı Ürünleri Konferansı 2008”de ana tema sürdürülebilir yapılar için enerji tasarrufu ve enerji verimliliğine odaklı malzemeler ve sistemler oldu. 
"Yapı Ürünleri Konferansı 2008"in açılışına katılan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar da işsizliğin azalması ve yaşam kalitesinin artması noktasında büyük önem taşıyan yapı sektörünün, içinde bulunulan kriz döneminde bir daralma yaşadığını belirtti. Bayraktar sözlerine şöyle devam etti: "Şu anda finans sektörü geri çekilmiş durumda. Oysa içinde bulunduğumuz kriz durumunu aşmak için finans sektörünün üzerine düşeni yapması gerekiyor. Biz, TOKİ olarak bu dönemde de yatırımlarımızı artırarak devam edeceğiz. Ancak bizim çalışmalarımıza paralel olarak özel sektör yatırımlarının da artması gerekiyor. Bunun için de finans sektörünün gereken desteği sağlaması lazım."
Bu yıl ilki düzenlenen “Yapı Ürünleri Konferansı 2008”, dünyada ve ülkemizde yapı sektöründeki “sürdürülebilirlik” ve “küreselleşme” yaklaşımlarının doğurduğu, değişim ve gelişmelerin, sektörü etkileyen trendlerin, mimar ve üretici iletişimine yönelik etkin uygulamaların, verimli pazarlama stratejilerinin, markalaşmanın paylaşıldığı, üretici firmalar ile mimar, kullanıcı, uygulayıcı kısacası “karar vericilerin” bir araya gelerek konuşup, tartıştığı vizyon geliştiren bir platform oldu.
Sunuculuğunu Korhan Abay’ın yaptığı Konferans’ta ayrıca sektörün geleceğine “Stratejik Pazarlama, Satış, Marka ve Müşteri” kavramlarının etkisi, yaşanan hızlı değişime öncülük etmenin yolları ve başarılı uygulamaları ele alındı. “Yapı Ürünleri Konferansı 2008” dünyanın ve ülkemizin yapı sektöründe öne çıkan önemli konuşmacılarını sektöre dair önemli konuları içeren yedi ayrı oturumda buluşturdu. 
Amerika yapı sektörünün en önemli danışmanlarından biri olan Mark Matteson, Konferansta yaptığı “Yapı Sektöründe Hızlı Değişimleri Yönetmek” başlığını taşıyan konuşmasında yapı sektöründe özellikle değişim kavramının altını çizdi. Matteson, dinamik fikirleriyle şirketlerin uzun vadeli stratejiler geliştirmeleri, inovasyon kuralları ve hedefe ulaşma konularını aldı. Matteson; değişimin başat özelliğinin uzmanlaşma olduğunu, pozitif düşünme ürünü yeni alışkanlıkların gelişeceğini, yaratıcı yenilik içeren düşünce üretiminin başarının ana belirleyicilerinden biri olduğunu söyledi. Optimizm ve pragmatizm arasındaki farkların üzerinde duran Matteson, optimist (iyimser) kişilerin öğrenmeye çok daha açık olduğunu, insanların geçen zaman zarfında okuduğu kitaplar ve iletişimde bulunduğu insanların değişime yol açacağını ve aktif dinleyen, işi iyi anlayan, empati gösteren kişilerin başarı şansının yüksek olduğunu ifade etti ve endüstri lideri olarak algılanabilmek için sektörel yayınlarda yazar olarak yer almayı önerdi.
Yapı Ürünleri Sektöründe Geleceği Şekillendirecek Trendler başlıklı oturumda Doğan Hasol, “Yapı Ürünlerine Tarihsel Bir Bakış” başlıklı konuşmasında ilk yapı malzemeleri taş, toprak ve ahşabın tarihte kullanımlarına tipik örnekler vererek başladığı konuşmasında, taşın basınç gerilmelerini rahatlıkla karşılamasına karşın çekme gerilmelerini karşılayamaması ile geliştirilen yöntemlerle ilerleyen yapı sektöründe yapı malzemelerinin günümüzdeki ölçütlerini belirtti: Üretiminde, nakliyesinde, uygulanmasında ve yapının ömrü boyunca enerji tasarruflu, yapı biyolojisi ve yapı fiziğine uygunluğu yönleriyle çevre dostu olmak, uygulama ve bakım kolaylığına sahip olmak, hafif, ömürlü, dönüştürülebilir, ekonomik, diğer malzemelerle uyumlu olmak..
Aynı oturumda “Yeşil Yapılar” konulu konuşmasında Alarko-Carrier A.Ş. Genel Müdürü Önder Şahin, Yeşil Binaları enerji ve çevre korunumu konusunda değerlendiren bir sertifika sistemi olan LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) uygulamalarını anlattı.
Temel koşulun tüketimin en aza indirgenmesi, iç ortam kalitesinin en üst düzeyde sağlanabildiği LEED Yeşil Bina Derecelendirme Sisteminde; sürdürülebilir alan, su ve su verimliliği, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjilerin kullanımı, malzemeler ve iç ortam kalitesi kriterleri değerlendirmeye alınıyor. LEED sertifikasının ekonomik faydasına dikkat çeken Şahin, ABD’de LEED sertifikalı iş merkezlerinde doluluk oranının %10 arttığını söylüyor. Önder Şahin’in verdiği bilgilere göre; Özellikle ticari yapılarda enerji tüketiminde HVAC sistemlerinin etkisi %40 oranında. ABD’de bugün 2300 LEED sertifikalı bina var, ancak başvurusu değerlendirme sürecinde olan 23.000 bina var. Türkiye’de de LEED sertifikası almak üzere olan binalar var; Siemens’in Gebze’deki yeni binası LEED’in dört sertifika sınıfının Gold sertifikasını almak üzere. PW-THY binası da bu grup içinde sayılabilir.
“Yapı Sektöründe Güçlü Marka Olmak” başlıklı konuşmasında, yapı ürünlerinde markalaşma ve yapı sektörü konusunda dünyanın ilk beş isminden biri olan Matt Michel, marka gelişimi, farklılaşma ve farklılaşmanın süreçlerde uygulanması konusuna değindi. “Tüm Zamanların En Büyük 100 Satış Sırrı” kitabında satış ve motivasyon dünyasının efsane gurusu olarak yer alan Michel, konuşmasında, “Asla Bir Müşteri Kaybetmemek” (Never Lose A Customer) kitabından bölümlere yer verdi. 

Etiketler


Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum