Slider Altına

30 Yılda 400 Bin Kat Büyüyen Systemair, 30. Yılını Uluslararası Bir Etkinlikle Kutladı

05 Aralık 2004 Dergi: Aralık-2004
Elliye yakın basın mensubu ve ülke kuruluşları temsilcilerini, merkez ofisinin bulunduğu ve en büyük hacimde üretiminin gerçekleştiği Skinnskatteberg’de ağırladı. Skinnskatteberg, civar yerleşimleri ile birlikte yaklaşık 4800 nüfusa sahip. 250’den fazla irili ufaklı gölün bulunduğu yerleşim merkezinde, 27 000 m2 üretim alanına sahip Systemair’in 325’i merkez ofiste olmak üzere toplam 1200 çalışanı, yıllık 2 milyar İsveç Kronu cirosu bulunuyor.

25 Kasım’da gerçekleşen etkinliğin ilk adımı; Systemair’in kurucusu ve başkanı Gerald Engström’ün karşılama konuşmasının ardından, Ar-Ge merkezi, Akustik test odaları, hava akışının lazer ışığı ile izlenebilir hale geldiği; hava çıkış noktası ürünleri test bölümü tanıtımı oldu. Bu gelişmiş Ar-Ge kompleksi, Ocak 2003’te açılmış, yaklaşık 7 milyon İsveç Kronuna mal olmuş. Sessiz oda/ yankılanma odası bölümü, oldukça fazla olanağa sahip bir test merkezi. Burada, ortamdaki 10 dBA altındaki sesleri alabiliyorsunuz. Bir insanın nabız atışlarını bile... Odanın iç kısmında yer alan odacıkta ise, 76 güçlü çelik yay üzerinde 33 ton ağırlığın titreşim ses seviyesi ölçümlenebiliyor. Birbirine paralel olmayan duvarları bulunan bu kısımda, ses oda içinde çınlıyor ve sesin nereden geldiğini algılayamıyorsunuz. Hava çıkış noktası elemanlarının test edildiği odada, havanın menfez ve diffüzerlerden çıkışını, yeşil lazer ışığı ile görebiliyorsunuz. İçi tamamen siyah renkteki odada hava, çizgisel doğrultuda floresan yeşili bir perde oluşturuyor. Bu bölüm ayrıca, sıcaklığın -20 C’ye kadar düşürülebildiği, ısı geri kazanım cihazları testleri için iklimleme odası olarak da kullanılıyor. İkinci adım; üretimin gerçekleştirildiği fabrika bölümlerinde detaylı bir tur oldu. Bu turda en belirgin olarak dikkat çeken şeylerden biri; 2000 civarında ürün tipinin üretiminin gerçekleştiği bu alanda mavi yakalı personel sayısının azlığı idi. Tur esnasında nedenini anlıyorsunuz. Üretim, otomatik kontrol ve kumanda sistemleri tarafından ele geçirilmiş. ‘Gece treni’ adını verdikleri hatta, bilgisayar sistemlerine yüklü kalıpların, belirtilen miktarlarda puntolaması insan eli değmeden gerçekleşebiliyor. Birkaç teknik personel tarafından kolaylıkla izlenebiliyor, kontrol edilebiliyor. Ürünler, iletilmesi gerekli noktalara, yine insansız, lokasyon tanımı yapılabilen taşıma cihazları ve forkliftlerle ulaşıyor. Geniş stok imkanları da, Avrupa ülkelerine 24 saat içinde stoktan teslimat avantajı sağlıyor. Üretim hatlarındaki turdan hemen sonra, programda ürünleri bitmiş halde görebileceğiniz ve detaylarını inceleyebileceğiniz teşhir merkezine kısa bir yolculuk var. Bu merkez yeni yapılmış. Kahve molası verilen bu alanın odağında, Systemair’in 30 yıl önce yola çıktığı ‘Kanal Fanı’ K-fan yer alıyor. Bu ürünle yılda 5 bin İsveç Kronu ciro yapan Systemair (o zamanki adıyla Kanalfl?kt) otuz yıl sonra bugün, 2000 cıvarında ürün çeşidine ve 2 milyar İsveç Kronu ciroya sahip bulunuyor. Yani 30 yılda 400 bin kat büyüme demek. (Doğru mu hesapladık?) Systemair’in büyüme trendi, 1985’ten sonra ivmeleniyor. Teşhir Merkezinde 30 yıllık emektarı K-fan’a kadeh kaldırıyor Gerald Engström ve ‘Her şey, bir fikir ile başladı’ diyor. Programın saat 15.00’ten sonraki bölümünde, önce Danimarka Kopenhag Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr.Bjarne W.Olesen, ‘İç Ortam Çevre Koşulları, Konfor, Performans ve Verimlilik’ konulu bir sunum yapıyor. Isıl koşullar, Hava kalitesi, Akustik ve Aydınlatmanın, iç ortam koşullarını oluşturduğunu söyleyen Olesen, iş yerlerinin harcamaları arasında en yüksek giderin insan kaynaklarına ayrıldığına dikkat çekiyor. Göz ve burunda hassasiyet, tahriş, başağrısı ve yorgunluk belirtileri ile kendisini gösteren ‘Hasta Bina Sendromu’nun iç ortam kalitesi ile ilgili donanımı bulunmayan yapıların % 20’si ile % 40’ı arasında var olabildiğini öne süren Olesen, İç ortam havasını kirleten faktörleri, iç ortam hava kalitesi için havalandırma yeterlilik seviyelerini, örnekler vererek anlattı. Danimarka’da ve İsveç’te farklı kesimlerde yapılan araştırmalarla, hasta bina sendromu belirtilerinin yoğunluğu ile havalandırma koşulları arasındaki bağıntının sergilendiği sunumda, ayrıca hava kirletici kaynaklar örneklendi; filtre değişiminin dış hava temini ihtiyacında, dolayısıyla enerji faturalarında düşüş sağlayacağı üzerinde duruldu. Sunumun bitiş vurgusu; havayı serin ve kuru sunmanın önemi oldu. Sonraki sunum ise ‘İç ortam havası öldürür’ başlığını taşıyordu. Bu bölümde İsveç Klima Endüstrisi Derneği’nden Ingvar Ygberg, özetle şu bilgileri verdi: ‘Svensk Ventilation Derneği’nin 110 üyesi var. İsveç klima, havalandırma pazarının yaklaşık %75’ini temsil ediyor. 1300 milyon Euro yıllık ciroya karşılık gelen bu hacim, 10.000 çalışana da iş olanağı sağlıyor. Dernek üyeleri arasında, üreticiler, toptancılar, tesisatçılar ve servis kuruluşları yer alıyor. Derneğin amaçları arasında, diğer branşların sorularının yanıtlanması da bulunuyor. Yani dernek, diğer sektörlerin havalandırma, iklimlendirme sorunlarında bir yanıt merci olma amacını taşıyor. Dikkat edilmesi gerekli hususlar; enerji tasarrufu başta olmak üzere, sızdırmaz yani soluk alamayan binalar, düşük havalandırma, yetersiz yasal düzenlemeler, bilgi ve ilgi eksikliği, insanların zamanlarının neredeyse %90’ının iç mekanlarda geçmesi oluyor. İsveç evlerinde havalandırma oranları yıllara göre karşılaştırılmış ve çok geniş kapsamlı bir kampanya planlanmış. Temiz iç ortam havasının gereksinimleri ve sebepleri, güncel standart ve düzenlemeler, verimli bir sistemin nasıl olması gerektiği, temiz hava tedariği ve enerji tasarrufunun optimizasyonu, kampanyanın üzerinde durduğu konular olmuş. Ev sahiplerinden, mimarlara, mühendis ve müşavirlerden, işletme-bakım kuruluşlarına, üreticilere ve basına kadar geniş bir hedef kitle seçilmiş. Üniversitelerle iş birliği içinde hazırlanan araştırma raporları, İsveç dilinde 14 bin, İngilizce 5 bin adet kitap basımı-dağıtımı, tanıtım filmleri, powerpoint sunuları ve seminerler, basına yönelik karşılaştırmalı makaleler, basın bültenleri gibi bir çok yöntem ve mecra kullanılmış. İç hava kalitesini, iyi havalandırma ve sağlık koşulları bağlantısını, radon gazının olumsuz etkilerini ayrı ayrı raporlar halinde sirküle etmişler. Özellikle alerji ve astım vakalarındaki artış, düşük performans, yılda 500’ü bulan ölüm vakası, iç hava kalitesi açısından incelenmiş. Havanın insan yaşamındaki önemini vurgulamak için; dökümanlarının girişinde, bir insanın günde 1 kg yiyeceğe, 3 kg suya ve 30 kg. havaya ihtiyacı olduğu vurgulanıyor. Bugüne kadar bu alanda yapılan çalışmaların yetersiz kalması; bilgi eksikliğinden, fiyat baskısından ve endüstrinin yetersiz kalmasından kaynaklandığı öne sürülüyor. Kötü iç hava koşullarının performans üzerindeki etkisi dolayısıyla, kişi başı yaklaşık 400 $ (yılda) kayıp yarattığı, yine birkaç araştırma datası ile örneklenerek ifade ediliyor. Bu kampanya ile yaklaşık 1 milyon kişiye ulaşılmış. Dernek bu doğrultuda üye kuruluşlarının aktivitelerini de destekliyor (Darısı başımıza). Programda Gerald Engström ve Systemair Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı Svein Nilsen’in şirket hakkında verdiği bilgilerin verildiği konuşmalar yer aldı.

Katılımcıların F?rna Manor’da yöreye özgü yemeklerin yine yöreye özgü sunumu ile ağırlandığı eğlenceli bir gece ile, Systemair’in 30.yılı kutlandı.

Etiketler


Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum