Slider Altına

‘Bilmemek ayıp değil’ devri kapandı

05 Aralık 2004 Dergi: Aralık-2004
Her alanda eşitsizlik öylesine genleşiyor ki, yaşam; asla hiçbir şey ve kimse ile eşitlenemeyecek oluşumuzun stresiyle, eşitlenme çabaları içinde geçip gidiyor.

Her ne biliyorsak artırmak, her ne becerimiz varsa çoğaltmak zorunda olduğumuz bir yarış süreci gibi oldu yaşam. Bu gerçeğin ağırlığı altında makus talihimize razı, öğrenmeye, gelişmeye çabalarken tahammül gösterebilmenin ve hatta mutlu bile olabilmenin yolu, öğrenmeyi sevmekte, gelişmekten incelikli bir haz duyabilmekte. Aksi takdirde bu alemdeki misafirliğimizin gün sayısını da bilmediğimizden, ‘ne zaman bitecek ya’rab’ diyerek günleri işaretleriz takvim üzerinde. Oysa süresini bilmediğimiz meşakkate katlanmak güçtür. Öyleyse, usta şairimizin de dediği gibi: ‘Yani, nasıl ve nerde olursak olalım, hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak’

Öyleyse bizler de yeni bir yıla başlarken, ruhsal, bilişsel kreasyonumuzu gözden geçirip hazırlanalım dedik. (12 tane ay yaşadıktan sonra, 13.süne girerken ne değişiyor da bizler kafalarımıza komik karton şapkalar takıp, şıkır şıkır oynuyoruz kendimizi harap edercesine ve 13.aya girerken hard diskimizi ‘reset’liyoruz. ‘Yeni’ olan nedir? Onu da çok iyi anlamış değilim. Herkes gerekli gördüğünde, kendisini hazır hissettiğinde ve kendisi için, ‘yeni’ bir dönem başlatabilir. Start vermek için tarihin 1 Ocak olması koşulu da yoktur. Ama bunu topluca yapmaktan güç alıyoruz herhalde. Bakalım yeni bir dönemin ilk sayfasını açmak için 31 Aralık akşamı hazır olabilecek miyim? İnşallah.) Seminerler, yeni kitaplar, ve toplantılar, toplantılar... Bakalım daha çok bilgi, daha çok ipucu, daha çok öneri yani daha çok Termodinamik, daha çok Tesisat Market, daha çok Yalıtım ve başka yayınlar sunabilme hevesimizin sonuçlarını beğenecek misiniz?

2005’te göreceğiz. Tevekkülsüz bir sabırla bekliyoruz.

Sadece biz mi, özellikle 2004’te kiminle görüşsek, hangi kuruluşa dikkatimizi yöneltsek, bilgiye, üretimde ve yönetimde yeni tekniklere, teknolojiye daha fazla kaynak, daha fazla heves ayırdıklarını izledik. Sektördeki pozitif ivmelenme, ister istemez ‘keşke’ dedirtti bize, ‘keşke bu ivmeyi güçlendirecek bir devlet mekanizmamız olsa. Keşke devlet erkini elinde bulunduranlar da bildiklerini yeniden gözden geçirseler, bilmediklerini bildiklerine dönüştürseler, yapılması gerekenleri vakit kaybetmeksizin hayata geçirseler.’ Zaman zaman kıskanmamak elde değil; Ar-Ge harcamalarının %66’sının devlet teşviğinde olduğu İsrail’i, %10’dan %66’ya varan vergi indirimi uygulaması başlatan Singapur’u ve daha pek çoklarını. Vergi ödeyen herkesin beklentisi olan ‘adil’, ‘realist’ bir vergi sistemi, ülke dinamiklerinin teşviki, sağlıklı planlanması, daha az bürokrasi için daha çok beklememeyi umud ediyoruz 2005’te. Böylece gerçekten ‘yeni bir yıl’ olabilir 2005.

‘Ulusal stratejilerimiz’ olmalı. Hem de bize özgü. Bizim ulusal ihtiyaçlarımız, kaynaklarımız, olanaklarımız, fırsatlarımız göz önüne alınarak şekillendirilmiş bir ulusal strateji, sektörlerin kendi içlerindeki dinamizmi ivmelendirecek en önemli unsurlardan biri. Avrupa Komisyonu Araştırma Geliştirme Bölümü Başkanı Dr. Uğur Müldür demiş ki; ‘Amerikan kapitalizminin illa da Avrupa kapitalizmi üzerinde uygulanması şart değil ki. Neden kıyasıya rekabet şart olsun? Biz kendimize küreselleşmeye daha sosyal boyut katıcı, daha iyi bir sistem pekala geliştirebiliriz’. Evet. Bunun için eksiklerimiz nedir tespit edeceğiz. Nasıl telafi edebiliriz, öğreneceğiz. Aksi takdirde...yorum getirilemez bir acz hali ki düşünmek bile istemeyiz.

2005’in hepimize hakkımız olan geleceği getirmesi dileğiyle...

Dr. Oya BAKIR

oyabakir@dogayayin.com

Etiketler


Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum