Slider Altına

7. İnşaat ve Konut Konferansı Düzenlendi

22 Şubat 2019 Dergi: Şubat-2019

Türk inşaat ve gayrimenkul sektörünün en seçkin buluşması sayılan bu yıl yedincisi düzenlenen İnşaat ve Konut Konferansı’nda geleceğin konut trendleri belirlendi. 2012 yılından beri Eventuum’un organize ettiği ve bu yıl Fıratpen ana sponsorluğunda gerçekleşen konferans İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım’ın açılış konuşmasıyla başladı. Durbakayım, konuşmasında inşaat sektöründe mağduriyetlerin giderilmesi için yasal düzenlemelere yönelik rapor hazırladıklarını belirtti. Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Sefa Çelik ise geleceğin konut trendlerini yapay zekanın belirleyeceğini vurguladı.


İnşaat sektörünün en gözde buluşmalarından sayılan Eventuum’un düzenlendiği her yıl geniş katılıma sahne olan 7. İnşaat ve Konut Konferansı, 15 Ocak 2019 Salı günü Sheraton Grand Hotel Ataşehir İstanbul’da Fıratpen ana sponsorluğunda düzenlendi. Düzenlendiği ilk yıl 2012’den beri toplam 1500’ü aşkın şirketi ağırlayan konferans, bu yıl da yüzlerce şirketin katılımıyla gerçekleşti.

Konferansın inşaat sektöründe çok önemli bir buluşma noktası olduğunu vurgulayan Eventuum Genel Müdürü Pınar Kopuz, “Bu yıl yedincisini düzenlediğimiz konferansta ekonomimize yöne veren kurumlardan yine çok değerli katılımcıları ağırladık. Her yıl olduğu gibi bu yıl da konferansımızın özellikle sektörün ve ekonomimizin içinden geçtiği bu sıkıntılı süreçte yatırımcı, uygulamacı ve tüm karar vericileri bir araya getirerek bilgi paylaşımı ve bu dönemde en çok ihtiyaç duyulan işbirliği fırsatlarına zemin oluşturduğuna inanıyoruz” dedi.

İnşaatçılar Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, yaptığı açılış konuşmasında sektöre yeni bir açılım getirilmesinin gerekliliğine vurgu yaptı. 2018’in ikinci yarısında yaşanan ekonomik olumsuzlukların sonucunda tüm risklerin yapı müteahhitleri tarafından üstlenildiğine dikkat çeken Nazmi Durbakayım, “İNDER olarak son iki yıldan bu yana proje risklerinin sadece müteahhitler tarafından taşınmasının istenmeyen mağduriyetlere sebep olabileceğini ifade ettik. Geçen 6 aylık sürede maalesef bunun gerçekleştiğini izlerken, uyarılarımızda haklı olduğumuzu da gördük. Bu nedenle önümüzdeki dönemlerde tüketici mağduriyeti yaşanmaması için yeni bir sistemin şart olduğunun altını bir kez daha çiziyorum” dedi.

Durbakayım, İNDER olarak 2019’da yeni bir proje üretim sisteminin hayata geçmesi için çalışmalar yapılacağını kaydetti. Yeni hayata geçecek projelerin devamlılığını garantiye alacak ve son tüketici açısından mağduriyetleri ortadan kaldıracak yeni bir sistemin çatısını oluşturmak için yasal düzenlemeler için ilgili kurumlara rapor hazırlandığını ifade eden Nazmi Durbakayım, “Bu kapsamda projelerin uluslararası piyasalarda SPV (Special Purpose Vehicle) adı verilen iş ortaklığı veya ortak girişim benzeri ‘işe özel geçici şirketler’ altında geliştirilmesini öneriyoruz. Bu sistemde arsa sahipleri de bu şirketlere hissedar olacak ve proje finansmanının teminatı olarak da SPV şirketinin hisseleri finans şirketlerine (bankalara) rehin edilecek” açıklamasında bulundu.

Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Sefa Çelik, konferansta yaptığı konuşmada, “2050’de 9,8 milyarlık dünya nüfusunun üçte ikisi kentlerde yaşayacak. 11 yıl sonra İstanbul 43 dünya mega kentinden biri olacak. Konut sektörü Türkiye’de büyümeye ve ekonominin  kaldıracı olmaya devam edecek. Bu noktada sektörde işbirliğine ihtiyaç var. Gayrimenkul sertifikaları iş hacmiyle doğru orantılı olmalıdır. Fonların aktif hale gelmesi ve sektör oyuncularının işbirlikleri ile yatırım fonlarının oluşturulması gerekir. İnşaat sektöründe geleceğin trendlerini akıllı bina ve yapay zeka belirleyecek” dedi.

Ağaoğlu Şirketler Grubu Murahhas Azası ve Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Rahvalı, “Sektörün en büyük sorunu konut stokudur. Diğer problemler de stok probleminden kaynaklanmaktadır” dedi. Faizlerin yüksek olması sebebiyle konut satışlarında 2018 yılında bir önceki yıla göre İstanbul için yüzde 40, Türkiye için yüzde 38 düşüş yaşandığını ifade eden Rahvalı, “Aslında toplam satışlarda düşüş sadece yüzde 4,2’dir. Geliştiriciler, müşterisi için farklı vadeli satış kampanyalarına yönelmiş ve sonucunda da likidite problemi oluşmuştur. Aynı zamanda bu likidite eksikliğinden yüksek maliyetli kurumsal krediler kullanmak zorunda kalmışlardır. Bunun yanı sıra üretimden kaynaklanan fiyat artışları satış fiyatlarına yansıtılamamıştır. Geliştiricilerin, stok problemi nedeniyle yaptıkları artış miktarı, üretim maliyetlerinin altında kalmıştır” şeklinde konuştu.

Nef Global ile gayrimenkulde bir dünya markası olma hedefine adım adım yaklaştıklarını ifade eden Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur, “Nef ismini koyarken global bir marka olmayı düşünerek her dilde kolay telaffuz edilecek bir isim seçtik. Gayemiz bu sektörün uluslararası bir markası yok, biz buna talip olabilir miyiz idi. Bürokratik süreçlerin uzunluğu ve zorluğu nedeniyle yurtdışında tek başına proje geliştirebilmek zor bunu biliyorduk. Baktığınızda dünyada proje geliştiriciler hep yerel firmalar. Amerika’nın en büyük markası sadece 4 ya da 5 eyalette proje geliştiriyor. Sektörümüz sanayi devrimi yaşamadığı için ölçeklendirilemiyor. Ama biz bir ilki gerçekleştirelim istedik. Hedefimiz 2023’te 10 ayrı dünya metropolünde olmak” açıklamasında bulundu.

Konferansın ana sponsoru olarak bir sunum gerçekleştiren Fıratpen Profil Pazarlama Müdürü Dr. Mehtap Uluceviz, 7. İnşaat ve Konut Konferansı’nın gelecekteki işbirliklerine zemin hazırlayacağına inandığını vurgulayarak başladığı sözlerine şöyle devam etti: “İnşaat sektöründeki gelişmeleri yakından izleyerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Artık daha yüksek yalıtımlı, daha geniş açıklıklarda fonksiyon üreten ürünler talep görüyor. Mimari çizimler bu yönde gelişiyor. Evdeki yaşam alanları her türlü projede dış mekânla daha entegre. Biz de bunun bilinciyle yüksek katlı yapılarda dahi rüzgar yüküne karşı gerekli atalet değerlerini sağlayabilecek, enerji tasarrufu yüksek, geniş açıklıkları rahatlıkla geçmemizi sağlayacak tasarıma sahip seriler üretiyoruz. Bu sebeple de projelerde tercih sebebi oluyoruz. Proje teknik ekibimizde yer alan mühendis kadromuzla, her şartnameye uygun serilerimizle, pencere laboratuvarımızla, pencere üretim kalitesi yüksek bayilerimizle ve satış sonrası hizmetlerimizle sektörümüzün çözüm ortağı olmaya devam edeceğiz.”

FuzulEV Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, gayrimenkul sektörünün halen devam eden yüksek potansiyelini, 2019 yılında inşaat ve gayrimenkul sektöründeki beklentileri değerlendirdiği konuşmasında Türkiye’de yüksek seviyedeki sosyal konut açığı ve finansal açıdan konut fiyatlarının mevcut kredi, faiz, peşinat üçgeninde ulaşılamaz seviyede olması ve alternatif konut finansman modeli olan FPK’nın sosyal konut açığını kapatmadaki rolüne dikkat çekti. FPK sisteminin ekonomiye yarattığı katma değer ve sosyal sorumluluk yönü Akbal’ın değerlendirdiği bir diğer başlık oldu.

24 Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkan Aziz Yeniay, “Gayrimenkulde Yabancı Yatırımlar, Vatandaşlık Hakkı ve Sektörün Finans Teminindeki Gayrimenkul Yatırım Fonunun Rolü ve Önemi” konusunda açıklamalarda bulundu.

Thyssenkrupp Asansör Satış Direktörü Burak Polatoğlu, konferansta yaptığı açıklamada, Thyssenkrupp Asansör’ün 1800’lü yılların ikinci yarısına dayanan tarihi ile inşaat sektörünün dünya çapındaki en önemli paydaşları arasında bulunduğunu, kentsel yaşam alanlarının planlamasına yönelik sundukları yeniliklerinin ve ödüllü çözümlerinin her gün milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu belirtti. Polatoğlu, “İhtiyaçlara göre özelleştirilebilen esnek çözümler, binalardaki kullanılabilir alanların artırılmasına yardımcı olurken, yaşanabilirliği de üst seviyeye taşıyor. Tümü sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda geliştirilen yürüyen merdiven ve asansörler, şehirlerimizde güvenli ve konforlu bir geleceğin inşa edilmesinde çok önemli bir role sahip” açıklamasında bulundu.

Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ercan Öztemel, öncelikli olarak toplumsal dönüşüm, Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0 gibi kavramların neler ifade ettiğini ve toplumsal dönüşümü tetikleyecek ne tür unsurlara odaklandığını anlattı, daha sonra bu dönüşümün toplum üzerindeki etkileri ve özellikle şehirlerde ve yaşam alanlarında ne tür değişimleri tetiklediklerine yönelik bilgiler verdi. Akıllı şehirler konusunda ve bu kapsamda nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiğine yönelik bilgileri katılımcılar ile paylaştı. Şehirlerin zekileştirilmesinin doğuracağı pozitif etkilere işaret edilerek bu konuda azami fayda temin etmenin yolları üzerine bir değerlendirmede bulundu.

Gayrimenkul sektöründe uzun yıllar müfettişlik ve bölge müdürlüğü yapan, gayrimenkul mevzuatı ve elektronik uygulamalarda birçok çalışması ve yayını olan Dr. Nihat Kandaloğlu, konferansta “3D Coğrafi Bilgi Sistemi Tabanlı İstanbul Projeleri” konulu konuşmasında, “Gayrimenkul fuarcılığı dünyada yıllardan beri uygulanan bir pazarlama yöntemi. Yaşadığımız dünyaya ise dijital dönüşüm damgasını vuruyor.  Dijital dönüşümde elektronik ortama geçmesi gereken ilk sektör gayrimenkul fuarcılığıdır. Çünkü fuarlarda gerçek bina ve gerçek şehirle ilgili kısıtlı bilgi algılanıyor ve gerek müşteriler ve gerekse satıcılar birçok masraf yaparak ürünlerini tanıtmak için sadece tek bir mekanda buluşuyor” dedi.

Guangdong Eyaleti İnşaat ve Dekorasyon Malzemeleri Sektörü Derneği bünyesindeki 3 bin fabrikayı ve Guangdong Eyaleti İnşaat ve Dekorasyon Malzemeleri Sektörü Derneği bünyesindeki 30 bin mimarı temsilen konferansa katılan Lan Fang, “2017 yılında, Guangdong ve Türkiye arasındaki ithalat ve ihracat toplam hacmi Çin ve Türkiye arasındaki hacmin yüzde 51’ine tekabül ediyor, geçen yıla nazaran yüzde 21 artış göstermiştir. Türk Çin ikili ilişkileri hep dostluk temeli üzerine kurulmuştur. Türkiye ‘Tek Yol Tek Kuşak’ inisiyatifine en erken destek veren ve katılan ülkeler arasındadır. Türk ve Çinli işadamları için çok büyük iş fırsatları bulunmaktadır. Mesela beraber Türkiye’de fabrika ve pazarlama merkezleri kurabiliriz. Çin’de de yatırım yapmak üzere şirketlerimizle işbirlikleri kurulmasına yardımcı olabiliriz. İletişimimizi güçlendirip birbirimizden yararlanabiliriz. Asya ve Avrupa bölgelerinde ticaret yapabiliriz. Global ticaret yapabiliriz” açıklamasında bulundu.

İZODER Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen, konferansta yaptığı konuşmasında “Yazar Yuval Noah Harari ‘Sapiens’ kitabında insanlığın kısa tarihini anlatıyor ve insanın medeniyet yolculuğunu ‘hayvanlardan tanrılara’ ifadesi ile aktardı. İnsan toplulukları yaklaşık 11.500 yıl önce  kültürel gelişimlerinin artması ve tarımın da etkisi sonucu yerleşik düzene geçti böylece konut kavramı sadece barınma ihtiyacından çıkarak günlük yaşam alanı ve insan hayatının geçtiği en önemli mekan haline geldi. Binaların, özellikle de konutların medeniyetin çok önemli parçaları olduğunu düşünürsek, konfor nedir, konfor şartları nelerdir? Türk Dil Kurumu sözlüğünde konfor kelimesi, ‘Günlük hayatı kolaylaştıran maddi rahatlık’ olarak tanımlanıyor. Yaşadığımız mekanlardaki konforu sağlamak o mekanlardaki iklimsel şartlar ile ilgili. Yani mekanın sıcaklığı, ortamdaki nem ve havanın hızı gibi önemli etmenlerden bahsediyoruz. İlave olarak gürültü, ortamdaki havanın ve ışığın kalitesi konforumuzu artıracak diğer önemli maddeler. Bunun yanı sıra bina güvenliği, binanın deprem dayanımı, yangın anında tahliye süresini uzatacak önlemlerin alınması başlı başına hayati konular. Binamızın konfor, sağlık ve güvenlik şartlarını sağlaması ancak ve ancak yalıtım koşullarının iyileştirilmesi ile mümkün olabilir” dedi.

Mekanik Tesisat Müteahhitleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Çelimli, “Yapı Sektöründe Disiplinler Arası Eşgüdüm ve Önemli Konular” hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Çelimli, “Yapı uygulamalarında Mimari, Statik, Elektrik, Mekanik disiplinler arasındaki eşgüdüm sorunları ve olması gereken temel esaslar nelerdir? Tesisat mühendisliğinin inşaat ve konut uygulamalarındaki önemi ve yaşam konforuna doğrudan etkileri ele alınmalıdır. Yapı uygulamaları sırasında çalışan işgücünün çağdaş ve güvenli koşullarda çalışma gerekliliği ve yapı kalitesine doğrudan etkileri paylaşılmalıdır. Tasarım ve uygulamadaki bütünselliğin önemi ve uygulama öncesi tasarım hizmetlerinin tamamen bitmiş olmasının gerekliliği ve bunun sağlanmasıyla yatırım maliyetine olumlu yansımaları mümkün olacaktır” dedi.

Elektrik Tesisat Mühendisleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cemaloğlu, konferansta “Elektrik Tesisat Sektörü Güncel Gelişmeleri, Sorunları ve Çözüm Önerileri” oturumunda konuşmacı olarak yer aldı. “Değişimlerin oldukça hız kazandığı dünyamızda ülkemizin elektrik sektörünün sürdürülebilir şekilde etkili kılmak için hedeflerimize uygun insan kaynağımızı, uluslararasında da kabul görmüş güncel standartlarımızın ve buna uygun şekilde üretilen ürün ve hizmetlerin kontrolünü tam ve doğru şekilde sağlamamız ve yönlendirmemiz gerekmektedir. Ülkemizin kaynakları bunu başarmak için yeterlidir” dedi.

Hasanoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Hasanoğlu, gerçekleştirdiği konuşmasında Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat sektörünün, 2019 yılından beklentilerine yer verdi. Konuşmasında sektör açısından 2018 yılını değerlendiren Hasanoğlu, “Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı 2019 yılı yıllık programı kapsamında toplulaştırma, kamulaştırma ve imar uygulamalarının daha etkin bir biçimde hayata geçirilmesini ve emlak piyasasının daha sağlıklı işlemesini sağlayacak gayrimenkul değerleme sistemine ilişkin maddeyle sektörümüzün önümüzdeki yıl daha hareketli olacağına inanıyoruz. İmar planı izleme ve denetim için alternatif modellerin geliştirilmesi de 2019 yılı planlamasında yer alan önemli konular arasında yer alıyor. Yeni program ile imar planı izleme, değerlendirme ve denetim sistemlerinin kurulması amacıyla yine çalışmalar yapılacak ve bu çalışmaların sektörümüze ışık tutacağı kanaatindeyiz” dedi.

MÜSİAD İnşaat Sektör Kurulu Başkanı Reha Yeltekin, konferansta “İnşaat ve Konut Sektöründe Yurtdışı Açılımı Yol Haritası” konulu oturumda yer alarak sektörel değerlendirmede bulundu.

Türk Tesisat Mühendisleri Derneği Genel Sekreteri Dr. Kemal Gani Bayraktar, Türkiye’de toplam enerjinin yüzde 70’inin binalarda ve sanayide tüketildiğini, küresel ve bölgesel gelecek ihtiyaçlarını da öngören bütünleşik tasarım ve mekanik tesisat çözümlemelerinin yüzde 50’nin üzerinde enerji tüketimini azaltacağını, özellikle güneş enerjisiyle ısıtma, soğutma, sıcak su elde edilmesi gibi sıfır karbon ve yerli yenilenebilir enerji kaynakları destekli teknolojilere ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti. Bayraktar, “Çarpık yapılaşma ve niteliksiz konutların hızla yenilenmesini amaçlayan kentsel dönüşüm ve yeni bina projelerinde; sıfıra yakın enerjili çevre dostu binaların hayata geçirilmesi, etkin enerji verimliliğini sağlamada, sağlıklı çevre ve yaşam alanlarına kavuşmada önemli bir fırsat. Bu dönüşüm sağlanırken, geleceğin ihtiyaçları dikkate alınıp enerji tasarrufuna yönelik bütünleşik tasarlanmış yüksek enerji korunumlu yerleşimlerde güneş, biyogaz, jeotermal kaynaklı yenilenebilir enerjilerle destekli hibrit bölgesel ısıtma ve soğutma çözümleri de ele alınmalıdır. Ekonomide yüksek büyüme fırsatlarını da sunan düşük karbonlu sürdürülebilir gelecek için inisiyatif alarak değişimi yönetmek, hepimizin sorumluluğudur” açıklamasında bulundu.



Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum