Slider Altına

“Avrupa, düşük karbon ekonomisine enerji verimli ISK sistemler olmadan geçemez”

05 Temmuz 2012 Dergi: Temmuz-2012

EPEE* (Avrupa Enerji ve Çevre Ortaklığı), bu yılki genel toplantısını 23 Mayıs tarihinde Brüksel’de gerçekleştirdi. İki ayrı panelden oluşan toplantı, 100’ün üzerinde katılımcı tarafından takip edildi. Öğle yemeği ve akşam düzenlenen gala yemeğinde de devam eden tartışmalarda ortak görüş, AB’nin yeni çıkaracağı yasalarda enerji verimliliğine odaklanması gerektiği oldu.

Avrupa Birliği görevlileri, ısıtma ve soğutma sektörü temsilcileri, Sivil Toplum Kuruluşları ve akademisyenlerin yer aldığı oturumlarda yürütülen tartışmalarda, enerji verimliliği, Avrupa’nın Enerji ve İklim mevzuatları ile sektörün enerji tüketimi ve sera gazı emisyonlarını azaltmadaki yüksek potansiyeli arasındaki bağlantılar üzerinde duruldu.

“Düşük Karbon Ekonomisine Geçiş”in ele alındığı toplantı, EPEE Dönem Başkanı Andrea Voigt’in açılış konuşmasıyla başladı. Voigt’in ardından, söz alan ve ilk panelin moderatörlüğünü yürüten EPEE Genel Sekreterliği görevlilerinden Russell Patten; Avrupa’nın 20/20/20 hedeflerine ulaşmasında enerji verimliliğinin çok yüksek bir payı olacağını, ayrıca verimliliğin Avrupa ekonomisinde rekabetçi bir piyasayı getireceğini ve yaratıcı işlerin ortaya çıkmasını sağlayacağını söyledi.

İlk panel “Enerji verimliliği tartışması: Avrupa neden enerji verimliliği üzerinde durmalı? Enerji verimliliğinde ısıtma ve soğutmanın önemi nedir?” sorularını ele aldı. Panel konuşmacıları, Avrupa’nın iklim stratejisinde enerji verimliliği ve sürdürülebilirliğin en önemli iki konu olduğunda hemfikirdi.

“Avrupa’nın en büyük enerji kaynağı, enerji tasarrufudur” diyen konuşmacılardan Enerji Tasarrufu Genel Sekreteri Stefan Scheuer, enerji verimliliğinin Avrupa’nın en büyük problemlerinden biri olduğunu vurgulayarak, enerji verimli sistemlere geçişteki en önemli engelin yüksek maliyetler olduğunu belirtti.

Avrupa Isı Pompaları Birliği (EHPA) Genel Sekreteri Thomas Nowak ise sektörde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artık zorunluluk haline geldiğini ve ısı pompalarında tasarruf potansiyelinin diğer sektörlerden 3 kat daha fazla olduğunu söyledi.

EPEE üyelerinden Adam McCarthy, “Avrupa’daki binalar enerjinin % 40’ını tüketirken, HVAC&R sektörü elektriğin % 15’ini kullanmaktadır” diyerek, sektörde yapılacak iyileştirmelerin enerji tasarrufunda büyük önem taşıdığını ve enerji verimliliğinin en düşük bütçeli strateji olacağını bildirdi.

Tartışmalar, enerji verimliliğinin Avrupa’nın enerji tasarrufu hedeflerine ulaşmasını engelleyen % 10’luk açığı kapatmak için birincil öneme sahip olduğunu, verimliliğin aynı zamanda 2050’ye kadar geçilmesi hedeflenen düşük karbon ekonomisini uygulamak ve sera gazı emisyonlarını azaltmak için yardımcı olacağını gösterdi.  

İkinci panelde ise F-Gaz’ın iklim değişikliği üzerindeki etkileri konuşuldu. Paneldeki tartışmalar, florinli gazın geleceği konusunda beklentilerin oldukça yüksek olduğunu gösterdi. Gözler, bu yıl sonbaharda konuşulacak F-gaz regülasyonlarının revize edilmesi teklifine çevrilmiş durumda ve en iyi yolun ne olması gerektiği konusunda çok farklı görüşler var. Konunun paydaşları, F-Gaz yerine; enerji verimliliği, güvenliği ve uygun maliyet ihtiyaçlarını karşılayan “hepsine uyan tek ölçü” çözümünün olmadığı konusunda da hemfikir...

Gala yemeğinde DG Energy C3 Birliği Başkanı Paul Hadson, Avrupa Birliği’nin özellikle de Eco-Design’ın gelecekteki enerji politikasının odaklandığı noktaları özetledi. DG Enerji Birliği Başkanı Paul Hadson; “Komisyon, Enerji Verimliliği Direktifi’nin başarılı sonuçlarına odaklanmış olsa da Eco-Design Direktifleri olmadan bunu geliştiremeyiz. Belirlediğimiz çerçeve, enerji verimliliği hedeflerimize ulaşmamız için gerekli. Bu, bütüncül bir yaklaşımın günlük hayatımızın parçası olan ürünlerde enerji ve para tasarrufu sağlayabileceğini ve sera gazı emisyonlarının azalmasına yardımcı olacağını gösteriyor” dedi.  

EPEE’nin Dönem Başkanı Andrea Voigt ise “Enerji verimliliği, sektörümüz için sadece moda bir akım değil. Düşük karbon ekonomisine geçmek için çözümler sunmaya hazırız” diyerek mevcut ekonomik durumun Enerji Verimlilik Direktifi gibi çevre odaklı mevzuatları gölgelediğini belirtti. Voigt konuşmasının devamında şunları söyledi: “EPEE, öngörüldüğü üzere enerji verimliliğinde zorunlu hedeflerin esaslarından Enerji Verimliliği Direktifi taslağını destekliyor. Üye ülkeler, ilk yatırımlar yüksek bütçeli de olsa, azalacak maliyet giderlerinin toplam döngü içerisinde çok daha büyük ölçülerde tasarruf sağlayacağını anlamak zorunda. Bu, özellikle de ısı pompaları gibi enerji verimli teknolojiler içinde geçerli.”

Üye ülkeler arasında yuvarlak masa görüşmeleri düzenlemiş İngiliz Araştırma Enstitüsü SKM Enviros Teknik Direktörü Ray Gluckman ile temsilciler; Almanya’dan Rolf Engelhardt, İrlanda’dan Jean Clarke, AREA, Uluslararası Soğutma Enstitüsü IIR, Çevresel Araştırma Ajansı EIA ve EPEE: “Günümüzde yaygın olarak kullanılan HFC’lerin daha düşük küresel ısınma potansiyeli olan alternatiflerinin, enerji verimliliği ve güvenliği ile karşılanabilirliği açısından tanıtılması gerekiyor. Bunun bir aşama aşağı çekilmesi, bu eğilimi daha ileriye taşıyacak teşviki sağlayacaktır” mesajıyla bu yılki toplantıyı noktaladı. 

*EPEE: EPEE (European Partnership for Energy and Environment - Avrupa Enerji ve Çevre Ortaklığı) Isıtma, soğutma, klima teknolojileri alanında üretim, tasarım ve uygulama işleri yapan kuruluşlar ve ilgili derneklerin üye oldukları bir platform.

Ortaklık, ısı pompaları ve soğutma endüstrisini AB nezdinde temsil ediyor.

EPEE; soğutma, iklimlendirme ve ısı pompaları alanında pazarı geliştirecek, enerji verimli ve çevre dostu teknolojilerin gelişmesine olanak sağlayacak çalışmalar yapmak üzere 2000 yılında kuruldu. 40 şirket ve ulusal dernek üyesi bulunan EPEE, Avrupa genelinde 30 milyar euro cirosu bulunan ve 200.000’in üzerinde kişinin istihdam edildiği bir grubu temsil ediyor. EPEE güvenli, çevre dostu ve ekonomik teknolojilerin gelişebilmesi için AB direktiflerinin bu amaca uygun olarak hayata geçirilmesine çalışıyor. EPEE, AB bünyesinde ISK sektörünü ilgilendiren yasal düzenlemelerin, AB hedeflerine uyumlu olarak ve sektörün ihtiyaçlarını gözeterek yapılandırılması için, AB yasama organları ile işbirliği içinde faaliyet gösteriyor.

EPEE üyeleri; ısıtma, soğutma, havalandırma teknolojilerini üreten, uygulayan, tasarlayan kişi ve kuruluşlardan oluşuyor. EPEE’nin üstlendiği görev, öncelikle HVAC&R sektörünün AB içinde doğru ifade edilebilmesi, gerektiği şekilde desteklenebilmesi, bu doğrultuda uzun vadede sürdürülebilir, etkin AB politikalarının geliştirilmesine yön verebilmektir.

Ayrıntılı bilgi için www.epeeglobal.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

 


Etiketler


Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum