Slider Altına

1998 NASIL BİR YILDI?

05 Aralık 1998 Dergi: Aralık-1998
1998 yılında hedeflerimizi gerçekleştirdik.

Ekonomik krizin etkisini hissettiğimizi söyleyemem. Pazarın daralmasına karşılık, kaliteli ürünler sattığımız için pazar payımız giderek artmaktadır. Son birkaç yıl içerisinde doğalgaza yeni kazan ve brülör alarak geçen bina sahiplerinden ses, arıza ve fazla yakıt sarfiyatı gibi nedenlerle aşırı rahatsız olanlar kazanlarını Buderus ile değiştiriyorlar. Arıza ve servis maliyeti rahatsızlıklarının nedeni genellikle; düşük elektrik voltajı ve gaz basıncının zaman zaman (özellikle sabah erken saatlerde) düşmesinden kaynaklanıyor. Buderus atmosferik kazanlar, 21 mbar olan gaz basıncını 6 mbar'a düşünceye kadar çalışabiliyor. Basınç düştüğünde Buderus kazan ve kombiler çalıştığı için emniyetli de oluyor. Buderus atmosferik tip kazanlar çalışırken, yanında bile gürültü oluşmazken, klasik tip kazanların kullanıldığı birçok binada, kazan dairelerinin üst katlarındaki dairelerde oturanlar gürültüden rahatsız oldukları için şikayet ediyorlar, ya da dairelerini satıyorlar. Doğalgaz pazarı daralırken, Isısan Buderus için yenileme pazarı oluştu, insanlar ikinci defa sa-tınalma yaparken daha dikkatli davranıyorlar ve araştırıyorlar. Benzer konu kombiler için de söz konusu. Ucuz tip on-off çalışan kombilerin ciddi bir bölümü yaklaşık olarak 5 yıl içinde delindi ve atıldı. Bu tip kombilerde eşanjör kombi çalıştığı sürece alevin içinde kalmaktadır. Oysa modülasyonlu tip kombilerde, alev eşanjörün içine çok kısa süre girmekte ve ortalama alev yüksekliği eşanjörün çok altında kalmaktadır. Tabii ki eşanjör kalitesi de çok önemlidir. Diğer sorun ise sıcak suyun az kullanıldığı anlarda on-off çalışan kombiler çok sık durup çalışmakta, yanma hücresi çok ısınmış olan kombi bu sık devreye girme anlarında (doğalgaz hızlı dağıldığı için) gürültü ile yanmakta, bu esnada oluşan aşırı ısı ve titreşim armatürleri ve kombi ömrünü etkilemektedir. Modülasyonlu tip kombilerde sıcak suyun az kullanıldığı anda cihaz durmayıp, alevi kıstığı için cihaz verimli ve sorunsuz çalışmaktadır. Kullanma anında bir dairenin normal sıcak su ihtiyacı 10 litre/dakika olup, yaklaşık olarak 20.000 kcal/h ısıtma kapasitesine ihtiyaç vardır. Oysa 120 m1 dairelerin ısı kaybı en soğuk havada 6.000 kcal/h ile 10.000 kcal/h arasındadır. (Özel durumlar hariç) Kış ortalaması ise bu kapasitenin yarısından da azdır. On-off kombiler daireyi ısıtmak için çok sık durup çalıştığı halde, modülasyonlu kombiler düşük kapasitede sürekli çalışabilmektedir. Bu durum otoyolda ekonomik hızda giden ve frene hiç basmayan bir arabanın şehir içindeki aynı mesafeyi gitmeye göre daha az yakıt yakmasına benzemektedir. Özellikle Ankara'da 1993-1994 yıllarında monte edilen, çok sık arıza yaptığı ve fazla yakıt tükettiği için şikayet konusu olan on-off kombileri, Buderus modülasyonlu kombiler ile değiştiriyoruz. Benzer konu İstanbul'da da yaşanmaya başlandı. Müşteriyi memnun etmek için kaliteli cihaz kullanılması, montai, servis ve tüketici eğitimine özen gösterilmesi gerekir. 1998 yılında politik belirsizlikler daha iyi iş ortamı oluşmasını engelledi. Ancak bizim için en önemli iki olay vardı.

1.         Buderus'un Türkiye'den alıp tüm Avrupa'ya sattığı (radyatör vb) ürünlerin toplam bedelinin, Türkiye'ye yaptığı ihracatı aştığını Buderus Heiztechnic GmbH Başkanı Reinhard Engel 23 05.1998 tarihinde izmir Isısan-Buderus Bölge binası ve showroom açılışında açıkladı ve bu dengeyi hep korumaya çalışacağını söyledi. Bu konu biçim için çok önemliydi.

2.         Türkiye'nin gelecekte ucuz, temiz ve sürekli temin edilebilir enerji ihtiyacını karşılayacak doğalgaz temini ile ilgili yeni anlaşmalar yapıldı. Rusya, Kazakistan ve İran ile yapılan -50 milyar/m1 yıl kapasiteli doğalgaz anlaşmaları da bizim için çok önemliydi.

1998 yılında "Doğalgaz ve LPG" (Isısan Çalışmaları No: 172) ve "Isıtma Sistemlerindeki Gelişmeler" (Isısan Çalışmaları No: 177) kitaplarını yayımladık. Ayrıca "DİN 4701 Isı Kaybı Hesabı'nı tercüme edip 2. kitabın ekinde yayımladık. Türkiye'de kullanılan ısı kaybı hesapları DİN 4701in 1959 yılındaki yayınıdır. Almanlar normu 1983 ve 1984 yılında değiştirdiler. Son şeklini Isısan bünyesinde tercüme edip, TSE'ye de kolaylık olacağını düşünerek yayımladık. 1999 ve sonrasında ise; Türkiye'ye 2000li yıllarda gelecek olan ilave doğalgaz kapasitesinin alt yatırımlarının (şehirler, kasabalar, sanayi ve termik santraller için) planlı bir şekilde ve çok seri yapılması gerekir. Aksi halde hem ihtiyaç olan bir enerjinin kullanılmamasın-dan doğacak sorunlar oluşabilir, hem de kullanamadığımız halde (Anlaşmalarda belirli miktarları belirli tarihlerde kullanmayı Türkiye taahhüt ettiği için) gaz bedelini ödemek zorunda kalabiliriz. 1999 yılında yabancı bir firma ile % 95i ihraç edilecek bir ürün ile ilgili yatırım gerçekleştirmeye başlayacağız. Teknik yayınlar, seminerler, servis eğitimleri ile ilgili programlarımızı gerçekleştirmek ve tüketiciyi memnun etmek 1999 hedeflerimizin bize göre önemli bölümleridir. 1999 yılının Tesisat Sektörüne ve bu sektöre emeği geçen tüm çalışanlar için başarılı geçmesini diliyorum.

Isısan İsıtma ve Klima Sanayi A.Ş. Rüknettin Küçükçalı

Piyasaların genel kanaati, 1998in özellikle son 3 ayında ekonomik durgunluğa girildiği şeklindedir. Değişik çevrelerce yayımlanan gösterge niteliğindeki birçok rakamda gerçekten böyle bir durgunluğu en azından tandans olarak teyid etmektedir. Ancak, pompa ve modern tesisat ekipmanları branşımızda yılın ilk 7-8 ayı oldukça faal ve verimli geçmiştir. Dolayısıyla, branşımız firmalarının, yılbaşında öngördükleri ciro, kâr, büyüme gibi hedeflerine genel olarak ulaştıkları kanaatindeyim.

Wilo Pompa Sistemleri A.Ş.'de yılbaşı hedeflerini yıl içinde iki kez, yukarı doğru re-vize etmiş olmasına rağmen, ciro, kâr ve pazar payı artışı hedeflerinin tamamını gerçekleştirebilmiştir. Memleketimiz, artık modern tesisat ekipmanlarını proj lendirebilen, uygulayabilen ve kullanabı len bir ülke konumundadır. Yakın bir geçmişe kadar, frekans konver-törlü pompa ve hidroforların, kuru rotorlu inline tipi sirkülasyon pompalarının, kapalı genleşme depolarının, kelebek vanaların, balanslama vanalarının, dalgıç tip pis su pompalarının, ve bunlara ait kontrol panoları, otomasyon cihazları ve montaj ekipmanları gibi teknolojik ürünlerin tanınma, temin edilebilme, uygulanabilme ve kullanılabilme yaygınlığı doğrusu fazla değildi.

Wilo camiası olarak, 1998 yılında bu ürünlerin satış miktarlarında ürün grupları bazında değişik olmak üzere, bir önceki yıla nazaran % 10 ile % 40 arasında artışlar gerçekleştirebildik. Kullanım konforunun yanı sıra, uzun ömür, işletme giderlerinin düşüklüğü ve genel marka imajı Wilo ürünlerinin satışlarının 1998 yılında da artmasının ana nedenleri olmuştur

İşletme giderleri, genel olarak, ürünün elektrik sarfiyatı ve servis gereksiniminden bağımlı olmaktadır, işletme giderlerinin önemi artık anlaşılmış durumdadır. Geçmişte daha ziyade ürünün fiyatı üzerinde durulurken, artık işletme giderlerinin de birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Marka imajı, ürünün kendisine ve ürünü satan organizasyona duyulan güvenin bir bileşkesi olarak ortaya çıkmaktadır. Yani ürün kalitesinin yanı sıra, satış öncesi ve satış sonrasında verilen hizmetin müşterileri memnun edebilme seviyesi, marka imajının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.

Özellikle son ayranıda daralan pazar nite-ğiyle, daha da zorlaşan rekabet ortamı-a sahne olan 1998 yılında, Wilo ürünlerinin satışının artması, zannediyorum bu gerçeklerle açıklanabilir. Ne yaparsan yap, satılır. Ne ithal üretirsen üret, satılır. Nasıl satarsan sat, satılır devri herhalde artık bitiyor. Modern teknolojinin avantajlarını içeren ürünleri, yüksek kaliteli satış ve servis hizmetleriyle birlikte sunabilen kuruluşlar, daralan pazar şartlarında da daha şanslı oluyorlar.

1999 Nasıl Bir Yıl Olacak?

Otomotiv, tekstil ve turizm sektörlerimizin yanı sıra müteahhitlik hizmetleri de, Türk firmalarının uluslararası sürekli başarılar elde ettikleri döviz kazandırıcı lokomotif sektörlerinden biri olmuştur. Ancak bu 4 sektörde, ekonomik durgunluk veya krizlerden öncelikle etkilenen, hassas dengeler üzerinde duran sektörlerdir.

Uzakdoğu krizinin etkisinin ulaşmaya aşlaması, Rusya'nın kendi krizi, Türki-. e'nin Rusya ve benzeri ülkelerle gerçekleştirdiği özellikle gayriresmi satışlarının, çabuk para kazanma hırsıyla yapılan birçok basit hatalar neticesinde azalmaya başlaması, yabancı firmaların yatırım önceliklerini yeni özgürleşen başka ülkelere kaydırmaları, kara para trafiğinin azalması, yeni vergi uygulamaları, siyasi iç durumun belirsizliği, siyasi dış ilişkilerin gerginliği, içte terörizm ve dışta komşu ülkelerin yönetimlerinin yeterince güvenilir olmamasından kaynaklanan ülke savunma giderlerinin önemli artış potansiyeli taşıması gibi bir dizi nedenle, I999 yılı zor dönemlere gebe olabilir. Ancak Türkiye'nin artık gerçekten dünya çapında güçlü ve dinamik bir ülke olduğunu unutmamak gerekir. Zor ortamı fırsat bilerek, kötü niyetle sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden kişi ve kuruluşlar vardır. Alt yapısı ve sermaye donanımı yeterli olmadığı için zor ortamdan hemen etkilenerek problem olabilecek kişi ve kuruluşlar vardır.

Yönetim bilgisizliği veya genel çalışma verimsizliği dolayısıyla, zor ortamdan öncelikle etkilenerek problem olabilecek kişi ve kuruluşlarda vardır. İşte, branşımızda çalışan projeci, uygulayıcı ve kullanıcı niteliğindeki kişi ve kuru-luşlaf 1999 yılında işbirliği yapacakları firmaları yukarıdaki kriterlere göre değerlendirerek daha dikkatli ve seçici davranacaklardır.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, 1999 yılı belki de kötülerin azalacağı, iyilerin değer kazanacağı bir dönem olabilir. Wilo Pompa Sistemleri AŞ. olarak, 1999 yılında da büyümeye devam etmeyi hedefliyoruz. Müşterilerimizce daha çok tercih edilebilmemiz için ürün ve hizmet kalitemizi daha da yükseltmek fiyatlarımızın artışlarını, genel artış ortalamalarının altında tutarak daha da cazip hale gelmek istiyoruz.

Bunları yapabilmek kolay değildir. Tüm satış ve servis organizasyonunun genel çalışma verimliliğinin yükseltilmesi ana hedeflerimizden biridir. Zannediyorum, çalışma verimliliğinin yükseltilmesi, I999 yılında tüm firmalarımızın ve tüm ülkenin ana uğraşlarından biri olmalıdır.

Türkiye'nin her bölgesinin istanbul kadar önemli olduğuna inanmalıyız. Sütun kaymağı, istanbul, Ankara, izmir gibi şehirlerdedir diye, ülkenin diğer bölgelerini ihmal etmek yanlış olur. Genel potansiyel oluşturabilmek için seminer, sempozyum, fuar ve benzeri eğitim amaçlı faaliyetlerin diğer bölgelerde de gerçekleşit-rilmesinde katkıda bulunmalıyız. Bu bir geliştirme sürecidir ve ticari anlamda geri dönüşü tatmin edici seviyede hemen gerçekleşmeyebilir.

1999 ve sonraki dönem, Wilo'nun Türkiye genelinde yaygın kullanılabilir bir hale getiririlebilmesi için, yoğun uğraş sarfedi-lecek bir zaman dilimi olacaktır. Özellikle 1999 yılının bu uğraşlar için çok uygun bir dönem olacağını zannediyorum. Ürünün ve hizmetin kalitesini uygun koşullarla ve çok derin ticari hırslar taşımadan, Türkiye'nin her bölgesinde insanlarımıza sunabilmeyi amaçlıyoruz. Verimliliğimizi artırabildiğimiz ve bu düşüncelerimizi gerçekleştirebileceğimiz ölçüde, zor bir yıl olarak öngörülen I999'un memnuniyetle hatırlanacak, iyi ve başarılı bir yıl olacağını zannediyorum. Türkiye güçlü, potansiyelli ve büyük ülkedir. I999 yılının sektörümüze ve tüm ülkemize hayırlı olmasını ve başarılı geçmesini diliyorum.

Wilo Pompa Sistemleri A.Ş. M. Bülent Vural



Etiketler


Video İçerik

Performansa Dayalı Deprem Tasarımı Yaklaşımı

Sempozyum