Slider Altına

7. Enerji Verimliliği Paneli ve Sergisi YTÜ Oditoryum'da Yapıldı

18 Aralık 2014 Dergi:
Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Teknolojileri Kulübü’nün (Maktek) ISKAV’ın desteği ile düzenlediği Enerji Verimliliği Paneli’nin yedincisi, 25 Kasım tarihinde YTÜ Oditoryum’da yapıldı. Etkinliğin öncesinde YTÜ Makine Fakültesi öğrencilerinin yakın zaman önce yitirdiğimiz Prof.Dr.Doğan Özgür’ü anma için hazırladıkları kısa film gösterildi. Tüm gün süren panel üç oturumdan oluştu. ISKAV Yönetim Kurulu Başkanı Metin Duruk, YTÜ Makine Fakültesi Termodinamik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr.İsmail Teke, YTÜ Rektörü Prof.Dr.İsmail Yüksek, açılış konuşmalarını yaptıktan sonra Türkiye iklimlendirme sektörü ve hedeflerini konu alan ilk oturum başladı. Metin Duruk’un başkanlığını yaptığı ilk oturumun konuşmacıları; Cafer Ünlü (Escon Enerji), Cevat Tanrıöver (Tanrıöver Mühendislik), Mesut Altan (Birleşim Mühendislik), Zeki Özen (Daikin), Bahadırhan Tari (AFS) idi.
Başkanlığını Cafer Ünlü’nün yaptığı, üniversite-sanayi işbirliği başlığını taşıyan ikinci oturumda; Nilgün Atıcı (Grundfos), Serkan Gündüz (Systemair HSK), Naci Şahin (Friterm), Zeki Poyraz (AFS) konuşmaları ile öğrencilere meslek yaşamları için tavsiyelerde bulundular, özellikle stajların önemi konusunun altını çizdiler. Sanayi uygulamaları ve enerji verimliliği başlığını taşıyan üçüncü oturumu Bahadırhan Tari yönetti, Tülay Yılmaz (Anadolu Sağlık Grubu), Pınar Gürler (Form), Ozan Atasoy (Trox), Derya Çuha (Grundfos), Serdar Çelik (Illinois Üniversitesi) ve Arda Keser (Daikin) sistem ve teknolojilerde enerji verimliliği hakkında öğrencileri bilgilendirdi.

Panelden Notlar

Cafer Ünlü: 1923’ten günümüze iklimlendirme sektörümüze bakacak olursak; 1923-1950 yılları arasında kamu binaları haricinde kalorifer tesisatının olmadığını görüyoruz. Isınmada genellikle sobalar kullanılıyor. Kamu yapılarının kalorifer tesisatı projeleri de Fransız, İngiliz, İtalyan ve Alman firmaları tarafından yapılıyor. 1946’da Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının mekaniğini G.A.Baker firması yapıyor ama proje Todori Karakaş’a ait. 50’li yılların başlarında ağırlıklı olarak ithal ürünler kullanılıyor.60’lı yıllarda havalandırma ile tanışılıyor. O dönemlerin en önemli sorunu; yakıt. Bir kömürden fuel oil’e geçiliyor, bir fuel oil’den kömüre… 1980-2000 yılları arasında turizm yatırımları hız kazanıyor.  Bu, iklimlendirme sektörünü de hızlı gelişim sürecine sokuyor. Doğalgazlı dönem başlıyor. Meslek örgütleri oluşuyor. 2000-2010 döneminde ise inşaat alanında büyük yatırımlar görülüyor. Otomasyon her alana giriyor. Yenilenebilir enerji kullanan sistemler kullanılmaya başlıyor.2018’den itibaren ise “sıfır enerjili yapılar” dönemi olacak. Türkiye 82.200 milyar USD tutarındaki yıllık enerji harcamının 60 milyarlık kısmını ithal yolu ile karşılıyor. Enerji verimliliği ülkemiz için de çok büyük önem taşıyor. Bunu daha iyi anlayabilmek için enerji yoğunluğu verilerimize bakmalıyız. Enerji yoğunluğu: enerji tüketimi (TEP) / GSYH (USD) formülü ile hesaplanır. Bu oranın olabildiğince küçük olması, enerjinin verimli kullanıldığını gösterir. Japonya’da bu oran 0.09 iken Türkiye’de 0.28’dir.
Enerji yoğunluğu 0.20 olan Yunanistan seviyesine gelebilmemiz için %30 daha az enerji tüketmemiz gerek. Yani Türkiye’nin enerji tasarrufu potansiyeli çok yüksek. Sanayide %10-40 arası, ortalama %25 oranında enerji tasarrufu potansiyeli var. Parasal açıdan baktığımızda 20 milyar USD verimsiz enerji kullanım kaybımız var.
Cevat Tanrıöver: 1949 doğumluyum. Okul biteli 41 yıl olmuş. Mühendis olduktan sonraki üç yıl boyunca “mühendisim” demeye korktum; ya bir şey sorarlar da bilemem diye… Bugün dönüp baktığımda proje ofisim 1400 proje tamamlamış. Mühendislik ayrıcalıktır. Mühendis gerçekle yaşar, hayallerini ise gerçekleştirir. Mühendis mezarda dinlenen adam demektir. Sezai Türkeş “mühendisin hayatı siyah beyazdır derdi; mühendis ya çalışır, ya uyur…
Geleceğin en önemli sorunu enerji. Çok verimli sistemler kurmaktan daha önemlisi, kurulu sistemlerin verimli işletilmesi. Bunun için de aletlerin, cihazların fonksiyonlarını çok iyi bilmek gerekiyor. Çok verimli sistemlere yatırım yaparken geri dönüş süresini de göz önüne almak gerekiyor. Geri dönüş süresi on yıl olan bir sisteme yatırım yapmak ne kadar akıllıca? Biz haftada 44 saat ders görürdük. Şimdi ise 25 saat… Bu kazanılan zamanın doğru kullanılması önemli. Bugün iyi bir mühendis; iyi bir üniversitede çift dal yapmış olmalı, bilgisayarı çok iyi kullanabilmeli, ikinci bir dil bilmeli, hatta İngilizcenin yanında Arapça, Çince gibi bir dil koyabilmeli, helikopter, uçak kullanabilmeli, yakın tarihi, dünya tarihini çok iyi bilmeli. Unutmamak lazım; olaylar insanları değil, insanlar olayları yaratır.
Mesut Altan: Mekanik taahhüt grubu olarak hayal satıyoruz. İyi bir mühendis olmanın yanı sıra pazarlamayı da bilmek gerekiyor. Enerji verimliliği aynı zamanda iyi bir pazarlama enstrümanı. Enerjiyi yönetebilen gücü de yönetir. Çok büyük Türk müteahhit firmalar var ve sürekli yeni mühendislere ihtiyaç duyuluyor. Dünyanın çeşitli coğrafyalarında, -67 C’de iş yapıyoruz. Bu işi seviyor olmak gerekiyor, aksi halde bu cefa çekilmez. Uykusuz kalıp her bir fan çalıştığında, her bir musluktan su aktığında mutlu olmak lazım. Sorunsuz tesisatlar için; doğru proje, doğru cihaz ve sistem seçimi, doğru uygulama ve doğru işletim, olmazsa olmaz koşul.
Zeki Özen: Türkiye’de turizm hamlesi ile birlikte ekipman üreticilerimiz de kendilerini geliştirdiler. 1980’lerde açık imbisat depoları kullanılıyordu. Bütün bu eğilimlerde değişmeler yaşandı. Ama tasarruf konusunda büyük adımlar atamıyoruz. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre 2000 m2’nin üzerinde merkezi sistem kurulması gerekiyor. Biz ne yapıyoruz? Kiralık kazan diye bir şey çıkmış, kazanı kiralıyor, yerine koyuyor, iskan alındığında söküyormuşuz, kombileri yerleştiriyormuşuz. Türkiye’de yoğuşmalı kombiler zorunlu bile değil. Türk müteahhitleri bizim için bir fırsat. Dünyanın en büyük 250 müteahhidi içinde 42 müteahhit kuruluşumuz yer alıyor. Sektör ihracatımızın %30’u bu müteahhitlerden geliyor.
Bahadırhan Tari: Mühendisliği, yaşam konforunu artırmak diye tanımlamıştık. Bunu yaparken dünyanın kaynaklarını tükettik, dengesini bozduk. İç mekan konforumuz için dünyaya zarar verdik. Üretim çok arttı, tüketim kolay hale geldi. Motivasyonumuz daha çok kazanmak üzerine kurulu. Mevcut üretimimizi satacağımız pazarlar arıyoruz, ama böylece gitmez. Bizim mühendisliğimiz, dünyadan çalmadan dünyaya kazandırmak üzerine olmalı. Çok daha az cihaz kullanarak sistem kurulabilmeli.

Etiketler


Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum